MENÜ
İzmir 17°
Son Kale İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Adnan Süvari ve Göztepe gerçeği...
Sinan Genç
YAZARLAR
7 Nisan 2021 Çarşamba

Adnan Süvari ve Göztepe gerçeği...

Adnan Süvari... Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük antrenörlerinden birisiydi...
Gerçekçi olmak gerekirse bana göre en iyisiydi… Abartmıyorum.
Tabii ki Türk futbolunda birçok değerli teknik adam var ve var olmuştu ama onu diğerlerinden ayrıştıran o kadar çok özellik var ki…
Mesela: Yepyeni bir kadro kuracaksın hepsi genç ve yerli olacak kısa süre içerisinde o takıma öyle bir sistemle kurgulayacaksın ki o bir birlerini yeni tanıyan oyuncular aynı bedende can gibi bir olup bir takım ruhuyla hem Avrupa’da hem de Türkiye’de destanlar yazacak.
Ve o takım ile onların oluşturduğu çocuklar efsane adıyla anılarak Türkiye’nin her köşesinde isimlerini ezberletecek… Ve ve ve o kurduğun yeni sistem günümüz futbolunun DNA’sını oluşturacak… Evelemeye gevelemeye gerek yok, rakamlar ortada, istatistikler belli, başarılar tarih sayfalarında…
Göztepe’ye üç kez Türkiye Kupası, iki kez Cumhurbaşkanlığı Kupası ve bir kez de Federasyon Kupası finali oynattı. Aralıksız 12 yıl Göztepe'nin başında görev yapan Adnan Süvari, Göztepe'ye iki Türkiye kupası kazandırdı.


Anadolu'ya ilk Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı getiren takımın teknik direktörlüğünü yaptı. Bir kez de Federasyon Kupası şampiyonluğu yaşattı. Avrupa’da bir kez de çeyrek final oynattığı Fuar Şehirleri (Şimdiki adıyla UEFA) Kupası'nda Göztepe'yi yarı finale çıkarttı.
Bu Türk futbolu adına bir ilkti ve bu başarıyı ancak yıllar sonra UEFA şampiyonu olan Galatasaray gerçekleştirebildi… Bir kez de Göztepe’de Kupa Galipleri Kupası'nda çeyrek final oynattı.
Türkiye liglerinde şampiyonluğu kaçıran kadroyu kurdu, üç büyüklerin korkulu rüyası oldu. Kimilerin deyimi ile küme düşme tehlikesi yaşayan diğer İzmir takımlarına son maçlarda puanlar kaybetmese onu da başaracaktı…
Göztepe’deki müthiş başarıları sonrasında A Milli Takım’da teknik direktörlüğe getirildi… Milli Takım'ın başındaki Adnan Süvari ise 1960'lı yıllarda 2000 yılının futbolunu oynattı. Milliler o dönemde büyük başarılara imza attı. Ay-Yıldızlı kadromuz o dönemin süper ekibi ve 21 yıldır yenilmeyen Rusya'yı Rusya'da yendi.
Tüm bunları 15 yıllık süre içerisinde yaparken dünya futboluna günümüzde oynanan modern futbolun ilhamını ve şifrelerini verdi… Futbolcularının sadece antrenörlüğünü değil, onların öğretmenliğini de yaptı. Gün geldi lisan dersi verdi, gün geldi adabı muaşeret kurallarını öğretti. Tam 6 dil biliyordu. 
Bunlar  Adnan Süvari destanının kısa bir özeti… Oysa başarı detaylarda gizliydi… Adnan Süvari 1926 yılında Aydın'da dünyaya geldi. Ailesi ondaki cevheri görmüştü. Çok iyi bir eğitim aldı… İlkokulu İtalyan Mektebi'nde, ortaokulu Saint Josef Lisesi'nde, liseyi Avusturya Lisesi'nde okudu. Ardından Ticaret Fakültesi'ni bitirdi. Süvari, gençlik yıllarında çok iyi basketbol oynardı. Daha sonra futbola merak sardı. O dönemin iyi takımlarından Pamuk Mensucat'ta hem futbol oynadı, hem de antrenörlük yaptı. Onun görev yaptığı takım 1955’te İzmir şampiyonu oldu…
akımın santforu ise Türk futbolunun unutulmaz kralı Metin Oktaydı. Tekstil mühendisliği eğitimi almak için İngiltere'ye gitti.  Adnan Süvari, şimdi Karşıyaka Onur Kurulu Başkanı olan Selçuk Yaşar ile okul, Selman Yaşar ile sınıf arkadaşıydı.


Selman Yaşar, İngiltere'de futbol eğitimi alan Adnan Süvari'ye ricada bulunarak "Gel bizim Karşıyaka'yı çalıştır" dedi. Selman Yaşar'ı çok seven Süvari, arkadaşının ricasını kıramadı.
Süvari, işine karışılmasını hiç sevmezdi. KSK'li bazı yöneticiler ona müdahale edince görevi bıraktı. Ancak onun döneminde Karşıyaka’da yıldızı parlayan ve sonra Fenerbahçe’ye giden Ogün Altıparmak da Türk futbolunun unutulmazları arasında yer aldı.
eyse Karşıyaka’dan ayrılan Adnan daha sonra ağabeyi Sebahattin Süvari Göztepe'ye başkan olunca 1961 yılında Göztepe'de teknik direktör olarak göreve başladı.
Efsane takımın ilk yıllarında Göztepe 1961 ve 1962 yıllarında iki defa küme düşme tehlikesi yaşadı. Sarı-kırmızılılar 1962 yılında son oynadıkları 15 lig maçının 12'sini kazanıp, 3'ünde de berabere kalarak ligde kalmayı başardı.

Artık büyük Göztepe, doğuyordu. Adnan Süvari'yle başarının sırrı istikrardı. İşte o istikrarı görev yaptığı sürede sağladı ve tarihe büyük başarılarla geçti. Göztepe'de teknik direktörlük yaptığı dönemde ayrıca Milli Takım teknik direktörlüğü görevini de sürdürdü.

Süvari'li Göztepe, 1970-71 sezonunda 5 puan farkla (37 puan) lig üçüncüsü, 1964-65'te 16 puan farkla (31 puan) lig dördüncüsü, 65-66 sezonunda yine 16 puan farkla (32 puan) lig beşinciliğini elde etti.
Anadolu'ya ilk Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı götüren Anadolu takımı olan Göztepe, ayrıca Avrupa Kupaları'nda yarı finale çıkan ilk takım olma özelliğini de onun döneminde kazandı.
Göztepe yarı finale 64 takım arasından 5 tur üzerinden çıktı. Daha sonra yarı finalist olan Galatasaray, 32 takım arasından 4 tur ile yarı finale çıkmıştı. Türkiye Kupası'nda üç defa final oynayan, bunların ikisini kazanan, diğerini ise yazı tura ile kaybeden Göztepe'nin teknik patronu hiçbir zaman unutulmadı.
O hem iyi bir öğretmen, iyi bir antrenör ve hem de dosttu. Gittiği her ülkenin dilini konuştuğu için ona arkadaşları ona sinyor lakabı takmıştı...

Adnan Süvari müthiş bir insandı… 60’lı yıllarda sürekli hücumu düşünen, kendine güvenen, ilk yumruğu atan bir Göztepe yarattı. O yumruğun sesi sadece İstanbul’dan değil, tüm Avrupa’dan duyuldu. Onun o dönemde ortaya koyduğu futbol sistemi yıllar sonra dünya futbolunun neredeyse klavuzu oldu. 


DEĞERİ DAHA ÇOK ANLAŞILIYOR

Rinus Michels’in 1999 yılında FIFA tarafından “yüzyılın teknik direktörü” seçilmesini sağlayan taktik 4-3-3 altyapısının üzerine inşa edilmişti. Michels, 1965 yılında göreve gelip 1971 yılında Ajax’a Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazandırmıştı. Bu anlayış dünya devlerinin vazgeçilmez imha planı olmuştu.
Ama bu felsefenin bir benzerini Rinus Michels’ten önce, 1960-71 yılları arasında Göztepe’de tam 11 yıl boyunca ortaya koyan; Avrupa Fuar Şehirleri Kupası’nda yarı final, Kupa Galipleri Kupası’nda çeyrek final oynayan modern bir Göztepe takımı yaratan, A milli takımla dünya dördüncüsü Sovyetler Birliği’ni deplasmanda deviren bir isim daha vardı Adnan Süvari… 

Müthiş Türk...

Günlerden bir gün Göztepe Marsilya maçı için yola çıkar. Uçaktan indikten sonra yüzlerce gazeteci hava alanında Göztepe'yi karşılar. Futbolcular çok heyecanlanır. Adnan Süvari, gazetecilerin ısrarı üzerine toplantı salonuna geçer. Bir gazeteci ingilizce soru sorar, ona cevap verir. Ardından başka bir gazeteci Almanca sorar o gazeteciye de Almanca yanıt verir. Bir diğeri ise Fransızca soru sormak ister, Fransızca karşılık alınca gazeteciler birbirlerine bakarlar. Bir başka gazeteci bu defa İtalyanca soru sorar, Süvari ona da İtalyanca cevap verir. Süvari, Rusça ve İspanyolca da bilirdi. Ertesi gün çıkan gazetelerde ise hemen hemen her gazetinin başlığı aynıdır: "Müthiş Türk" 

ALIPARMAK: O FUTBOLUN ŞİFRESİNİ YILAR ÖNCE ÇÖZMÜŞTÜ

Karşıyaka’da yetişen Fenerbahçe’de efsaneleşen Ogün Altıparmak, Süvari’nin yönetimindeki Karşıyaka’da ilk sezonda tam 23 gol atmıştı. İkinci sezon Süvari ona Pele’nin deplaselerini anlatmış, sol ve sağ açıklara kat etmesini öğütlemişti. Adnan Süvari bir Altay maçında taraftarlarca yuhalandıktan sonra ekim ayında görevden ayrılmıştı ama takım hücum varyasyonlarını onun öğrettiği gibi uygulamaya devam etmişti. Bu taktikle Ogün Altıparmak bir önceki sezonki gol performansını tekrarlayamasa da takım oyunu için daha faydalı bir futbolcuydu artık. O sezon sağ ve sol kanat oyuncuları 15’er gol atmışlardı. “Süvari’nin benim üzerimde çok emeği var” diye anlatıyor Altıparmak.
“Şut duvarını hayatımda ilk kez Adnan Süvari’nin antrenmanlarında gördüm, pozisyon almayı onunla öğrendim. Kısa bir süre beraber olmamıza rağmen gelişimimde büyük rol oynadı. O taaa o zamandan günümüz futbolunun şifreleri çözmüştü…”

CEYHAN YAZAR’IN GÖZÜYLE ADNAN SÜVARİ

Bu öğreti, Karşıyakalı Ogün Altıparmak’ın anlattıklarıyla benzerlik gösteriyordu. O dönem Süvari’nin aklında hep hücum varyasyonları vardı. Göztepe’deki ilk yıllarında 1958’in Brezilya'sına benzer bir takım hayal ediyordu. Elindeki oyuncular belki birer Didi, Pele, Garrincha değildi ama hepsi gençti ve öğrenmeye isteklilerdi.

“1962 yılında artık 4-3-3 sistemini net olarak uygulamaya başlamıştı” diye anlatıyor Göztepe’nin unutulmaz yıldızı Ceyhan Yazar. “Elinde Fevzi Zemzem gibi güçlü bir forvet vardı. Taktiği de ona göre şekillendirmişti.” Fevzi Zemzem, Süvari’nin deplase beklentilerini karşılıyor, bire birde adam eksiltiyor, üstüne üstlük güçlü fiziğiyle yan toplarda etkili oluyordu. Ama arkasında onu besleyecek, pozisyona sokacak organizasyonu oluşturan oyunculara da ihtiyacı vardı.
Geri dörtlünün solunda oynayan Çağlayan, orta üçlünün ortasında oynayan Gürsel ve yine orta üçlünün solunda oynayan Nevzat, tam da Fevzi’nin ihtiyacı olan üçlüydü. “Tıpkı ‘üç silahşörler’ gibi birinin başladığı hareketi diğer ikisi aynı anda algılar ve başlatılan pozisyona yardıma giderek hücum organizasyonunun başarıyla tamamlanmasına katkıda bulunurlardı” diyor Ceyhan Yazar.
Kaleci Ali Artuner, topu eliyle oyuna sokar, orta sahanın ortasındaki Gürsel’e yollardı. O sırada Fevzi sol kanada veya sağ kanada deplase olur ve topu alırdı. Tek pasla tekrar Gürsel’e gönderirdi. Defans dörtlüsünün solundaki Çağlayan da hücuma gelir, Nevzat ve Gürsel’le hazırlık pasları yaparlardı. Orta sahanın sağındaki Ertan ve hücumdaki Nihat, Fevzi ve Halil pozisyon kollardı. Bazen Çağlayan’ın rolünü defansın sağındaki K. Mehmet alırdı. Defansın ortasındaki Hüseyin ve B. Mehmet de duran toplarda sık sık ileri çıkardı. Çünkü Adnan Süvari için takımın tüm oyuncuları potansiyel golcüydü.
Orta sahanın ortasında görev yapan Gürsel ve Nihat’ın bile pek çok golü vardı.

“Kondisyon kolektif oyunun şartıdır. Her futbolcunun sahada tabanını basmadığı yer kalmamalıdır. Yer mefhumu ortadan kalkmıştır” diyordu bir demecinde Süvari. 4-3-3 dizilişi onun için gerçekte yalnızca kağıt üstündeydi. Futbolcuların hepsi, her an her yerde olabilmeliydi. İşte Süvari’nin total futbolunun kanunları bunlardı.

"ONU TEKNİK DİREKTÖR OLUNCA ÇOK DAHA İYİ ANLADIM, GÖZÜMDE BİR DEV OLDU"

Efsane Göztepe’nin santrforu Fevzi Zemzem “Futbolu bırakıp antrenör olduktan sonra onun ne kadar büyük bir teknik direktör olduğunu daha iyi gördüm” diyor ve ekliyor: “O yıllarda bize öğrettiklerini aradan 15 yıl geçtikten sonra antrenörlük kurslarında ‘modern futbol’ diye öğrettiler. Ben gittiğim her takımda bize futbolculuk döneminde yaptırdıklarını uygulatıp ve büyük başarılara imza attım…”

(Devam edecek... Yarın: Avrupa Kupaları maceraları)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Son Kale İzmir