MENÜ
İzmir
Son Kale İzmir
Böylesi görülmedi... Camdan çıkıp eliyle gaza bastı!
Güvenlik
4 Nisan 2020 Cumartesi 20:37

Böylesi görülmedi... Camdan çıkıp eliyle gaza bastı!

İzmir'in Karabağlar ilçesinde kazalı taksiyi tamire götüren sürücü, aracın gazını ön camdan çıkarak verdi, görenler şaşkına döndü. Tehlikeli yolculuk ise başka bir sürücü tarafından anbean görüntülendi. 
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Karabağlar ilçesi, Yeşillik Caddesi üzerine kayda geçen bir görüntü görenleri hayrete düşürdü. Yüzünde maskesi bulunan ve kimliği öğrenilemeyen sürücü, kazalı taksiyi iddiaya göre tamir ettirmek için yola çıktı. Söz konusu sürücü, aracın ön camından çıkarak gaz ayarını eliyle yaptı. Bu tehlikeli anlar ise başka bir sürücü tarafından saniye saniye görüntülendi. 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sağlıkta şiddetin görüntüleri ortaya çıktı
Güncel
4 Nisan 2020 Cumartesi 17:28

Sağlıkta şiddetin görüntüleri ortaya çıktı

Bayraklı 5 Nolu Aile Sağlığı Merkezi'nde D.Y. adlı kadının kapıları zorlayıp bağırdığı, içeri girerek hemşireye saldırdığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. 
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-İzmir'in Bayraklı ilçesinde D.Y isimli bir şahıs daha önce darp ettiği bir hekim nedeniyle yargılandığı davada kendisine karşı şahitlik eden bir hemşireye de saldırıda bulunmuştu.  D.Y tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, birçok kesimden büyük tepkiler oluştu. Yaşanan olayın güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde D.Y isimli şahsın merkezin kapılarını uzun süre zorladığı ve camları kırdığı, daha sonra da içeriye girerek hemşireye saldırdığı anlar izlendi. 

  Haberin Videosu

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Fabrikada korona nedeniyle iş bıraktılar.. CHP'li Kılıç'tan saldırı tepkisi!
Güncel
4 Nisan 2020 Cumartesi 17:06

Fabrikada korona nedeniyle iş bıraktılar.. CHP'li Kılıç'tan saldırı tepkisi!

İzmir'in Çiğli ilçesinde 2 bin 300 çalışanı bulunan Akar Tekstil'deki 2 kişinin koronavirüs testinin pozitif çıkmasının ardından işçiler iş bırakma eylemi yaptı. Bunun üzerine işçilere sopalarla saldırıldığı iddiaları ortaya atılırken, CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, "İşveren işten atmakla tehdit ediyor. Hem de saldırı var. İki çalışanı Korona testi pozitif çıkan fabrikada işçilere zulme göz yumamayız, tek derdi evine ekmek götürmek olan işçiyi sermayeye boğdurmayız” açıklamasını yaptı
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

CHP İzmir Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Av. Sevda Erdan Kılıç, iki işçisine toronavirüs tanısı konulan İzmir’deki Akar Tekstil’de sağlıklı bir çalışma ortamı olmadığı gerekçesiyle iş durduran işçilere sopalarla saldırıldığını belirterek yaşananlara tepki gösterdi.

İşçilerin kendisini arayarak durumu ilettiğini belirten Av. Kılıç, “Öğrendiğimize göre, fabrikada çalışan Fatma Güleş ve Betül Kurtarmış isimli iki işçinin koronavirüs testi pozitif çıkıyor. Güleş ve Kurtarmış, şu anda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi görüyorlar. Bu iki işçinin dışında 20 işçi daha gözlem altına alındı.” dedi.

Av. Sevda Erdan Kılıç, toplam 2 bin 300 işçinin çalıştığı fabrikada işçilerin sağlığının tehlikede olduğunu belirtti. İzmir Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Akar Tekstil fabrikasında çalışan işçilerin, iki işçiye KOVID-19 olarak bilinen koronavirüs teşhisi konması nedeniyle sağlıklarının tehlikede olduğunu belirterek, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın 13. maddesine dayanarak işten kaçınma haklarını kullanarak üretimi durdurduklarını kaydeden Av. Kılıç, “Bunun üzerine eli sopalı bir grup işçilere saldırdı, işveren de işçileri işten atmakla tehdit etti.” dedi.

CHP’li Av. Kılıç, işveren Hayrettin Akar’ın işçilere, “işyerinde vaka olmadığını ileri sürüp Sağlık Bakanlığının işyerinde alınan önlemleri onayladığını ve çalışılabilir dediğini söyleyerek işbaşı yapmalarını” istediğini; hatta “Bu ayın 20’sine kadar siparişlerimiz var, ayın 10’unda maaşlarınızı ödeyebilmem için çalışmanız gerekiyor” diyerek çalışmaya zorladığını bildirdi.

Fabrikada örgütlü olan DERİTEKS İzmir Şube yöneticilerinin de fabrika önüne gelerek bilgi almak istediğini, ancak işveren tarafından onların da engellendiğini ifade eden Av. Kılıç, işten kaçınma hakkını kullanmak isteyen işçilerin pazartesi günü SGK'ya dilekçe vereceklerini bildirdi.

CHP İzmir Milletvekili Av. Kılıç, işçilerin, “fabrikada alının önlemlerin yetersiz olduğunu, (maskeyi sabah veriyorlar, tüm gün aynı maske ile çalışıyoruz) dediklerini, dezenfektanların yetersiz olduğunu, tuvaletlerin doğru düzgün temizlenmediğini, çalışma mesafelerinin yakın olduğunu” söylediklerini ifade etti.

İşçilerin, “kronik hasta ve hamile olan bazı arkadaşlarının izine gönderildiğini ancak belli bir kontenjan olduğu için diğer hasta ve hamile işçilerin hala çalışmak zorunda bırakıldığını” söylediklerini de aktaran Av. Sevda Erdan Kılıç, “Bu yapılan uygulama, kronik rahatsızlığı ve hamile olan işçiler başta olmak üzere bütün işçileri ölüme terketmek demektir.” ifadesini kullandı.

CHP’li Av. Kılıç, işverenin kendisinin devlete, “burası risk taşıyor bu koşulda işçileri çalıştıramam” demesi gerekirken işçileri çalıştırmaya zorlamasını ve İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin, vaka olmasına rağmen “Önlemler yeterli, çalışmaya devam edilebilir.” demesini anlayamadıklarını kaydetti.

CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, şunları kaydetti:

“Devletin deprem, sel, salgın hastalık gibi felaketlere ne maddi ne de kriz yönetimi anlamında hazır olmadığını bu süreçte görmüş bulunuyoruz. Devlet önlem almadığı sürece, bu gibi durumlarla çokça karşı karşıya kalabiliriz. (Minimum maliyet maksimum kar) amacıyla yola çıkan sermaye, devletin bıraktığı boşluğu kendi imkanlarıyla doldurmaya çalışacaktır. Bu da bu gibi salgın anlarında, emekçiyle sermaye sahibini karşı karşıya getirerek, Akar Tekstil’de olduğu gibi işten çıkarma tehditleri ve kaba kuvvete varan sonuçlar doğuracaktır. İki çalışanı Korona testi pozitif çıkan fabrikada işçilere zulme göz yumamayız, tek derdi evine ekmek götürmek olan işçiyi sermayeye boğdurmayız.”

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

CHP'li Yücel'den Soyer ve DEÜ cevabı... ''AKP'ye rağmen dayanışma''
Politika
4 Nisan 2020 Cumartesi 16:28

CHP'li Yücel'den Soyer ve DEÜ cevabı... ''AKP'ye rağmen dayanışma''

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi çalışanlarının konaklama ihtiyacı için yurt kiralamak isteyen ancak rektörlükten olumsuz yanıt alan ve buna tepki gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'e yönelik AK Parti cephesinden gelen eleştirilere yanıt verdi. Yücel, "Devletin Malı Deniz diyerek devletin tüm malını eşe, dosta, damada ve yandaşa satanlar, bize söz söylemeden önce 10 kere düşünsün. AKP'ye rağmen dayanışmaya devam edeceğiz" dedi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Dokuz Eylül Hastanesi polemiği ve hükümetin CHP'li belediyelerin bağış kampanyalarını engelleyen genelgesini eleştirdiği için AK Parti'nin hedefi olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'e sahip çıktı. AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli'nin tepkisine yanıt veren YÜcel, "Devletin malı deniz diyerek devletin tüm malını eşe, dosta, damada ve yandaşa satanlar, bize söz söylemeden önce 10 kere düşünsün” dedi.

Yücel açıklamasına şöyle devam etti: "AKP İzmir il başkanı ve İzmir milletvekillerinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer ve onun üzerinden partimize bir saldırısı var. Aslında Sayın Soyer’in de, bizim de gündemimiz de İzmir halkının salgından daha az etkilenmesi ve AKP’ye rağmen dayanışmayla ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının giderilmesinden başka bir şey yok. Böylesine dayanışma içinde olunması gereken günlerde, siyaseten polemiklerin içine girmek, ne Sayın Soyer’in ne de bizlerin tarzı değil. Ama AKP’li yöneticilerin İzmir Büyükşehir Belediyemize gayrımenkul sattığı iddiasıyla yüklenmelerini tam bir aymazlık olarak gördüğümü belirtmek isterim. İnsan önce bir aynaya bakar. Memleketin fabrikalarını 1 yıllık karlarına satan, Askeri sırlarımızla birlikte Tank-Palet fabrikasını Katar’a elleriyle teslim eden, Ensar, Türgev  ve birçok cemaat ve yandaş vakıflara milletin malını, vergilerle toplanan parasını, en değerli arazilerini ve tesislerini adeta peşkeş çeken, 15 Temmuz Şehitleri ve  yaşanan depremler için toplanan bağışların nerede olduğunun hesabını veremeyen bir anlayış, lütfen bizlere söz söylerken 10 kere düşünsün. Biz AKP’nin “Devletin malı deniz” diyerek, eşe, dosta, damada ve yandaşa verdiği, ülkenin soyup soğana çevrildiği bir süreci yaşarken,   AKP’nin engellemelerine rağmen İzmir halkı için geceli gündüzlü çalışan bir büyükşehir belediye başkanına iftira atılması,  ancak gürültü çıkararak kendi suçlarını bastırmak ve eksikliklerini kapatmak olur. Bu tür çıkışların, millet nezdinde bir karşılığı olduğu doğrudur. Ama bu karşılık 31 Mart’ta da görüldüğü gibi, hep AKP’nin aleyhine işlemiştir. Halkımız kimin gürültü çıkararak suçunu örtbas etmeye çalıştığını çok iyi görmektedir. Her şeye rağmen partimizin ve Sayın Tunç Soyer’in tek gündemi, halkımızın sağlığı ve ihtiyaçlarıdır. Bu dönemde siyaseten rant sağlama girişimlerini milletimiz unutmaz ve gerekli dersi de sandık koyulduğunda verir. Her ne kadar açıklamaya muhtaç olmasa da, Sayın Soyer’in hesabı sorulur dediği şey de tam anlamıyla budur. Zamanı gelince bu engellemelerin, salgınla mücadeleyi bırakıp CHP’nin yardım çalışmalarını engellemenin hesabını, halk size sandıkta sorar."

SOYER’E TEŞEKKÜR EDECEKLERİNE RANT PEŞİNDELER

İzmir Büyükşehir Belediyesinin Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi çalışanları için kiraladığı yurt ve otelin, rektörlük tarafından istenmeyerek ret edilmesi tartışmalarıyla ilgili de konuşan Yücel “Yaşanan olay tam anlamıyla bir skandaldır. Üniversite rektörü tam bir nezaketsizlik örneği göstermiş ve aklınca siyaseten yaranma derdinde olduklarına kendini beğendirme derdine düşmüş, üniversite hastanesinde salgınla mücadele eden tüm sağlık görevlilerinin sağlığını hiçe saymıştır. Bizlere ulaşan doktorlarımız ve sağlık görevlilerimiz bu otel ve yurda ihtiyaç olduğunu, istedikleri halde kendilerine konaklama yeri sağlanmadığını birçok kez ilettiler. İşte bu ihtiyacın karşılanması için böylesine büyük bir dayanışma örneği gösteren büyükşehir belediye başkanımız adeta doktorlarımızın, sağlık görevlilerinin sağlığını düşündüğü ve bu yönde karşılıksız bir destek verdiği için AKP ve rektörlüğünü unutup AKP’li bir yönetici gibi davranmaya devam eden bir rektör tarafından linç edilmek isteniyor. Bu kafayı, bu kini, bu kutuplaşma arzusunu anlamak mümkün değil. Tüm bunlar AKP’nin ve ona yaranma derdinde olanların, İzmirli duruşuna sahip olmamasının, İzmirliler ile bir bağ kuramamasının sonucu. Bir an için bile rektörün söylediğinin doğru olduğuna inanalım. Diyelim ki, şu an ihtiyaç yok. Böylesine büyük bir dayanışma örneği sergileyen Tunç Soyer’e en azından bir teşekkür ederek, “şu an ihtiyacımız yok ama salgının ilerleyen günlerinde olabilir” demek bu kadar mı zor. Bu yurt ve oteli kullanılıp, rektörlüğün diğer otelindeki yoğunluk azaltılsa, doktorlarımız daha ferah, odaların arasında mesafe olacak şekilde hijyenik bir ortamda konaklasa, daha mı kötü yani? Aslında siyaset yapacağız, rant sağlayacağız, makamlardaki yerimizi sağlama alacağız diyen bu kafadakiler İzmir’e, dayanışmamıza ve sağlık çalışanlarımıza büyük bir kötülük yapıyorlar. Ve tüm bunlara rağmen halen bir yanlışın peşinden koşmaya, konuşmaya devam ediyorlar. Gerçekten çok yazık” dedi.

CHP İzmir İl Başkanı Yücel, “AKP’ye ve temsilcilerine düşen iş; Yapılan eleştirileri dinlemek, ortaya koyulan eksikleri gidermek ve dayanışma için çabalayan herkesle iş birliği yapmaktır. Başka türlüsünün halkımıza ve salgınla ortak mücadelemize en ufak bir katkısı yoktur” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir'de başkanlardan maaş kampanyası!
Yerel Yönetimler
4 Nisan 2020 Cumartesi 10:59

İzmir'de başkanlardan maaş kampanyası!

İzmir'de CHP'li belediye başkanları koronavirüsle mücadelede birer maaşlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere bağışlama kampanyası başlattı. Başkanlar, sosyal medyada birbirlerine meydan okuyarak bağış zincirini genişletirken, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç ve Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz kampanyaya katıldı
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-İzmir'in CHP'li belediye başkanları sosyal medyada birbirlerine meydan okuyarak bağış kampanyası başlattı. Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, "Efes Selçuk Belediyesi’ne ve Efes Selçuk’a az bile. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu halkının itibarını her daim kurtarmıştır. Çünkü CHP, halkının hep yanındadır. Genel Başkanımız  Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi maaşımı Efes Selçuk’a ve Efes Selçuk Belediyesi’ne  bağışlıyorum... Ya Sen Utku Gümrükçü” diyerek Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü'ye seslendi.
Ardından meydan okuma ve bağış zinciri genişledi. Kampanyaya Gümrükçü'nün yanı sora Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ, Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz ve Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay da katıldı. İzmir'deki tüm CHP'li belediye başkanlarının kampanyaya katılarak birer maaşlarını bağışlayacağı belirtiliyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Karabağlar'da sıkı denetim...
Yerel Yönetimler
4 Nisan 2020 Cumartesi 14:52

Karabağlar'da sıkı denetim...

Karabağlar Belediyesi, koronavirüs salgınına karşı yürüttüğü yoğun ve sistemli mücadeleyi, yeni önlemlerle sürdürüyor. Bu kapsamda İçişleri Bakanlığı'nın pazaryerleriyle ilgili yayınladığı son genelgeye dayanılarak, denetimler sıklaştırıldı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Karabağlar Belediyesi ile Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nden bir heyet, zabıta ve güvenlik güçleri eşliğinde Yunus Emre Kapalı Pazaryeri'yle Yeşilyurt Semt Pazarı'nda inceleme yaptı. Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmada, alınan yeni önlemler hem esnafa hem de vatandaşlara anlatıldı. Pazaryerlerine tek bir noktadan giriş yapılıp farklı bir noktadan çıkılabileceği, alışveriş süresinin mümkün olduğunca kısa tutulması gerektiği belirtildi. Ayrıca esnafın maske ve eldiven takıp takmadıkları, tezgah aralarını en az 3 metre bırakıp bırakmadıkları kontrol edildi. Vatandaşların maskesiz pazaryerlerine girmesi engellenirken, açıkta ürün satışına izin verilmedi. Zabıta, bekçi ve polisler, genelgeler uyarınca yaş kısıtlamalarına takılan vatandaşları da evlerine dönmeleri gerektiği yönünde uyardı.

Karabağlar Belediyesi Zabıta ekipleri, tüm pazaryerlerine koronavirüs riskine karşı uyarı afiş ve pankartları astı; esnafa da bunlardan dağıttı. Yaptırımlar Karabağlar'daki 12 pazaryerinde de uygulanıyor ve kuralla uyulup uyulmadığı sürekli denetleniyor. Genelgeler kapsamında tüm pazaryerlerinde satışlar saat 19.00'da sonlandırılıyor. Esnaf, tezgah numaralarının tek ya da çift olmasına göre, haftalık periyotlar halinde satış yapabiliyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Üniversite polemiğine MHP de katıldı...
Politika
4 Nisan 2020 Cumartesi 14:38

Üniversite polemiğine MHP de katıldı... "Önce Karşıyaka'daki çöpleri toplayın"

İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde görevli sağlık çalışanlarının konaklama ihtiyacı üzerinden yaşanan tartışmalara MHP İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı. Karşıyaka Emniyet Müdürlüğü önündeki toplanmayan çöplerin fotoğraflarını paylaşan Şahin, "Dokuz Eylül Üniversitesi kendi çalışanlarının konaklama ihtiyacını bilebilecek büyük bir kurumdur. CHP önce virüsün yayılma alanı olan yerlerdeki çöpleri toplasın" dedi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve CHP İzmir Milletvekilleri ile Dokuz Eylül Üniversitesi arasında yaşanan sağlık çalışanlarına yurt polemiğine katıldı. 
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Dokuz Eylül Hastanesi'nde görevleri sağlık çalışanlarının konaklama ihtiyacı için yurt kiralama isteği üniversite rektörlüğü tarafından 'İhtiyaç yok" denilerek reddedilmişti. 
CHP İzmir milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de çalışanlardan kendilerine ihtiyaç olduğu yönünde talep geldiğini ancak durumun siyasete alet edildiğini söyleyerek karara tepki göstermişti.


Gelişmelerin ardından topa giren MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, Karşıyaka'daki çöpler üzerinden CHP'ye yüklendi. “Bu günlerde herkes üzerine düşeni rol kapmaya çalışmadan, bir diğer kurumu lekelemeden ve durumdan vazife çıkarmadan yapmalı. Sağlık siyasete alet edilmemeli. Ama görüyoruz ki CHP’nin bozguncu zihniyeti hiç değişmiyor. Virüs tedavi edilebilir ama CHP zihniyetinin tedavisi çok zor görünüyor. CHP canla başla çalışan kurumları lekelemekten başka bir şey yapmıyor. Oysa başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere CHP ve Belediyeleri virüsün temel yayılma alanları olan halkın açık olarak tehdit altında kaldığı pazar yerleri, çöp konteynırları ve toplu ulaşım araçlarının temizliğine odaklanmalı” dedi.
"ŞİKAYETLER ALIYORUZ"
Şahin şöyle devam etti: "Vatandaşlarımızdan bilhassa şehir temizliği ile ilgili çok ihbar ve şikâyet alıyoruz. Karşıyaka Emniyet Müdürlüğü'nün hemen önündeki sokaklarda toplanmayan çöpler var. İnsan ister istemez herkes kendi işine baksın demek zorunda kalıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi gibi dev bir kurum kendi sağlık çalışanlarının geçici konaklama ihtiyacını bilebilecek bir durumdadır. Ona iş veya görev öğretecek değiliz. Ama görevini yapmayıp işgüzarlık yapanlara da söyleyecek çok sözümüz var. Cambaza bak diyerek görevden kaçan CHP zihniyetini İzmir sağlığı için büyük bir tehdit olarak görüyoruz. CHP zihniyeti polemiği derhal bırakmalı ve asli yerel hizmet görevlerini aksatmadan yapmalıdır. Virüs savaşında yapacağı en iyi iş işte budur."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Başkan Soyer rakamları verdi... İşte İzmir Dayanışması!
Yerel Yönetimler
4 Nisan 2020 Cumartesi 12:47

Başkan Soyer rakamları verdi... İşte İzmir Dayanışması!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, koronavirüs pandemisine karşı İzmir'de yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi verdi. 5 Mart-3 Nisan tarihleri arasındaki çalışmaların yer aldığı "Rakamlarla İzmir dayanışması ve koronavirüsle mücadele" başlıklı tabloda temizlik çalışmalarından ihtiyaç sahiplerine yapılan erzak yardımlarına kadar tüm bilgiler yer aldı. Başkan Soyer, "İzmir'de geldiğimiz noktayı tüm yurttaşlarımızla paylaşıyorum. Zor günlerde bizleri dayanışmamız ayakta tutacak" dedi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, koranavirüsle mücadelede yaklaşık bir aylık dönemde gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Önceki gün 'Başkanın Günlüğü' adı altında her gün yapılan çalışmaları aktaracaklarını açıklayan Soyer, sosyal medya hesabından yayınladığı tablo ile bilgilendirmede bulundu. Başkan Soyer, "Koronavirüs daha küresel salgın haline gelmeden hazırlığa başladık. Türkiye'de dayanışmayı başlatan ilk belediye olduk. İzmir'de bugün geldiğimiz noktayı tüm yurttaşlarımızla paylaşıyorum. Zor günlerde bizleri dayanışmamız ayakta tutacak" mesajını paylaştı ve tabloyu verdi. 
İşte o tablo: 


 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Yasak geldi, kilometrelerce kuyruk oluştu!
Yerel Yönetimler
4 Nisan 2020 Cumartesi 12:23

Yasak geldi, kilometrelerce kuyruk oluştu!

İçişleri Bakanlığı’nın genelgesiyle koronavirüs tedbirleri kapsamında araç giriş ve çıkışlarının yasaklandığı İzmir’e giriş yapılan Sabuncubeli Tüneli'nde uzun araç kuyrukları oluştu. Gıda ve hijyen ürünleri taşıyan TIR ve kamyonlar ile zorunlu görevlerde bulunanların giriş-çıkışlarına izin verilirken, diğer araçlar geri gönderildi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gece yarısından sonra 30 büyükşehir ile Zonguldak iline giriş ve çıkışların yasaklandığını duyurmasının ardından, İçişleri Bakanlığı valiliklere genelge gönderdi.

Giriş ve çıkışların yasaklandığı İzmir il sınırlarında uzun araç kuyrukları oluştu. Yasağın duyurulmasının ardından, gitmek istediği şehre doğru araçlarıyla yola çıkan birçok vatandaş, Bornova ilçesindeki Sabuncubeli Tüneli önünde denetimlerde bulunan polis ve jandarma ekipleri tarafından, Manisa'ya ulaşamadan geri gönderildi.

Gıda ve hijyen ürünleri taşıyan TIR ve kamyonlar ile zorunlu görevlerde bulunanların araçlarının geçişlerine izin verildi. Eldiven ve maske gibi kişisel önlemlerini alan ekipler, araçlardaki sürücüler ve yolcuların ateşlerini de ölçtü.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Başkan Soyer'den yeni çağrı! Bir saat bile gecikmeden...
Yerel Yönetimler
4 Nisan 2020 Cumartesi 09:36

Başkan Soyer'den yeni çağrı! Bir saat bile gecikmeden...

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, FOX TV'de katıldığı programda 'Kontrollü Karantina' çağrısını yineledi. Başkan Soyer, "Bir saat bile geçmeden karantina kararı alınmalı. Aksis halde salgının yayılımını engelleyemeyeceğiz ve sağlık altyapımız çökecek" dedi. Soyer, İtalya'dan gelen gemilerle ticaretin sürdüğü Çeşme Limanı'nın da acilen kapatılması gerektiğini ifade etti
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Türkiye'de 425 yurrtaşın hayatını kaybetmesine neden olan koronavirüs pandemisi nedeniyle sokağa çıkma yasağı çağrısını yineledi. FOX TV'de katıldığı programda açıklamalarda bulunan Soyer, "Çığlık çığlığa söylüyoruz artık, sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli diye. Gece itibariyle alınan önlemler olumlu ama yeterli değil.  Salgının yayılımının engellenmesi ile başa çıkamayacağız. İzmir'de ilk günden itibaren bilim kurulu kurduk. Bir rota çizdik kendimize. Yapacağımız tüm çalışmaları onların tavsiyeleriyle gerçekleştirdik. Kriz belediyeciliğini devreye soktuk. Bundan sonra tek önceliğimiz insanların sağlığı dedik ve buna göre çalıştık" dedi.
İTALYA VE İSPANYA UYARISI 
Türkiye'de olduğu gibi İzmir'de de hala dışarıda insanlar olduğunu ve evde kalma durumunu istenilen oranda geçekleştiremediklerini ifade eden Soyer, "Malesef geriye gidiş var. Hala insanlar dışarıda olmaya devam ediyorlar. Tedbirler alıyoruz. Maskesiz toplu taşıma araçlarına binilmeyeceğini duyurmuştuk. Tüm vatandaşlara yetecek kadar meske alımına çıkmıştık zaten. Engellelek için tedbirler faydalı ancak radikal bir karar almak lazım. O da karantinadan başka bir şey değil. Ne kadar dezenfekte ederseniz edin, ne kadar maske takarsanız takın yeterli değil. 2 hafta insanlar biraz mağdur olacak ama ondan sonra sağlıklı bir gelecek bizi bekleyecek. Aksi halde İtalya ve İspanya gibi başa çıkılması imkansız bir durum ortaya çıkabilir. Sağlık altyapısı kaldırmıyor. Aynı duruma düşmemek için, bir gün daha, bir saat daha gecikmeden kontrollü karantina uygulaması kararı alınmalı" diye konuştu.
SİYASET HİKAYELERİ SON BULMALI
Sağlık çalışanlarına hizmet noktasında da kararlar aldıklarını dile getiren Başkan Soyer, "Sahada ateş altında olan sağlık çalışanları. Biz bu çalışanlarımızın huzurunu ve güvenliğini sağlamak için gayret ediyoruz. Toplu taşımada ücretsiz seyahat imkanı sunduk. İhtiyaç duydukları malzemelerin tedarikini sağladık. Evlerine gitmeden konaklayabilecekleri mekanlar kiralama yoluna gittik. Kent merkezinde otel ve yurt gibi. Dokuz Eylül Üniversitesi'nin rektörü ihtiyaç duymadığını söyledi ve bizim bu girişimimizi karşılıksız bıraktı. Dün itibariyle talepleri karşılamakta yetersiz kaldıklarını ifade eden açıklamaları oldu. Bu konu hala siyaset malzemesi yapılıyor. Bu çok üzücü, salgın siyasi bir ayrışma tanımıyor. Kimlik farklılığı tanımıyor. Anlamamız lazım ki el ele vermeden salgının tahribatını azaltamayacağız. Siyasi hikayelerin bir tarafa konmasına ihtiyacımız var. Bugün bütün dünyada salgınla başa çıkmak için iki yöntem uygulanıyor. Sert ve radikal girişimler var. Virüsün demokrasiyi ilk öldürdüğü yer Macaristan. İngiltere, Almanya ve Kanada gibi ülkeler dayanışmayı gönüllülüğü öne çıkaran çalışma yapıyorlar. Komşuluğu keşfetmeye başladılar" yorumunu yaptı.
ÇEŞME LİMANI KAPATILMALI
Çeşme Limanı'nda ticaretin sürdüğünü ifade eden Başkan Soyer sözlerini şöyle tamamladı: "ULaştırma bakanlığı idare ortaya koyar ve çalışmalı durdudur umuyorum. Devam etmesi kabul edilebilir ve anlaşılabilir değil. Türkiye mahalle kültürü olan güçlü bir toplum. Siyasi ayrışmaları bırakıp el ele vererek birbiribize sahip çıkmamız lazım. 22 Mart dayanışma için yaptığımız çağrı ve kampanyamız gerçekten toplumun geleceğe taşınacağı en kıymetli hatıralardan biri olacak. Salgın bittiğinde geride bu dayanışmanın başarısı kalacak. Ekonomik kriz dalgası üzerimize gelecek. Kriz derinleşiyor, işsizlik artıyor. Dükkanlar kapanıyor. Şu an konuşmuyoruz belki ama yarından sonra bunlar büyümüş olarak karşımıza çıkacak. Şimdiden dayanışma kültürünü güçlendirmemiz lazım. Esnafla ilgili çok büyük sıkıntı var. Günlük 100 gevrek 200 boyoz satarak hayatlarını geçiren vatandaşlar var. Şu an ekmek alamaz hale gelmiş vaziyetteler. Çok büyük ekonomik kriz var. Üretimin, tüketimin durduğu bir tablo içerisindeyiz. Bizi burdan çıkaracak şey dayanışma." 
 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Büyükşehir'den su israfı önlemi... Araç yıkama istasyonlarına kısıtlama
Yerel Yönetimler
4 Nisan 2020 Cumartesi 12:11

Büyükşehir'den su israfı önlemi... Araç yıkama istasyonlarına kısıtlama

Koronavirüse karşı yürütülen mücadele nedeniyle kentte su tüketiminin artması İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni ilave önemler almak zorunda bıraktı. Su kaynaklarının kontrollü kullanımının virüsle mücadeledeki önemi gereğince, araç yıkama istasyonlarının haftada en fazla iki gün çalışmasına izin verilecek.  
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Covid-19 salgınının yayılmasını önlemek için alınan önlemler çerçevesinde genel ve kişisel hijyen uygulamalarının yoğunlaşması sonucu su tüketimi dikkat çekici boyutlarda artış gösterdi. İZSU Genel Müdürlüğü verilerine göre İzmir’de önceki yılın Mart ayına göre 1 milyon m³ daha fazla su tüketildi. 

Önümüzdeki aylarda da devam edeceği düşünülen mücadelenin etkin bir şekilde yürütülmesi için su tüketiminin kontrol altına alınması gerektiğini düşünen İzmir Büyükşehir Belediyesi, yeni bir düzenlemeye gidiyor. Genel Sekreter Dr. Buğra Gökçe imzasıyla ilçe belediye başkanlıklarına gönderilen bir yazıyla ruhsatsız çalışan araç yıkama istasyonlarının faaliyetlerine son verilmesi istendi. Ruhsatlı istasyonların çalışma sürelerine ise kısıtlama getirildi. 

Yazıda ilçe belediyelerinden yasal şartları taşıyan araç yıkama istasyonlarının haftada en fazla iki gün çalışmalarına izin verecek düzenlemelerin yapılması ve denetimlerin sağlanması talep edildi. 

Temizlik çalışmalarına devam

Yazıda İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Bilim Kurulu’nun aldığı kararlar çerçevesinde halkın toplu olarak bulunduğu alanlarda ve binalarda, toplu taşıma araçlarında temizlik ve dezenfeksiyon çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğü belirtilerek, bu uygulamaların doğal olarak su tüketimini artırdığı vurgulandı. Salgınla mücadelenin sürdürülmesi için su kaynaklarının kontrollü kullanılmasının önemine dikkat çekilerek, bu kapsamda su tüketiminin yüksek olduğu araç yıkama istasyonlarının faaliyetlerine sınırlama getirilmesinin uygun görüldüğü dile getirildi
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İZSU'dan flaş faturalandırma kararı!
Yerel Yönetimler
4 Nisan 2020 Cumartesi 11:08

İZSU'dan flaş faturalandırma kararı!

COVID-19 salgını ile mücadele kapsamında sayaçların okunmasını durduran İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, bu süreçte işyerleri, ticarethaneler, sanayi kuruluşları ve turistik tesisler için su faturası tahakkuk ettirmeyecek. İZSU, konutlar içinse tüketimin en düşük olduğu Ocak, Şubat Mart aylarının ortalama değerleri üzerinden faturalandırma yapacak.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İZSU Genel Müdürlüğü dünyayı etkileyen yeni tip koronavirüse yönelik alınan tedbirler nedeniyle sayaç okuma faaliyetlerini geçici olarak durdurdu. İZSU bu süreçte faturalandırma işlemlerine farklı bir çözüm getirdi. Zamanında okunamayan sayaçlardan dolayı faturaların yüksek gelmesini engelleyebilmek ve aboneleri mağdur etmemek amacıyla İZSU Genel Müdürlüğü, konut amaçlı kullanımlarda her abonenin son 3 aylık su tüketim ortalamasını baz alarak fatura tahakkuk ettirecek. Uygulama kapsamında tüketimin en düşük olduğu ocak, şubat, mart ayları esas alınacak.

İşyerleri için tahakkuk çıkarılmayacak

Konut dışı abone kapsamındaki işyeri, ticarethane, otel, motel, sanayi tesisleri, mal ve hizmet üreten tesisler ile benzer işletmelere ise sayaç okuma işlemi yapılıncaya kadar ödeme çıkartılmayacak. Uygulamanın salgın nedeniyle iş hacmi düşen işletmeler için de kolaylık sağlaması hedefleniyor.

Yaşanan olağandışı koşulların sona ermesi ve sayaçların yeniden okunmaya başlamasının ardından tüm aboneler için normal faturalandırılma yapılacak ve avans tahakkuku ile faturalandırılmış miktar toplam miktardan mahsuplaştırılacak.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Gaziemir'de toplu sözleşme sevinci..
Yerel Yönetimler
4 Nisan 2020 Cumartesi 10:42

Gaziemir'de toplu sözleşme sevinci..

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda ile DİSK Genel İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Arif Yıldız arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi ile belediyenin işçi personelinin maaşlarına yüzde 28 ile yüzde 40 oranında zam yapıldı. Sosyal hakları iyileştirilen emekçiler, sözleşme ile yeni haklar da kazandı
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Gaziemir Belediyesi ile DİSK Genel İş Sendikası arasında yürütülen toplu iş görüşmelerinde anlaşmaya varıldı. Yürütülen görüşmelerde mutlu sona ulaşılmasının ardından taraflar arasında Toplu İş Sözleşmesi imzalandı. Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, Gaziemir Belediye Başkan Yardımcısı Necati Kırmaz, birim müdürleri, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, DİSK Genelİş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Arif Yıldız, şube yönetim kurulu üyeleri ve sendika işyeri temsilcisinin katıldığı imza töreni çalışanların yüzünü güldürdü.
Gaziemir Belediyesi’nin şirketinde çalışan 400 emekçi ile Kanun Hükmünde Kararname ile belediye bünyesine geçen işçileri kapsayan sözleşme ile çalışanların maaşlarına yüzde 28 ile yüzde 40 arasında değişen oranlarda zam yapıldı. Sözleşmeye göre en düşük işçi maaşı 3 bin 920 lira olurken, en yüksek maaş ise 4 bin 760 lira oldu.

Sosyal haklara da zam yapıldı
Maaş zammının yanı sıra işçilerin sosyal haklarına da zam yapıldı ve işçilere yeni sosyal haklar verildi. Sözleşmeyle yıllık 60 yevmiye olan işçi ikramiyesi 66 yevmiyeye yükseltildi. Çalışanların fazla mesai ücretlerine de zam yapıldı. Sözleşmeye göre saatlik fazla mesai ücreti yüzde 65 oranına yükseltilirken pazar mesaileri 2+1 yevmiye, bayram mesaileri de 3+1 yevmiye olarak ödenecek. Günlük yemek ücreti 25 lira, yol parası ise 10 liraya çıkarıldı. Çocuğu okuyan işçilere verilen eğitim ödeneğine de yüzde 30 oranında zam yapıldı. Çocuğu öğrenim gören işçiye eğitim öğretim yılının başında; ilkokulda okuyan çocuğu için 600 lira, ortaokulda okuyan için 650 lira, lisede eğitim gören için 950 lira ve üniversitede okuyan için bin 350 lira eğitim ödeneği verilecek.

Yeni sosyal haklar
Toplu iş sözleşmesi ile çalışanların sosyal haklarına yeni kalemler de eklendi. Çalışanlar sözleşmeyle her yıl için 4 lira kıdem zammı, işçinin yaptığı işe göre 2 ile 6 lira arasında tehlikeli iş riski primi, temizlik işlerinde çalışan personele 4 lira koku primi, kız çocuğunu evlendiren işçiye çeyrek altın verilmesi, birleştirilmiş sosyal yardım gibi yeni haklar kazandı. Çalışanlara, yılbaşında 120 liralık birleştirilmiş sosyal yardım ödemesi yapılacak. Sözleşme kapsamında, bugüne kadar dini bayramlarda verilen 450 liralık gıda yardımı, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda da verilecek. İl dışına çıkan şoförlere ise 200 liralık barınma ve yemek ihtiyacı harcırahı verilecek. Kanun Hükmünde Kararname ile belediye bünyesine geçen, ancak yasa gereği toplu iş sözleşmesinde yer alamayan işçilere de aylık 400 lira gıda ödemesi yapılacak. 1 Temmuz’dan sonra ise KHK’lı bu işçiler, diğer işçilerle aynı haklardan yararlanabilecek. 

Emekçinin mutluğu çok önemli
İmza töreninde konuşan Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, belediyenin bütçesi doğrultusunda verebilecekleri en iyi zammı verdiklerini belirtti. Başkan Arda, “Ülkemizin şartlarında çalışanların yaşam koşullarını çok iyi biliyorum. Belediye olarak imkânlarımızdoğrultusunda en iyi zam oranını verdik. Çalışanlarımızın maaşlarına yaptığımız zammın yanı sıra sosyal haklarına da zam yaptık. Zamlarla birlikte işçilerimize yeni sosyal haklar da verdik. Çalışanlarımızın mutlu olması benim için çok önemli. İşçi arkadaşlarımızın bu sözleşme ile kazandıkları haklardan dolayı gayet mutlu olduklarını görüyorum. Onlar mutlu olursa işlerini severek yapar; halkımıza güler yüzlü, kaliteli hizmet verirler. Toplu iş sözleşmemiz emekçi kardeşlerimize hayırlı olsun” diye konuştu.

Bu sözleşme emekçiler için büyük moral
DİSK olarak Gaziemir Belediyesi’nde ilk kez toplu sözleşme imzaladıklarının altını çizen DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı da toplu iş görüşmelerini şeffaf bir şekilde yürüttüğü için Belediye Başkanı Halil Arda’ya teşekkür etti. Sarı, “Bizim için önemli olan 31 Mart Yerel Seçimlerinden tam bir yıl sonra bu sözleşmeye imza atmak büyük gurur. Sizler baharı örgütlediniz. Türkiye’nin birçok noktasında demokrasiyi, laikliği benimseyen insanlara nefes aldırdınız. Baharı örgütleyen sizlerin, Koronavirüsle mücadele ettiğimiz bugünlerde,  emekçi kardeşlerimizle dayanışma içinde verdiğiniz mücadeleyi kutluyorum. Bu zor süreçte bu sözleşmenin varlığı, alınteri ile mücadele eden emekçi kardeşlerimize çok büyük bir moraldir. Sözleşmede emeği geçen başta Belediye Başkanı Halil Arda olmak üzere herkese teşekkür ederim” dedi.

Başkan Arda’ya teşekkür
Şeffaf bir toplu iş sözleşmesi süreci yaşadıkları dile getiren DİSK Genel İş Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Arif Yıldız da “Sözleşmemizi emekçilerimizle birlikte hazırlayarak her toplantı sonunda onları bilgilendirerek ve en son aşamada oylama yaparak sözleşmemize şekil verdik. Kapalı kapılar ardında değil, şeffaf bir şekilde sözleşmemize şekil verdik. Çok iyi kazanımları olan bir sözleşme imzaladık. Sendika seçimi konusunda işçiyi özgür bırakan, demokratik davranan Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda ve sözleşmede emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi. 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir'de sağlıkta şiddet! Hemşireye saldıran şahıs serbest bırakıldı!
Güncel
4 Nisan 2020 Cumartesi 10:30

İzmir'de sağlıkta şiddet! Hemşireye saldıran şahıs serbest bırakıldı!

Bayraklı'da D.Y isimli bir şahıs daha önce darp ettiği bir hekim nedeniyle yargılandığı davada kendisine karşı şahitlik eden bir hemşireye de saldırıda bulundu. Bayraklı 5 Nolu Aile Sağlığı Merkezi'nde yaşanan olaydan sonra D.Y tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ile Türk Sağlık Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Barış Koçak serbest bırakılma kararına büyük tepki gösterdi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-Türkiye'de 425 canın kaybedilmesine neden olan koronavirüsle mücadelede en ön safta yer alan sağlık çalışanlarına bir yandan alkışla destek verilirken, bir yandan da şiddet haberleri geliyor. İzmir'in Bayraklı ilçesinde 5 No'lu Aile Sağlığı Merkezi'nde çalışan bir sağlık çalışanına D.Y. isimli bir şahıs tarafından saldırıda bulunuldu. Aynı şahsın daha önce darp ettiği bir hekim nedeniyle yargılanırken kendisine karşı şahitlik eden hemşirenin boğazını sıkarak saldırıda bulunduğu belirtildi. Saldırılara rağmen şahsın adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ifade edildi. 
VEKİL BAKAN'DAN TEPKİ
Serbest bırakılma kararına ise büyük tepki geldi. CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, sosyal medya hesabından "Canlarını dişlerine takmış virüsün yayılmasını engellerken ve şehit ilan edilmeleri tartışılırken nasıl olur da sağlık ocağı çalışanına saldıran kişi serbest bırakılır?" ifadelerini kullandı. 


Türk Sağlık Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Barış Koçak da yazılı bir açıklama ile yaşananlara tepki gösterdi. Açıklamada, "Bugün yine üzülerek bir haber aldık. D. Y. isimli bir şahıs Bayraklı 5 No'lu Aile sağlığı merkezinde çalışan sağlık çalışanı arkadaşımıza boğazını sıkmak sureti ile darp etmiştir. Daha önce de aynı Aile sağlığı merkezi'nde çalışan bir hekim arkadaşımıza hakaret ve tehditte bulunduğundan dolayı yargılanırken, bu sefer de mahkemede şahitlik yapan hemşire arkadaşımıza saldırmıştır. Esas bizi kahreden, saldırıyı yapan D.Y. serbest bırakılıp tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmiştir. 
İçinde bulunduğumuz bu salgın günlerinde hala sağlık çalışanlarının bu tür saldırılara uğrayarak darp edilmesi bizleri kahretmektedir. Koronavirüs ile mücadelede bir tek sağlık çalışanın dahi önemi çok büyüktür. Fakat sağlıkta şiddete karşı hala net kararların alınmaması, sağlıkta şiddet terörüne karşı fiili uygulamaların hayata geçmemesi, biz sağlık çalışanlarının can güvenliğinin hala olmaması, bizlerin şu günlerde verdiği insanüstü emeğin, cansiperane çalışmanın, cephedeki bir asker gibi ölüme meydan okurcasına insanlara şifa dağıttığımızın anlaşılamadığını göstermektedir. 
Bizler milletimiz için canımızı ortaya koyarak çalıştığımız, kendimizden vazgeçtiğimiz, sevdiklerimize bir daha  sarılamamak pahasına görevimizi yerine getirdiğimiz bu zamanlarda bize reva görülen bu mudur?
Bizler acilen çok süratli bir şekilde, bugünlerde  sağlık personeline uygulanan şiddetin terör suçu kapsamında sayılmasını istiyoruz. Sağlıkta şiddet olaylarına karşı sıfır toleranslı alan uygulamasının bir an önce meclisten geçmesini istiyoruz. 
Bizleri, hastalıklar, salgınlar, zorlu mesailer, düşük ücretler, hak ettiklerimizin verilmeyişi korkutmuyor. Bizlere alkışlar yetmiyor bizler can kurtarırken, bir cani yüzünden ölmek istemiyoruz. 
Sağlık çalışanını yaşat ki, sen de yaşayasın."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Marketlere sıkı denetim...
Yerel Yönetimler
4 Nisan 2020 Cumartesi 10:07

Marketlere sıkı denetim...

İzmir Büyükşehir Belediyesi koronavirüs salgını nedeniyle marketlerden el dezenfaktanı, eldiven ve maske kullanılmasını istemişti. Yapılan denetimlerde kurallara uymayan marketlere ceza kesildi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Koronavirüs salgını nedeniyle alınan önlemler ve denetimler sıklaştırılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı bu kapsamda marketlerden giriş ve çıkış noktalarında el dezenfektanı bulundurmasını, çalışanlarının ise belli aralıklarla değiştirmek kaydıyla eldiven ve maske kullanmasını istemişti. Toplamda 313 marketi bu konuda uyaran Büyükşehir Belediyesi daha sonra yapılan denetimlerde kurallara uymayan beş işletmeye yasal işlemde bulunarak, ceza verilmesi için valiliğe iletti.

4 bin 217 işletme denetlendi

Salgın boyunca denetimlerini sürdüren Zabıta Dairesi Başkanlığı, denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Bu güne kadar 4 bin 217 işletme denetlendi ve uyarıları yerine getirmeyen 115 işletme kapatıldı. Zabıta ekipleri aynı süre içerisinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tanıtım Şube Müdürlüğü’nün hazırladığı 50 bin afiş ve güvenli mesafenin korunmasını sağlanması amacıyla hazırlanmış çıkartma ve bez afişi de işyerlerine dağıttı. 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Son Kale İzmir