MENÜ
İzmir 11°
Son Kale İzmir
Kıyafet dolabına uyuşturucu düzeneği!
Güvenlik
25 Ocak 2021 Pazartesi 16:14

Kıyafet dolabına uyuşturucu düzeneği!

 İzmir'de Hint keneviri yetiştirmek için evlerin odalarına ve kıyafet dolabına özel düzenek kurdukları belirlenen 10 zanlı gözaltına alındı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekipleri, Güzelbahçe, Çeşme, Urla, Aliağa ve Foça ilçelerinde uyuşturucu madde imal ve ticareti yapan şüphelilere yönelik çalışma başlattı.

Tespit edilen 6 adrese düzenlenen operasyonda 6 kilo 503 gram esrar, 96 kök Hint keneviri, bir ruhsatsız tabanca, bir pompalı tüfek ve kenevir yetiştirmekte kullanılan malzemeler ele geçirildi. Operasyonda 10 zanlı gözaltına alındı.

Uyuşturucu için özel sistem kurmuşlar

Şüphelilerin evlerin odalarına havalandırma ve ısıtma sistemi kurdukları, ısı ölçerler ve buhar makineleriyle Hint keneviri için gerekli ortamı sağladıkları belirlendi.

Narkotik polisi, Hint keneviri yetiştirilen bodrumda vantilatör, elektrikli soba ve mor ışık sistemi buldu.

Çocuk odası görünümlü odada da ısı yalıtımlı bez kıyafet dolabına düzenek kuran şüphelilerin, ısıtıcı, klima ve havalandırma sistemi taktıkları ve mor ışıkla Hint keneviri yetiştirdikleri tespit edildi.

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

4 yaşındaki Ulus'a kalp aranıyor
Güncel
25 Ocak 2021 Pazartesi 16:10

4 yaşındaki Ulus'a kalp aranıyor

Kalp nakli bekleyen oğlu için Balıkesir'den İzmir'e taşınan ve bu süreçte umudunu hiç kaybetmeyen 38 yaşındaki Dilek Umut, evladının koşup oynayacağı mutlu günlerin hayalini kuruyor.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Doğuştan kalp hastası 4 yaşındaki oğlunun tedavisi için Balıkesir'den İzmir'e gelen anne Dilek Umut (38), evladının organ nakliyle hayata tutunacağı, yürüyüp koşabileceği günlerin hayalini kuruyor. 

Bandırma'da yaşayan Dilek Umut, serebral palsi (beyin felci) hastası oğlu Kadirhan'ın 8 yaşındaki ölümünün acısını, diğer oğlu Ulus'un doğumuyla atlatmaya çalıştı. 

Henüz 3 aylıkken aniden rahatsızlanan minik Ulus, önce Balıkesir Devlet Hastanesine ardından da Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesine götürüldü.

"Kalp büyümesi ve kalp kaslarında süngerleşme" tanısı konulan ve doktorların tek çareyi "organ nakli" olarak göstermesi üzerine aile, uygun organ bağışını Balıkesir'deki evlerinde beklemeye başladı.

Kontrol ve tedavi için sık sık Ege Üniversitesi Hastanesine gelen Ulus'un durumu giderek ağırlaştı ve acil organ nakli listesine alındı.

Kadirhan'ı kaybettikten sonra ikinci bir evlat acısı yaşamak istemeyen anne Dilek Umut, Ulus'u bir an olsun yalnız bırakmadı ve oğluyla zaman geçirebilmek için etkinlik organizasyonları yaptığı işini de bıraktı.

Hayatının her anını Ulus'a adayan anne Umut, doktorların tavsiyesi üzerine hem tedavinin aksamaması hem de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile çeşitli enfeksiyonlardan korunması için İzmir'in Bornova ilçesi Mevlana Mahallesi'nde iki odalı evde yeni bir hayat kurdu.

Ulus'un belediyede çöp kamyonu şoförlüğü yapan 48 yaşındaki babası Cengiz Umut ve 21 yaşındaki ablası Cansu Umut da ekonomik gerekçelerle Bandırma'da yaşamaya devam etti.

Dilek Umut, şimdi ikinci çocuğunu da kaybetmemek için saatlerce Ulus'un başında bekliyor, onun nefes alışını kontrol ediyor ve evladının yeni bir kalple koşup oynayacağı mutlu günleri hayal ediyor.

Tek hayali oğlu için bir kalp 

Dilek Umut, Kadirhan'ın ölümüyle büyük sarsıntı yaşadığını ancak hayata yeniden Ulus ile sarıldığını söyledi.

Ulus'un da kalbinin görevlerini yerine getirmediğini, bu nedenle oğlunun sürekli nefes alma sorunu yaşadığını ifade eden anne Umut, şöyle konuştu:

"3 yıl boyunca Balıkesir'den İzmir'e gidip geldik. Ama artık bu duruma maddi ve manevi açıdan dayanamadık. Ulus da çok hastalanıyordu. Doktorlar uzun yolculuk yapmasını yasaklayınca Ulus ile İzmir'e taşındık. Burada yaşamaya çalışıyoruz. Ulus'un birçok tedavisini, mamasını devlet karşılıyor. Buradaki ihtiyaçlarımız için de el işi ürünler yapıp sosyal medya hesabımdan satıyoruz. Yoğun bir talep yok ama yapmaya çalışıyoruz. Hedefimiz Ulus'u ayakta tutmak, onun için mücadele ediyoruz. Onu daha rahat yaşatabilmek için uğraşıyoruz."

Yaşadıklarından dolayı hiç şikayet etmediğini vurgulayan anne Umut, tek hayalinin Ulus için bir kalp olduğunu belirtti. 

Mutlu günlerine dönmek için umudunu hiç kaybetmediğini ifade eden Dilek Umut, organ nakli konusunda toplumun duyarlı olması için çağrıda bulundu. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İşten çıkarılan PTT işçilerine CHP'den destek...
Politika
25 Ocak 2021 Pazartesi 15:48

İşten çıkarılan PTT işçilerine CHP'den destek...

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko ve CHP Bayraklı İlçe Başkanı Pınar Susmuş, Bayraklı'da sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan PTT işçilerinin eylemine destek verdi. işçiler, müzakerelerden sonuç alınamaması halinde 1 Şubat'ta Ankara PTT Genel Müdürlüğü önüne giderek seslerini duyuracaklarını söylerken, CHP'li Yücel, "Sendikal faaliyet engellenemez. Haklı mücadelenizde yanınızdayız" diye konuştu
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-İzmir'de Posta Transfer Taşımacılık ve Kargo İşçileri Sendikası (PTT Kargo Sen) ile Posta Telefon ve Telekomünikasyon İşçileri Sendikası'na (PTT Sen) üye oldukları için işten çıkarılan 16 işçinin eylemine CHP'den destek geldi. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko ve CHP Bayraklı İlçe Başkanı Pınar Susmuş, Bayraklı'da PTT Merkez Müdürlüğü önünde eylem yapan işçilere destek olmak için basın açıklamasında bulundu.

"SENDİKAL FAALİYET ENGELLENEMEZ"

CHP'li Yücel, "Emeğe her zaman değer verdik ve emeği her şeyin üstünde tuttuk. Emek en yüce değerdir dedik. İşçilerin emekleriyle hayata tutunabilmeleri adına onların her zaman yanında olacağız ve bu haksızlıkları, hukuksuzlukları her platformda gündeme taşıyacağız. Haklı ve onurlu direnişinizi CHP örgütü adına saygıyla selamlıyorum. Siz ekmeğinizi birilerinin önünde diz çökerek değil, alın teriyle, onuruyla kazanan işçi sınıfısınız. Bugün işsizliğin 4 milyonu geçtiği, genç işsizliğin yüzde 25’lerin üzerinde olduğu, milyonlarca EYT'linin emeklilik haklarının ellerinden alındığı, kayıt dışı istihdamın yüzde 35’leri geçtiği, asgari ücretin açlık sınırının da altında olduğu güzel ülkemizde, çalışanlarımız, işçi ve emekçi kardeşlerimiz ekonomik zorluklar altında inim inim inliyor. Anayasamızın 51'inci maddesinin kendilerine tanıdığı hakkı kullanarak sendika kuran ve üye olan PTT çalışanlarına karşı yapılan baskı ve işten çıkarmaları şiddetle kınıyorum. Sendikal faaliyet engellenemez. Sendikal örgütlenmeyi ve sendikal faaliyeti engelleyenler TCK’nın 118’inci maddesine göre altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşveren vekillerinin sözlü ve SMS mesajları yoluyla çalışanları baskı altına almaya çalıştığı açıkça görülmektedir. Buna teşebbüs eden kişiler hakkında, işçilerin yapmış olduğu suç duyurularının da takipçisiyiz" dedi.

"EMEK EN YÜCE DEĞERDİR"

CHP İzmir Milletvekili Kani Beko da PTT işçilerinin pandemi döneminde zor şartlar altında çalıştığına vurgu yaptı. Beko, "Kurulan sendika sonrası işverenler sendika yöneticilerini ve temsilcilerini, işçi kardeşlerimi işten atmıştır. Bizim geleneklerimize göre, işçileri gerekçesiz işten atmak sosyal bir cinayettir. İl Başkanımızın da söylediği gibi aynı zamanda bir anayasal suçtur. Bizler Kargo ve PTT çalışanlarının direnişini selamlıyor, bu direnişin yanında olduğumuzu söylüyoruz. Bundan sonra da yan yana, omuz omuza işçi kardeşlerimiz işbaşı yapıncaya kadar, sendika toplu iş sözleşmesini alıncaya kadar onlarla mücadelemizi devam ettireceğiz” diye konuştu. CHP Bayraklı İlçe Başkanı Pınar Susmuş, anayasal haklarını kullanan işçilerin sonuna kadar yanında olacaklarını ifade ederek, "Bayraklı İlçe Örgütü olarak direnişe başladıkları günden itibaren belli periyotlarla buraya gelip arkadaşlarımıza destek veriyoruz. Bu mücadele haklı bir mücadeledir, emek mücadelesidir, bir direniştir. Bu direnişte CHP’nin ‘Emek en yüce değerdir’ sloganıyla her daim yanlarındayız. Bu mücadelelerinin başarıyla sonuçlanması için onların yanında olduğumuzu her daim hissettireceğiz” dedi.

"MÜCADELEMİZ SÜRECEK"

PTT Sen Genel Başkanı Halit Büyük de, “Türkiye’de şu anda şirketlerce yapılan 100’e yakın işçi çıkarımı var. İzmir’de 14’ü ağustos ayında, 2’si nisan ayında olmak üzere 16 kişi işten çıkarıldı. Bu hafta içinde herhangi bir müzakere çıkmazsa hazırlıklarımızı yaptık. 1 Şubat’ta Ankara PTT Genel Müdürlüğü önünde olacağız. Sesimizi duyuracağız. Herhangi bir girişim olmadığı takdirde bakanlıkların da kapılarını zorlayacağız. Biz haklıyız, mücadelemizi de sonuna kadar sürdüreceğiz” diye konuştu.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Esnafın hali perişan... Bir feryat da İzmir'den!
Ekonomi
25 Ocak 2021 Pazartesi 15:06

Esnafın hali perişan... Bir feryat da İzmir'den!

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ve CHP PM üyesi Eren Erdem, İzmir'de hal esnafını ziyaret etti. Bir esnaf, "Ortalık hiç iyi değil. Duyulan, konuşulan gibi değil, sıkıntımız çok büyük" diye derdini anlatırken, Eren Erdem, "AKP’nin tek adam rejimi nedeniyle yaşanan buhran, adeta herkesi kuşatıyor. Esnafın durumu her geçen gün daha ağırlaşıyor. Durum gerçekten çok kötü" dedi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-Ekonomik krizin giderek etkisini hissettirdiği Türkiye'de bir feryat da İzmir hal esnafından geldi. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ve CHP PM üyesi Eren Erdem'in sabah erken saatlerde ziyaret ettiği hal esnafı sıkıntılarını anlattı. Bir esnaf, "Ortalık hiç iyi değil. Duyulan, konuşulan gibi değil. Sıkıntı çok büyük. Herkes ağlıyor, herkes mağdur" diye konuşurken, birçok yurttaş da hükümetten kalıcı çözüm istedi.



Esnaf ziyaretiyle ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan CHP'li Eren Erdem, "Sabah 07:00’de esnafımız tezgahı kapatmadan 3 saat önce ziyaret edip uzun uzun dinledik. Durum gerçekten çok kötü. Ama düzelteceğiz. Esnafın durumu her geçen gün daha ağırlaşıyor. AKP’nin tek adam rejimi nedeniyle yaşanan buhran, adeta herkesi kuşatıyor. Biz, sokak sokak; dükkan dükkan milletimizle beraberiz. Herkesin farklı bir şikayeti var. Toplamda sorun; “AKP’nin yönetemiyor oluşu.” Buhran ve ‘başının çaresine bak’ şeklinde esnafa yaklaşmak" ifadelerini kullandı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Pasaport İskelesi hizmete girdi... Başkan Soyer'den nergisli karşılama
Yerel Yönetimler
25 Ocak 2021 Pazartesi 12:51

Pasaport İskelesi hizmete girdi... Başkan Soyer'den nergisli karşılama

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tadilatı tamamlanarak yeniden hizmete giren Pasaport İskelesi'nin ilk yolcularını Karaburunlu üreticilerden alınan nergis çiçeği ile karşıladı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Ekim'de tadilata alınan Pasaport İskelesi yeniden hizmete girdi. Yenilenen çehresiyle kullanıma açılan iskelenin ilk yolcularını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, Genel Sekreter Yardımcısı Eser Atak, İZDENİZ Genel Müdürü Ümit Yılmaz karşıladı. Başkan Soyer, Prof. Dr. Aziz Sancar isimli vapurla iskeleye gelen yolculara İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Karaburunlu üreticilerden aldığı nergis buketlerini hediye etti. Karşılarında Başkan Soyer'i gören yolcular mutluluk ve şaşkınlığı bir arada yaşadı.



Amaç karayolu trafiğini denize aktarmak

Günde ortalama 2 bin 500 yolcuya hizmet veren Pasaport İskelesi'ndeki tadilatın yaklaşık 1 milyon 206 bin TL'ye mal olduğunu ve çalışmaların öngörülen tarihten önce tamamlandığını söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Kent içerisindeki karayolu ulaşımını mümkün olduğu kadar hafifletmek gibi bir hedefimiz en başından beri vardı. Amacımız, karayolu trafiğini daha çok denize aktarmak. Onun için hem yeni iskeleler, hem de mevcut iskelelerin iyileştirilmesi gibi çalışmalarımız devam ediyor. Pasaport İskelesi de en kritik noktalarımızdan biriydi. Çok uzun zamandır böyle bir restorasyona ihtiyacı vardı” diye konuştu.



Geçici olarak yüzer iskele kullanıldı

Tadilatın başladığı 29 Ekim'den bu yana iskelede hizmet, geçici olarak kurulan yüzer iskeleden veriliyordu. Çalışmalar kapsamında iskeleye erişimi sağlayan yaya yolu üzerindeki taşıyıcı çelik konstrüksiyonlar, ahşap zemin kaplamaları ve korkuluklar yenilendi. Gemilerin yanaştığı kısımdaki tüm ahşap zemin kaplamaları ve korkulukları da yine titiz bir çalışmayla elden geçirildi.
Geçici olarak hizmet veren yüzer iskele hava şartlanın düzelmesinin ardından Urla’ya dönecek.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Güzelbahçe'deki pusu cinayeti 170 gün sonra çözüldü!
Güncel
25 Ocak 2021 Pazartesi 11:58

Güzelbahçe'deki pusu cinayeti 170 gün sonra çözüldü!

İzmir'in Güzelbahçe ilçesinde, geçen 6 Ağustos'ta, pusu kurularak öldürülen süpermarket çalışanı Muhammet Mustafa Aksu'nun (36) katil zanlısı olarak 170 gün sonra yakalanıp, adliyeye sevk edilen 4 şüpheliden 1'i tutuklanırken diğer 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Olay, geçen 6 Ağustos'ta saat 07.30 sıralarında Güzelbahçe'nin kırsal Payamlı Mahallesi ile Karabağlar ilçesinin kırsal Kavacık Mahallesi arasındaki yolda meydana geldi. Bir süpermarkette çalışan Muhammet Mustafa Aksu, iddiaya göre; aracıyla her gün geçtiği yolun çalılarla kapatılmış olduğunu gördü. Yolu açmak için aracından indi. Bu sırada, pusu kuran kimliği belirsiz şüpheliler, Aksu'ya tabancayla ateş etti. Aksu, kanlar içinde yere yığılırken, şüpheliler kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine gelen 112 Acil Servis ekibi Aksu'nun olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirledi. Bekar olduğu öğrenilen Aksu toprağa verilirken, şüphelileri yakalamak için güvenlik ekipleri çalışma başlattı.

KAMERALAR TEK TEK İNCELENDİ

Olayın ardından İzmir İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Asayiş Şube Müdürlüğü, JASAT ve Güzelbahçe İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince kurulan özel birim, cinayetin şüphelilerini bulmak için çevredeki güvenlik kameralarını tek tek izledi. Görgü tanıkları ile şüphelileri sorguladı.

Olayı gerçekleştirenlerin M.Y., E.E., M.B. ve M.I. oldukları tespit edildi. Bunun üzerine şüphelileri, teknik ve fiziki takibe alan ekipler, belirlenen adreslere geçen 23 Ocak Cumartesi günü eş zamanlı operasyon düzenledi. 4 şüpheli gözaltına alınırken evlerinde ve eklentilerindeki aramalarda 6 av tüfeği ele geçirildi. Jandarmadaki işlemlerin ardından dün adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.Y. tutuklanırken, E.E, M.B. ve M.I. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Karabağlar Uğur Mumcu'yu unutmadı
Yerel Yönetimler
25 Ocak 2021 Pazartesi 13:35

Karabağlar Uğur Mumcu'yu unutmadı

Bombalı suikast sonucu 28 yıl önce katledilen Gazeteci Yazar Uğur Mumcu, Karabağlar’da özlemle anıldı. Karabağlar Belediyesi tarafından Üçyol Uğur Mumcu Parkı’nda bulunan heykeli önünde düzenlenen törende, pandemi önlemlerine dikkat edildi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Törene, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Misket Dikmen, CHP Karabağlar İlçe Başkanı Mehmet Türkbay, ADD Karabağlar Şube Başkanı Gülten Ak, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar, meclis üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Başkan Selvitopu yaptığı konuşmada, Uğur Mumcu’nun 28 yıl önce yine böyle yağmurlu bir günde, yüz binlerce kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandığını hatırlattı. Aradan geçen yıllara rağmen Türk insanın yüreğinde yaşamaya devam ettiğini ve gelecek kuşakların da onu unutmayacağına dikkat çeken Başkan Selvitopu, “Uğur Mumcu Türk halkının kalbindeki yerini almıştır. Bu yeri değiştirmeye de hiç kimsenin gücü yoktur” dedi. Tarihsel sürece bakıldığında toplumu aydınlatan, varolan görüşleri alt üst eden insanların katledildiğini vurgulayan Başkan Selvitopu, “Uğur Mumcu yurtseverdi. İnsanlarını, toprağını çok seviyordu. Tek istediği işlerin dürüstçe, namusluca yapılmasıydı. Ancak onu katledenler buna dayanamadılar. Katilleri şunu çok iyi bilsinler: Bizler her yıl, koşullar ne olursa olsun Uğur Mumcu’yu anmaya devam edeceğiz. ‘Vurulduk ey halkım unutma bizi!’ diyen Mumcu’yu unutmayacak, unutturmayacağız! Ruhun şad olsun, ışıklar içinde uyu Uğur Mumcu” diye konuştu.



"UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ"

İGC Başkanı Dikmen de, Mumcu’nun bayrağını bugün onun izinden, inancından giden genç gazetecilerin devraldığını görmekten mutluluk duyduğunu vurguladı. Adalet için tüm bireylerin sesini çıkarması gerektiğini söyleyen Dikmen, “Uğur Mumcu’yu anmaya, anlamaya, anlatmaya devam edeceğiz. Unutmayacağız unutturmayacağız” dedi. CHP İlçe Başkanı Türkbay, 90’lı yıllarda çok sayıda aydının suikastlara kurban gittiğini hatırlatarak, “Failleri hala meçhul. Katillerin yakalanması için verilen sözler tutulmadı” diye konuştu. ADD Şube Başkanı Ak da, adalet ve demokrasi için savaşmanın insanlık görevi olduğunu söyledi. Katılımcılar daha sonra Uğur Mumcu Heykeli’ne kırmızı karanfiller bıraktı; anı defterini imzaladı. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

NEYMİŞ?
Yerel Yönetimler
25 Ocak 2021 Pazartesi 13:16

NEYMİŞ?

Muzaffer Ayhan Kara yazdı
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

CHP'li Beko'dan 'Çaltılıdere' tepkisi... 'TARIMI VE YAŞAM ALANLARINI BİTİRECEK'
Politika
25 Ocak 2021 Pazartesi 13:03

CHP'li Beko'dan 'Çaltılıdere' tepkisi... 'TARIMI VE YAŞAM ALANLARINI BİTİRECEK'

CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, Aliağa'da sulak alan olmaktan çıkarılan 91 hektarlık bölgede hayata geçirilen Çaltılıdere Yat İmalat Yeri Projesi’nin tarımı ve yaşam alanlarını bitireceğini söyledi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un yanıtlaması istemiyle TBMM'ye soru önergesi veren Beko, "Ranta dayalı bu kararlar gelecek nesillerimizi de yok edecek. Sulak alanları yok eden bu katliamla ilgili bir soruşturma başlatılacak mıdır?" dedi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-İzmir'in Aliağa ilçesinde yat ve teknelerin yapımı, bakımları ve diğer ihtiyaçların temini için hayata geçirilen ‘Çaltılıdere Yat İmalat Yeri Projesi’ne CHP İzmir Milletvekili Kani Beko'dan tepki geldi. Sulak alan olmaktan çıkarılan 91 hektarlık yerde projeye başlanması için "ÇED gerekli değildir" kararı alındığını ifade eden Beko, "Ranta dayalı bu kararların gelecek nesillerimizi, ormanlarımızı, biyolojik çeşitliliği ve eko-sistemi yok ettiği açıktır. Bölgeye ve çevredeki yaşam alanlarına büyük zarar verecek" dedi.

BAKAN KURUM'A SORULAR

Beko, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un yanıtlaması istemiyle TBMM'ye soru önergesi verdi. CHP'li Beko şu sorulara cevap istedi: 
1- İlgili bölge hangi gerekçe ile sulak alan olmaktan çıkarılmıştır? Hedeflenen yarar, amaç nedir?
2. Bu bölgeye hangi gerekçe ve rapora dayanarak bir Yat İmalat Yeri yapılmaktadır? 
3. Bölgenin sulak alan olduğu açıkken, ilgili alan birçok çeşit kuşa ev sahipliği yaparken; Çevresel Etki Değerlendirmesi raporunun gerekli görülmemesinin dayanağı nedir? Bu karar hangi gerekçe ile alınmıştır?
4. Yat İmalat Yeri Projesi'nin çevreye vereceği zarar açıkken, bu çalışmaların yapılması bölge halkının yaşam alanlarına açık bir tehdit değil midir?
5. Bölgede yaşam alanlarını, biyolojik çeşitliliği, sulak alanları yok eden bu katliamla ilgili bir soruşturma başlatılacak mıdır?
6. Bölge halkının geçim kaynağı tarım ve zeytin üretimidir. Proje nedeniyle binlerce zeytin ağacının zarar göreceği açıktır. Bu durumda ortaya çıkacak zarar nasıl tazmin edilecektir? Bölge halkı geçimini nasıl sağlayacaktır?

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Bornova'da 48 saatte çözüm dönemi
Yerel Yönetimler
25 Ocak 2021 Pazartesi 12:08

Bornova'da 48 saatte çözüm dönemi

Bornova Belediyesi, vatandaştan gelen talepleri tek noktada toplayıp takip ederek 48 saat içinde çözüm üretmek amacıyla yeni bir sisteme geçiyor. Belediye binasının bitişinde satın alınan banka binasında hizmet verecek sistemin Nisan ayında hayata geçmesi hedefleniyor.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

2020 boyunca Bornovalılardan 36 bin 500 talep ya da sorun iletildiğini ifade eden Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, “Bornovalılar 10 bin 500 kez belediyemize gelerek sorunlarını aktarırken, 21 bin kez de telefon, whatsapp hattı gibi alanları kullanmış. Sosyal medya gibi araçları kullanarak da 5 bine yakın sorun ya da beklentilerini bizlere ulaştırdı. Gelen sorunların yaklaşık yüzde 69’u birkaç gün içinde sonuçlandırılırken yüzde 19’luk bir kısmı ise anında yapılamayacak işler olduğu için planlamasürecine alındı.Taleplerin yüzde 10’luk bölümü İzmirgaz, Büyükşehir belediyesi, Tedaş gibi farklı kurumların yetki alanında bulunuyorken, yaklaşık yüzde 2’lük kısım ise ilgili mevzuata ya da planlamalara uygun olmadığı için uygun bulunmadı ya da sonuçlanmadı” dedi.
 


TEK MERKEZDEN TAKİP 


Yeni sistemle iletişim ağının güçleneceğini ve tek merkeze toplanacağını ifade eden Başkan İduğ, “Bu bir iletişim merkezi olacak. İletilen talep ya da sorunla ilgili çözüm ya da çözüm süreci başvurunun ardından ilk 48 saatte ilgili birimlerce oluşturulacak. İletişim ekibimiz gelen talebin takibini yapacak,  düzenli olarak Bornovalıya bilgi verecek. Amacımız süreçleri şeffaflaştırmak ve Bornovalının beklentilerini hızla karşılamak. Bu sistem bir yanıyla Bornova’nın beklenti ve ihtiyaç haritasını çıkartırken, bizim de iş süreçlerimizi kontrol
etmekte, iyileştirilmeye ihtiyaç duyan alanları düzenlemede çok faydalı olacak” diye konuştu.



SAHA EKİBİ DE ORADA OLACAK

Ayrıca özel saha ekipleri oluşturularak Bornova içinde sürekli çalışma yapılacağını söyleyen Başkan İduğ, “Bu ekipler ellerinde tabletlerle sürekli vatandaşın nabzını tutacak. Parklara, merkezi noktalar gidecek Belediyeden beklentileri dinleyecek. Eğer bir talep gelirse anında sisteme girerek süreci başlatacak. Çağımız iletişim çağı, bizim de amacımız her an, her dakika Bornovalıyla el ele olmak” dedi

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sokakta yaşayan Aliş sesini kaybediyor...
Güncel
25 Ocak 2021 Pazartesi 11:57

Sokakta yaşayan Aliş sesini kaybediyor...

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde, sokakta yaşayan ve çevresinde 'Aliş' olarak tanınan Ali Gündüz (28), sesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Kimsesi olmayan Aliş'e mahalle sakinleri  bugüne kadar  sahip çıktı. Şimdi de mahaleli sağlığına kavuşturacak ameliyatı olabilmesi için ihtiyaç olan 3 bin TL'yi hayırseverlerden toplamaya çalışıyor.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Ali Gündüz, 7 yaşına kadar yetiştirme yurdunda kaldı. Yaklaşık 21 yıldır da sokaklarda yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Karşıyakalılar, şansız bir çocukluk geçirmesine rağmen güler yüzü ile iyi niyetinden bir şey kaybetmeyen Ali Gündüz'e bu sebeple destek olmaya çalışıyor. Karşıyakalılar tarafından 'Aliş' olarak tanınan Ali Gündüz, soğuk havaların da etkisiyle son aylarda ciddi sağlık problemi yaşamaya başladı. Sokakta yaşadığı için maruz kaldığı soğuk hava, Gündüz'ün ses tellerine zarar verdi. Sesi günden güne kısılan ve neredeyse hiç çıkmayan Aliş, hayırseverler tarafından hastaneye götürüldü. Acil bir şekilde ameliyat olmazsa Aliş'in sesini, tamamen kaybedeceğini söyleyen mahalle sakinleri, ameliyat için gerekli olan 3 bin TL için çok geç olmadan hayırseverlerden destek beklediklerini söyledi.

MAHALLE SAKİNLERİ ALİŞ'İN SESİ OLDU

Mahalle sakinlerinden Arda Durmayan (40), Aliş'i küçük yaştan itibaren tanıdığını belirterek, "Kimseye zararı olmayan herkese yardımcı olan genç bir arkadaşımız. Acil ameliyat olması gerekiyor. Evi yok, sokaklarda yaşıyor. Karşıyaka'nın esnafı ve halkı bu konulara duyarlıdır. Herkes onun için elinden geleni yapıyor; ama bugünlerde acilen müdahale edilmesi gereken bir sağlık durumu var. Yuvadan yetişme bir çocuk, sigortası yok, kimi kimsesi de yok. Sokaklarda yatıp kalkıyor. Yardım edilmesi gereken bir durumu var. Şimdi de ses tellerinde sorun yaşamaya başladı. Soğukların artmasıyla birlikte bu problem büyüdü ve artık sesi çıkmıyor. İnşallah onun sesi olarak bizleri, duyanlar olur. Tek isteğimiz ameliyat masraflarının karşılanması. Yoksa sesini tamamen kaybedecek" dedi.

'KİMSEYE ZARARI OLMAZ'

Çocukken aynı yetiştirme yurdunda kaldıklarını ve Aliş için elinden geleni yapmaya çalıştığını ifade eden Karşıyakalı Hakan Toldo (28) zihinsel engeli de bulunan Aliş'in sağlığına kavuşması için gerekli olan ameliyat parasının bir an önce toplanması gerektiğini dile getirdi. Ali Gündüz'ün çocukluk arkadaşı olduğunu hatırlatan Toldo, "Onunla birlikte çocuk esirgeme kurumunda büyüdüm. Ali çocukken de kurumda kalamıyor, sokakta yaşamak istiyordu. Zor şartlar, sağlığını bozdu.  Acilen ses tellerinden ameliyat olması lazım. Hafif zihinsel yetersizliği var, kendini ifade etmekte zorlanıyor. Sesinin de tamamen gitmesini istemiyoruz. Güzel yürekli ve iyi insanların, sesimizi duyacağını düşünüyorum. Özel bir hastaneye götürdük. 4 bin lira olan ameliyatı 3 bin liraya indirdik. Eğer 3 bin lira sağlanırsa Ali Gündüz arkadaşımız, ameliyat olup sesine kavuşabilecek. Karşıyakalılar Aliş'i çok sevdi, bağrına bastı. Kimseye zararı olmayan birisidir. Yaklaşık 21 yıldır sokaklarda yaşayan Aliş'in durumuna çok üzülüyorum"diye konuştu.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir'de sokak hayvanlarını zehirlediler!
Güncel
25 Ocak 2021 Pazartesi 11:51

İzmir'de sokak hayvanlarını zehirlediler!

İzmir'in Bornova ilçesinde belli noktalara bırakılan etlerden yiyen sokak hayvanlarının zehirlenerek ölmeleri hayvan severlerin tepkisini çekti. Mahalle sakinleri, zehirli etleri bırakanları kendi imkanlarıyla aramaya başladıklarını belirterek, “Numuneleri belediyeye gönderdik. Bu etlerden yiyen kuşlar, kediler ve köpekler telef oldu. Bırakanların tespit edilerek cezalandırılmalarını istiyoruz” dedi. 
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Karacaoğlan mahallesi, 4076 sokak ve çevresine geçen hafta kimliği belirsiz kişi veya kişilerce zehirli etler bırakıldı. Etleri tüketen bir köpek ile birden fazla kuş telef oldu.  Mahalleye bırakılan etlerden son olarak Max adı verilen bir köpeğin zehirlenme belirtileri göstermesi üzerine olay ortaya çıktı. Geçen 23 Ocak Cumartesi günü hayvanlara mama bırakmak için  sokağa çıkan Gizem Gümüş, 'Max' adını verdikleri  köpeği titrerken buldu. Gümüş'ün olayı belediye ekiplerine bildirmesi sonucu Max tedaviye alındı. Çevrede bulunan ve üzerinde beyaz maddelerin olduğu etlerden alınan numuneler belediyeye gönderildi. Kalan etleri de mahalle sakinleri imha etti.  

‘ZEHİRLİ ETLER BIRAKILIYOR’

Son zamanlarda bölgede zehirli etlerden yiyerek telef olan sokak hayvanı sayısının arttığına dikkat çeken Gizem Gümüş, “Geçen hafta kimliğini bilmediğimiz bir kişi, burada sokak hayvanlarını istemediğini söylemişti. O şahsın ‘bütün hayvanları öldüreceğim’ tehdidinden sonra bu zehirlenmeler gerçekleşti” iddiasında bulundu. Telef olan hayvanları bulan Gizem Gümüş, "Bir köpeğimizin zehirlendiği haberini aldık. Bunun üzerine diğer köpeklere bakmak ve mama vermek için dışarıya çıktım. Max, beni görünce yanıma koştu. Ardından da titremeye başladı. Bir yandan Max'ı takip ediyordum, bir taraftan da 'Kimleri arayabilirim' diye düşünüyordum. Belediyeye olayı bildirdik. Aynı anda çok şükür çevredeki esnaflarla birlikte Max'ı kurtardık. Biz kontrol için veterinere götürdük. Bu hayvanların, hiç kimseye zararı yok. Ne onlara ne de biz hayvan severlere karışmasınlar. Eğer zehirli etleri bulup imha etmeseydik daha fazla hayvan zarar görecekti " diye konuştu. Gümüş, son zamanlarda mahallelerinde zehirli etlere sıkça rastladıklarını hatırlatarak, “Sadece köpekler değil, kuşlar ile kediler de zarar görüyor. Sosyal medya paylaşımından sonra bana gelen mesajlara göre herkes bu konudan şikayetçi” dedi.

‘ETLERİ İMHA ETTİK’

Bir diğer mahalle sakini Ayşen Acar, belli noktalarda zehirli etlere rastladığını ifade ederek, “Yürüyüşe çıktım. Etleri gördüğümde zehirli olabileceği hiç aklıma gelmemişti. Sosyal medyada paylaşımı gördükten sonra o etleri alıp imha ettim. Bu tip olayların, hem de bizim çevremizde gerçekleşmesi oldukça üzücü. Şimdi ‘zehirli etleri’ koyanı arıyoruz. Hemen her sokağa bırakılmış. Bunu yapanların, ruhsal anlamda sağlıklı olduklarına inanmamakla birlikte tedavi olmaları gerektiğini düşünüyorum. ‘Hayvan Hakları Yasası'nın bir an önce çıkmasını istiyoruz" diye konuştu.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Nalbantoğlu'ndan Soyer'e 2 sayfalık övgü! DÜNYA DURDUKÇA...
Politika
25 Ocak 2021 Pazartesi 11:26

Nalbantoğlu'ndan Soyer'e 2 sayfalık övgü! DÜNYA DURDUKÇA...

CHP PM Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar’ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'e yönelik “Kostüm değiştirmekle çiftçinin yanında olunmaz” sözlerine 2 sayfalık açıklamayla yanıt verdi. Soyer'in Seferihisar Belediye Başkanlığı'dan beri yaptığı tarım çalışmalarını tek tek sıralayan Nalbantoğlu, "Atalık yerli tohumlara da sahip çıkmıştır. Sırf bu bile, dünya durdukça Tunç Soyer isminin saygıyla anılması için yeterlidir" açıklamasını yaptı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

AK Partili Kırkpınar'ın sözlerini "şaşkınlıkla ve esefle" okuduğunu belirten Nalbantoğlu, "Yekten söyleyeyim, Tunç Soyer, üç-beş gündür değil, Seferihisar Belediye Başkanlığı döneminden bu yana, yani 10 yıldan fazladır tarımın, çiftçinin ve üreticinin yanındadır. Sayın Kırkpınar’ın ve partidaşlarının bilgisine sunmak adına, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Tunç Soyer’in, (ülkeye örnek olması gereken) tarım vizyonuna ilişkin bazı hatırlatmaları yapmak şart olmuştur. Soyer, (Başka Bir Tarım Mümkün) sözleriyle tanımladığı tarım vizyonunu, yaklaşık 12 yıl önce Seferihisar Belediye Başkanı olduğu dönemden itibaren hayata geçirmeye başlamıştır. Doğayla uyumlu, küçük üreticiyi destekleyen, tüketiciyi ve kentliyi zenginleştiren bu tarım modeli çerçevesinde; dört ana politika belirlenmiştir" dedi.

Nalbantoğlu, dört ana başlığı; üreticinin sadece kendi ürettiğini satabildiği pazarlar oluşturulması; üreticiyi aracıyla muhatap olmaktan kurtaran, tüketiciyle doğrudan buluşmasını sağlayan birlik ve kooperatifler kurulması; tarım ürününü sanayi ürününe dönüştürmek, paketlemek, markalaştırmak ve dünya pazarlarıyla buluşturmak; yerli tohumu sahip çıkmak şeklinde sıralarken, şöyle devam etti:

"Sayın Soyer’in yoğun emek ve çabaları doğrultusunda, önce yukarıdaki maddelerin tümünü destekleyen Bereketli Sulama Projesi hayata geçirilmiş ve tarımsal sulama barajının isale hatları yenilenmiştir. Böylece daha az su ile daha uzun süre sulama imkânı yaratılmış; çiftçimizin cebinden daha az para çıkması sağlanmış; alternatif ürünler üretilmeye başlanmıştır. Seferihisar’da bu dört temel hedef çerçevesinde kurulan üretici ve köy pazarları; bugün de varlıklarını sürdürmekte; hem üreticiye hem tüketiciye kazandırmaya hem de Seferihisar için ekstra ekonomi yaratmaya devam etmektedir. Yine bu politikalar doğrultusunda Türkiye’nin dört bir yanından tarımsal kalkınma kooperatifleri ile Seferihisarlı kooperatif ve üreticilerimizin ürünlerinin satıldığı Seferihisar Bakkalı ve Halkın Bakkalı işletmeleri hayata geçirilmiştir."

Soyer'in yaptıklarını 2 sayfalık açıklamayla sıralayan Nalbantoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Her köyü bir ürünle özdeşleştirerek, köylerin kendi sürdürülebilir ekonomilerini yaratması da hedeflenmiştir. Bu doğrultuda; örneğin Turgut Köyü lavanta, Orhanlı Köyü şevketi bostan, Beyler Köyü hurma zeytin, Ulamış Köyü karakılçık buğdayı ile anılır olmuştur.
Yine ilçenin en önemli geçim kaynağı olan mandalinanın pazarlanabilmesi, üreticinin daha çok kazanması için Mandalina Üretici Birliği kurulmuştur. Ardından mandalina işleme ve paketleme tesisi, Seferihisar Belediyesi tarafından satın alınarak birliğe devredilmiştir. Böylece aracılar aradan çıkarılmış; üretici kendi malını işleyip, pazarlamaya, para kazanmaya başlamıştır. Düzenlenen mandalina şenlikleri ile Seferihisar Mandalinası, Türkiye çapında ‘marka’ haline getirilmiştir. Aynı şekilde Seferihisar Mandalinası için Coğrafi İşaret Tescili de alınmış ve ürüne katma değer kazandırılmıştır. Mandalinanın, jeotermal enerjiyle kurutulması projesi de hayata geçirilmiş; böylece Seferihisar Mandalinası dört mevsim tüketiciyle buluşmaya başlamıştır.
Aynı şekilde, başta zeytinyağı olmak üzere Seferihisar’da üretilen tarım ürünlerinin hepsi için “markalaştırma” çalışmaları yürütülmüştür. İlçe genelinde yaşı 500’ün üzerinde olan anıt ağaçlar tespit edilmiş; bu ağaçlardan üretilen zeytinyağları Zeytinyağı Müzayedesi ile satılmıştır. Bu da üreticiye ekstra kazanç sağlamıştır. Örneğin Teos Antik Kenti’nde bulunan 1800 yaşındaki ağaçtan üretilen yağın yarım litresi 30 bin TL’ye alıcı bulmuştur. Yine ilçede yetiştirilen üzümler de kurutulup paketlenmiştir. Gelecek nesiller yerli tarıma sahip çıksın hayata geçirilen Doğa Okulu; yarının büyüklerine tarım bilinci aşılamaktadır.
Tarımdan anlamıyor denilen Tunç Soyer, AK Parti iktidarının adeta yasak madde muamelesi yaptığı, alım-satımını yasakladığı atalık yerli tohumlara da sahip çıkmıştır. Sırf bu bile, dünya durdukça Tunç Soyer isminin saygıyla anılması için yeterlidir."

Türkiye’de ilk kez Soyer’in talimatıyla başlayan Tohum Takas Şenlikleri’yle kaybolmaya yüz tutmuş tohumların toplandığını ve yine Soyer’in kurduğu Seferihisar Can Yücel Tohum Merkezi’nde çoğaltıldığını vurgulayan Nalbantoğlu, "Bugün her yıl milyonlarca yerel tohum, Türkiye’nin dört bir yanına ücretsiz gönderilmektedir. O günden beri ülkemizin dört bir yanında sayısız Yerel Tohum Takas Etkinlikleri düzenlenmektedir. Tunç Soyer’in tarım vizyonunu bugün de aynen devam ettiren Seferihisar Belediyesi, pek çok kentte Yerel Tohum Merkezlerinin kurulmasına öncülük etmiştir. KKTC’deki Mehmetçik Belediyesi dahi Tunç Soyer vizyonundan ilham almış ve Zeka Bey Tohum Merkezi’ni kurmuştur. Soyer’in tarım vizyonu sayesinde bugün Türkiye’nin pek çok yerinde, başta Karakılçık Buğdayı olmak üzere atalık tohumların ekim alanları hızla artmaktadır" dedi.

ÇİFTÇİNİN BABASI TARIMIN HAMİSİ..

Rıfat Nalbantoğlu, "Çiftçi babası, tarımın hamisi Tunç Soyer’i, Seferihisar’dan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na taşıyan en önemli etken, işte bu akıl ve vizyondur. Soyer, çok daha büyük bir güç ve azimle, tarıma, çiftçiye, üreticiye ve tüketiciye sahip çıkmaya devam etmektedir. Geride kalan yaklaşık 2.5 yılda da yerli ve milli tarım olanaklarının geliştirilmesi, doğru tarım deseninin oluşturulması, iklim kriziyle ve kuraklıkla mücadele, çiftçinin ve üreticinin ürününe katma değer kazandırılması ve tüketicinin sağlıklı ve hesaplı gıdaya ulaşması için onlarca faydalı icraata imza atmıştır. Son olarak Türkiye’nin tarım başkenti Ödemiş’te duyurduğu İzmir Tarımı vizyonu da Ak Parti’nin her türlü kolaylığı sağladığı küresel tarım kapitalizmine bir başkaldırı manifestosudur. İklim, toprak ve coğrafya koşullarına uygun tarım ve hayvancılık modellerini hayata geçirmeyi hedefleyen İzmir Tarımı, kuraklığa ve yoksulluğa karşı çıkışın işaret fişeğidir. Tarıma; örgütlenme temelinde, bilimsel ve bütüncül yaklaşım sunmaktadır. Büyükşehir Belediyesi tarafından alım garantisi verilen üretici, emeğinin karşılığını alacaktır. Büyükşehir şirketi BAYSAN’da paketlenecek ürünlere, markalaştırılarak katma değer kazandırılacaktır. Sağlıklı İzmir Tarımı ürünleri, dünyanın dört bir yanına pazarlanacaktır. Ağızlarından yerlilik ve millilik kavramlarını düşürmeyen, ancak attıkları hiçbir adımda yerlilik ve millilik bulunmayan art niyetli odaklar; yerli tohumlarla, yerli hayvan ırklarıyla yapılacak tarımsal faaliyetlerden niçin rahatsızlık duymaktadırlar? Eleştireceklerine, sayın Soyer’in İzmir Tarımı vizyonunu incelemelerini ve yerli tarıma can çekiştiren tarım politikalarını bir an önce terk etmelerini tavsiye ediyorum.
Sözün özü; Sayın Tunç Soyer, kamuya yöneticilik yaptığı yıllar boyunca; birilerinin çok sevdiği gibi boş konuşmamış, boş oturmamıştır. Her zaman kamu yararına icraatlarıyla konuşulmuş, alkışlanmıştır. Sn. Kırkpınar ise daha önce farklı konularda pek çok partidaşının yaptığı gibi bilgisizce ya da art niyetli konuşmuştur.
Burada asıl üzücü olanın, sırf muhalefet olsun diye yapılan bu tür açıklamaların, halkımızın faydası için hayata geçirilen icraatları, harcanan emekleri yok sayması ve karalamasıdır. Siyaset, halka hizmet için yapılır. Siyasetçilerin her şeyden önce bu bilince sahip olması ve on düşünüp, bir konuşması gerekir."
 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Romanların elektriklerinin kesilmesine tepki... YANDAŞA VAR, YOKSULA YOK!
Politika
25 Ocak 2021 Pazartesi 11:42

Romanların elektriklerinin kesilmesine tepki... YANDAŞA VAR, YOKSULA YOK!

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, İzmir'de borçları nedeniyle faturalarını ödeyemeyen Roman yurttaşların elektriklerinin polis eşliğinde kesilmesine tepki gösterdi. Romanların pandemi nedeniyle yaşadıkları sorunlarla ilgili TBMM'ye araştırma önergesi veren Purçu, "Bu soğukta onları böylesine çaresizce bırakmak adil değil. Birçok yandaş holdingin milyon liralık vergi borçları silinirken gariban halka bunu yapmak adil mi" dedi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, Konak ilçesine bağlı Tepecik Mahallesi'nde faturalarını ödeyemedikleri için elektrikleri kesilen Romanlar'ın soğukta çaresiz bırakıldığını söyledi. İzmir'de Ege Mahallesi, Hilal Mahallesi  ve hatta Türkiye'deki birçok Roman mahallesinin sıkıntılarla boğuştuğunu belirten Purçu, "İzmir Tepecik Mahallesi'nde Faturasını ödeyemeyen Roman vatandaşlarımızın elektrikleri, önceki gün polis eşliğinde kesildi. Pandemi yüzünden birçoğu işsiz ve yoksulluk içerisinde. Kış aylarında elektrikleri kesilen Roman vatandaşlar gaz lambaları ve tüplerle olayı protesto ediyor. Bu soğukta onları böylesine çaresizce bırakmak adil değildir, sosyal devlet ilkemiz ile bağdaşmaz" dedi.

"SOKAK EKONOMİSİ ÇÖKTÜ"

Romanların genel olarak sokak ekonomisi ile geçinen, boyacılık, çiçekçilik müzisyenlik gibi işlerde çalışan insanlar olduğunu vurgulayan Purçu, "Birçoğunun sosyal güvencesi yok. Normal yaşantılarında bile zorlukla geçimlerini sağlamaya çalışan Romanlar, pandemi döneminde AKP iktidarının yanlış politikaları nedeniyle giderek artan ekonomik krizle beraber yoksullukla, hatta açlıkla karşı karşıya kalmıştır. Çarşı pazar fiyatlarının cep yaktığı, her gün yeni zamların üst üste eklendiği, ekonomik krizin her geçen gün arttığı bir ortamda insanlar çiçek satın almıyor, ayakkabısını boyatmıyor. Sokak ekonomisinin böylesine çöktüğü bir dönemde, sokaktan geçimini sağlayan Roman vatandaşlar fatura ödemek bir yana yiyecek ekmeği zor buluyorlar. Bu insanlara pandemi bir kere vurduysa vicdansızlık ve adaletsizlik bin kere vurdu. Uzaktan eğitim gören çocukları, minik bebekleri var. Vicdanınız nasıl elveriyor minicik bebekleriyle hastanelere gitmek zorunda kalmalarına, çocukların eğitim alamamasına" diye konuştu. 

"ZENGİNE VAR, YOKSULA YOK"

TBMM'ye Romanların sıkıntılarıyla ilgili araştırma önergesi veren Purçu, şu ifadeleri kullandı: "Bu vatandaşlar borçlarını reddetmiyorlar, faizinin kaldırılmasını, 60 ay vade ile yapılandırılmasını talep ediyorlar. Bu kolaylık sağlandığı takdirde azar azar borçlarını ödeyebilecekler. Hal böyleyken Roman vatandaşlarımızı güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirmek yanlıştır.   
Birçok yandaş holdingin milyon liralık vergi borçları affedilirken, silinirken gariban halka bunu yapmak adil mi, sosyal devlet ilkesine, vicdana sığar mı? Bu durum bugün Tepecik'te gözlemlenen ama Türkiye'nin birçok Roman mahallesinin sorunudur. Toplumun adalet duygusunun daha fazla zedelenmemesi için, yoksul halkı daha fazla açlığa mahkûm etmemek için, sosyal devlet ilkesinin gereğinin yerine getirilmesi için, gelirleri olmayan bu vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin acilen giderilmesi gerekmektedir." 
 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İşte Türkiye'nin aşı haritası... İzmir'de kaç kişi aşı oldu?
Güncel
25 Ocak 2021 Pazartesi 11:00

İşte Türkiye'nin aşı haritası... İzmir'de kaç kişi aşı oldu?

Türkiye'nin aşı haritası erişime açıldı. Türkiye'nin günlük aşı tablosu Sağlık Bakanlığı'nın 'COVID-19 Aşısı Bilgilendirme Platformu' üzerinden anlık olarak takip edilebilecek. Şu ana kadar İzmir'de 78 bin 253 kişinin koronavirüs aşısı olduğu açıklandı
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

ağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın "Türkiye'de iller bazında aşı dağılımını görebilirsiniz" diyerek söz ettiği aşı haritası aktif hale geldi. Türkiye'deki 81 ilde ilde aşılananların sayısı covid19asi.saglik.gov.tr sitesi üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor. İllere göre aşı dağılımı 10 dakikada bir güncelleniyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Son Kale İzmir