MENÜ
İzmir 17°
Son Kale İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ders bir..
Tarık Hatipoğlu
YAZARLAR
30 Nisan 2019 Salı

Ders bir..

Bir yerel seçim geçirdik. Cılız demokrasimiz bunu kaldıramadı. Yıllar önce Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP)47 ilde yerel seçimleri kazanmıştı.  12 Eylül askeri darbesi sonrası, 12 Eylül darbesinin yapılış gerekçesi olan 24 Ocak ekonomik kararlarının mimarı, darbe döneminin ekonomi ile ilgili başbakan yardımcısı, Dünya Bankası’nda yetişmiş, IMF’nin ve Dünya Bankası’nın yani ABD’nin başı çektiği kapitalist bloğun temsilcisi  Özal’ın partisi Anavatan Partisi seçimlerden mağlup çıkmıştı.
Ekonomik olarak çok güçsüzleşen işçi, memur, emekçi kesimler artık yeter demişlerdi. Ancak Sosyal Demokrat Hakçı Parti kentli kilelerin kendisine verdiği şansı çok iyi kullanamamıştı. Üstelik Parti Özal’ın partisinin genel seçimleri de kaybetmesiyle iktidar ortağı olmuştu.
İktidardaki Doğru Yol-Sol hükümeti kentli emekçi kesimler aleyhine bir bir ardı ardına kararlar alınca, bunun faturası bir sonra ki yerel seçimlerde Sosyal Demokrat Halkçı Parti’ye kesildi. Bu kesilen hesapta meclise girmeleri men edilen, ana dil ve özerklik talebi olan Kürt solunun partisinin de SHP sıralarından meclise girmesinde, devletin karar mercilerince aleyhte kullanılmasının da payı büyüktü.
Gelelim bugüne…
Ancak bu yerel seçimlerde yenilmez denilen iktidarın kaleleri bir bir düştü. Kentli, odağını işçi ve memur ile orta sınıfın oluşturduğu seçmenin tercihi, onca iktidar olanağı ve ona bağlı basın ile devlet tercihinin de desteğine karşın seçimleri büyükşehirlerde muhalefet partisinin, özellikle de CHP’nin kazanmasına yol açtı.
Yirmi yıla yakın iktidarda olan sermayenin çıkarlarının yön verdiği devletin, varoluşunu bağladığı sağ, hatta İslami tercih, seçimlerle ilk kez sarsıldı ve seçimler; dipten gelen dalganın ülkede demokrasi ve refah istediğini gösterdi. Bu dalga da, bir miktar da Kürt demokrat ve sol hareketi partinin de tabanını  açık olmasa da, olmadığı da iyi oldu,  yönlendirmesinin payı vardı.  Neden biraz derseniz, biraz da iktidara İslamcı oyları kaçtı.
24 TV Kanalının yetkilisi olan bir gazeteci  bana sormuştu, Erdoğan’ın en güçlü yıllarında. “İktidar nasıl gider?” diye. Ona “Ekonomi ile gider” demiştim. İktidarı sallayan “soğan ve patates”de simgeleşen ekonomi oldu. 
Yirmi yıldır rant ekonomisi ile semirmiş devletin refleksi harekete geçti. Üstelik iktidar başının da  sonuçları kabullenme isteğine karşın. İstanbul ve Ankara seçimlerine itiraz geldi. Ankara kolay eğildi, üstelik kazanan aday her ne kadar CHP sırasından gözükse de militan sağdandı. İslami ve milliyetçi referanslıydı. Zaten ilk ataması olan Fen İşleri Daire Başkanı da  Çevre Bakanlığı’nda yüksek bürokrat Genel Müdür Yardımcısı, AKP aday adayı unvanlarına sahip, üstelik anlatılana göre oldukça bilgisiz ve yeteneksiz bürokrat.
İstanbul iktidarın rantçı tabanı için vazgeçilmez. İtiraz edildi ve sonucu bekliyoruz bilmem kaçıncı sayıma karşın. Bununla da yetinmedi devletin rantçıları. Ankara ilçesi Çubuk’da bir köyde hem de tümüyle tertip, binlerce kişi CHP Genel Başkanı’na saldırdılar. Yumrukla vuran eski bir hırsız. Saldırı hani, “Mustafa Kemal olsaydı iktidarda, ne yapardı?” dedirten cinsten. Herhalde Kubilay’ın şehit olmasıyla sonuçlanan Menemen olayından sonra yaptığını yapardı. Derviş Mehmet ve çetesini astırdığı gibi astırmasa da hayat boyu deliğe tıkardı.
Bu derse, birlikten güç çıkar. En anti demokratik yönetimler dahi, emekçilerin güç birliği ile yenilirler. Bu derse, daha da bozulacak olan ekonominin getireceği seçim öncesi ve sonrası baskıya karşı emekçilerin gereksinimi var.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Son Kale İzmir