MENÜ
İzmir 13°
Son Kale İzmir
1 gecede 3 araç çaldılar!
Güncel
30 Kasım 2020 Pazartesi 18:32

1 gecede 3 araç çaldılar!

İzmir'in Konak ilçesinde bir gecede 3 aracı çalan 2 şüpheli tutuklandı. Şüphelilerin çaldıkları ilk aracın aküsünün bitmesi üzerine kamyonet çaldıkları, bu aracın da yakıtının bitmesi üzerine bir başka otomobili çaldıkları belirlendi. Yaşanan 3 hırsızlık olayı ile şüphelilerin aküsü biten aracı tamir etmeye çalışmaları kameralara yansıdı
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, Eşrefpaşa semtinde aynı gece 2 otomobil ile 1 kamyonetin çalınması üzerine çalışma başlattı.

Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen polis, şüphelilerin kimliklerinin tespit edilmesi üzerine harekete geçerek T.P. ve AA'yı ikametlerinde yakaladı.

Şüphelilerin önce park halindeki 35 APU 246 plakalı otomobili çaldığı, aracın aküsünün bitmesi üzerine tamir etmeye çalıştıkları ancak başarısız olunca bir başka sokaktaki kamyoneti çaldıkları belirlendi.

Kamyonetin bir süre sonra yakıtının tükenmesi üzerine bu kez park halindeki 45 HC 2091 plakalı otomobili çaldıkları ortaya çıkan zanlıların, üçüncü araçla da gezmeye devam ettiği ancak aracın yakıtının bittiğini fark edince bir akaryakıt istasyonuna gittikleri, yakıtı doldurulan araç çalışmayınca da bir süre ittikleri tespit edildi. 

Emniyetteki ifadelerinde arkadaş olduklarını belirten şüphelilerin, araçları gezmek için çaldıklarını söylediği ve "Macera olsun diye yaptık, pişmanız" dedikleri öğrenildi.

İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 zanlı tutuklandı.

- Olay güvenlik kamerasına yansıdı

Öte yandan araçların çalınma anı çevredeki güvenlik kameralarınca kaydedildi.

Görüntülerde araçların çalınması ile şüphelilerin aküsü biten otomobilin kaputunu açarak aracı tamir etmeye çalışması yer alıyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir’de son çadır da bugün kaldırıldı!
Güncel
30 Kasım 2020 Pazartesi 18:25

İzmir’de son çadır da bugün kaldırıldı!

İzmir’i sarsan depremin birinci ayı dolarken İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu çadır alanındaki son çadır da kaldırıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tek bir aileyi bile yaklaşan kış mevsimi öncesi çadır köşelerinde bırakmayacaklarının sözünü verdiklerini hatırlatarak, “Halkın desteği, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin imkanları ve devletimizin gücüyle el ele vererek başarı bir hikayesi yazdık” diye konuştu.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Depremin üzerinden bir ay geçmişken İzmir’de bugün itibariyle çadırda yaşayan kimse kalmadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Tınaztepe Galen Hastanesi’nin otoparkında hizmet verdiği çadır alanındaki son çadır da bugün kaldırıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Henüz tablo daha netleşmeden, hasar tespitleri bile yapılmadan biz bir söz vermiştik. Tek bir ailenin, tek bir ferdini bile yaklaşan kış mevsimi öncesi çadır köşelerinde bırakmayacağız demiştik. Ve bırakmadık… Böyle büyük bir iddiayı ortaya atarken elbette arkamızda halkımızın desteği, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin imkanları ve devletimizin gücü olduğunu biliyorduk. O güven ve inançla, el ele, gönül gönüle vererek birlikte bir başarı hikayesi yazdık.  Bir Kira Bir Yuva kampanyası ile kira desteği sağlananlar yeni evlerine yerleşti. Uzundere’deki konutlarımızın, eski Hilton Oteli’nin kapılarını açtık. Depremzedelerin bir kısmı ise AFAD'ın konteyner evlerinde ve yurtlarda geçici olarak barınıyor. Bugün depremden sonra kurulan son çadırı da kaldırdık” dedi.

“Hakkınız asla ödenmez”
Başkan Tunç Soyer deprem sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dayanışma kampanyalarına katılan yardımseverlere teşekkür ederek şöyle dedi: “Türkiye’nin ve dünyanın dört yanından kampanyalara destek veren herkese minnet duygularımı ifade etmeyi bir borç biliyorum. Hakkınız asla ödenmez. Ve devletimizin tüm ilgili bakanlıkları ile bağlı kurumlarına, çalışanlarına, İzmir Valiliğimize, enkaz bölgesinde arama-kurtarma ve yardım çalışmalarına katılan tüm gönüllü ve resmi kuruluşlara, sahip oldukları imkanları bizlere sunmakta bir an bile tereddüt etmeyen İzmir'den ve Türkiye'nin dört bir yanından koşarak gelen belediye başkanlarımıza, depremden etkilenen hemşerilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için özveriyle görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi emekçilerine gönül dolusu teşekkür ediyorum. İsimlerini tek tek sayamayacağım güzel ülkemizin iyi kalpleri insanları. İyi ki varsınız.”

Neler yapıldı?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet verdiği çadır alanlarında Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde çalışan sosyal çalışmacı, dağıtım personeli, şoför personel, aşevi personeli ve ofis destek elemanlarından oluşan 360 personel sahada görev aldı. Aşevi Şube Müdürlüğü’nce 81 bin 613 kişilik çorba ikramı, 3 öğün 148 bin kişilik yemek hizmeti, ayrıca pide ve kumanya desteği sağlandı, yirmi bin litreye yakın süt dağıtımı yapıldı. Halkın Bakkalı üzerinden gelen bağışlar doğrultusunda 22 bin kişilik yemek desteği sağlandı. 17 lokasyonda yemek ve ikram hizmeti verildi. Afetzede yurttaşların ısınma ihtiyaçları için 265 soba kurularak yakacak talebi karşılandı. Çadırda kalan ya da evlerinden başvuru yapan yurttaşların giyim ve hijyen malzemesi ihtiyacı karşılandı. Ev kiralayan 209 yurttaşın buzdolabı, çamaşır makinesi, set üstü ocak, çekyat, küçük ev aletleri desteği sağlandı.



Destek miktarı 40 milyonu geçti
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in çağrısı ile başlatılan Bir Kira Bir Yuva kampanyası kapsamında destek miktarı 40 milyonu geçti. Böylelikle ilk etapta kiraya çıkmak isteyen depremzede ailelerin 5 aylık kira gideri karşılanmış oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Uzundere'de bir yıllık kullanım için depremzedelere açtığı dört bloktaki 224 konuttan 112’sine aileler yerleşti.  Beyaz eşyadan koltuk takımına kadar her türlü ihtiyacın giderildiği dairelerde kalan depremzedeler konutlardan ayrılırken mobilyaları ve beyaz eşyaları da yanlarında götürebilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 380 odası depremzedelere açılan, geçmişte Hilton oteller zincirinin işlettiği ve sözleşmesi bitince boşalttığı 5 yıldızlı otel binasına da depremzede aileler yerleşmeye devam ediyor. Binada toplam 83 kişi kalıyor. Otelde ücretsiz olarak üç öğün yemek servisi de yapılıyor. Ayrıca Bir Kira Bir Yuva kampanyası kapsamında boş evlerini paylaşan ailelerin evine de 3 aile yerleşti.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

EGEÇEP'ten flaş çıkış... Dikili köylüsünün toprakları gasp edilecek!
Güncel
30 Kasım 2020 Pazartesi 17:48

EGEÇEP'ten flaş çıkış... Dikili köylüsünün toprakları gasp edilecek!

İzmir'in cennet ilçelerinden Dikili'ye kurulması planlanan Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi'ne (TDİOSB) flaş bir itiraz geldi. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Dikili'nin verimli tarım arazilerinin sermayeye peşkeş çekildiğini belirterek, "Bu proje Dikili köylülerinin topraklarını gasp projesidir. Kamu yararı göz ardı edilmiştir. Bu projeden vazgeçilmelidir" açıklamasını yaptı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR- Covid-19 salgını nedeniyle interaktif olarak yapılan basın açıklaması, EGEÇEP Bilim Kurulu Üyesi ve Jeofizik Yüksek Mühendisi Erhan İçöz tarafından okundu. Yapılan açıklamaya gazetecilerin yanı sıra EGEÇEP eş sözcüleri Av. Berna Babaoğlu Ulutaş ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa ile çevre örgütlerinin temsilcileri katıldı.

KAMU YARARI GÖZ ARDI EDİLMİŞ

Açıklamada; “Bu projede, dar gelirli köylülerimiz, çiftçilerimiz yoktur. Böyle bir proje oluşumunda hedeflenen ilk amaç ‘kamu yararı’ olmalı iken bu projede kamu yararı tamamen göz ardı edilmiştir” denildi.

KÖYLÜNÜN TOPRAĞI ELİNDEN ALINACAK

Jeotermal enejiyi de kapsayan bu projeyle köylünün toprağının elinden alınacağı belirtilirken, “Tanıtım yazılarına göre, her ortağın payı en az 3000 m2 olacak ve bedeli de en az 3.000.000 TL olacaktır. Toplam 3000 dönüm arazi bu işletmelere tahsis edilecektir. Diğer bir deyişle, köylünün toprağı elinden alınarak, Dikili TDİSOB’ye verilecektir. Arazilerin ne şekilde köylüden alınacağı belirsizdir. Acele kamulaştırma, burada da uygulanarak, köylülerin elinden tarlalarının yok pahasına alınması mı hedefleniyor” ifadelerine yer verildi.

ÇİFTÇİ ÖRGÜTLERİ VE YEREL İNSİYATİFLER YER ALMIYOR

Projede herhangi bir çiftçi örgütü ya da yerel inisiyatifin yer almadığını vurgulanan açıklamada, kurucu ortakların sermaye kesiminden oluştuğu aktarıldı. Ege İhracatçılar Birliği (EİB), İzmir Ticaret Borsası (İTB), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Odası (İZTO), Bergama Ticaret Odası'nın yanı sıra İzmir Valiliği ve Dikili Belediyesi'nin de kurucu ortak olduğu projeyle Dikili'nin verimli tarım arazilerinin sermayeye peşkeş çekildiği ileri sürüldü. Açıklamada, “Dikili’nin tarım arazileri, sermayeye peşkeş çekilecek ve üstelik bu para babaları çeşitli teşviklerle donatılacaklar. Örneğin, ekmek alırken bile KDV ödenirken, bu yatırımcılar KDV’den muaf tutulmuştur. Onların ayrıcalığı mı var?

BU AYRICALIK NİYE?

Kısacası tam anlamıyla ballı börek sunuluyor yatırımcıya. Şimdi bunlara bir de JES eklenmiş. EGEÇEP olarak soruyoruz: Bunca ayrıcalık niye? Yetkililere sesleniyoruz. Sermayeye değil köylüye, çiftçiye aynı destekleri vererek tarımsal üretimi teşvik edin. EGEÇEP olarak, bu ayrıcalıklara karşı olduğumuzu, köylümüzün çiftçimizin toprağının gasp edilmesine karşı mücadele edeceğimizi, yetkililere ve kamuoyuna duyuruyoruz” denildi.

 

İŞTE O PROJENİN DETAYLARI

Dikili TDİOSB tanıtım yazılarına göre projenin içeriği özet olarak şu şekilde:

“Tesisler, Jeotermalin yanı sıra güneş, rüzgâr ve biyogaz gibi sürdürülebilir ve yenilebilir enerji kaynaklarıyla ısıtılacak modern, teknolojik, topraksız seralarda, kaliteli yaş sebze ve meyve üretilecektir. Dikili TDİOSB alanı 3 milyon m2 büyüklüğünde olup proje sahasında yaklaşık 1,8 milyon m2 modern teknolojik sera alanı 300.000 m2 ihtisas konusuna uygun sanayi tesislerinin yer alacağı sanayi parselleri yer alacaktır. Dikili TDİOSB içinde yaklaşık 49 adet sera parseli 35 adet de sanayi parseli bulunmaktadır. Dikili TDİOSB ile modern ve teknolojik seralarda, iyi tarım uygulamalarıyla katma değeri yüksek yaş sebze ve meyve üretimi hedeflenmektedir. Ayrıca buna bağlı sanayinin gelişmesi ve tarım sanayi entegrasyonunun sağlanması amaçlanmaktadır. TDİOSB alanımızda bütün alt yapı hizmetleri bölge yönetimimiz aracılığıyla yapılacaktır. Her parsel başına getirilecek olan alt yapı hizmetleri (yol, atık su, içme ve kullanma suyu, elektrik, telekom, yağmur suyu ve ısıtma hattı vd.) yatırımcılara hazır halde sunulacaktır. Seraların ısıtması bölgedeki jeotermal enerji kaynakları kullanılarak sağlanacaktır. Dikili TDİOSB alanında, sanayi parseli talepleriniz en az 3.000 m2, üretici sera parseli talepleriniz ise en az 25.000 m2 olmak durumundadır”

DİKİLİ TDİOSB’YE TANINAN MUAFİYETLER

*Arazi alımlarında KDV muafiyeti

*Tesis tamamlandıktan sonra 5 yıl emlak vergisi muafiyeti

*Su, doğal gaz ve iletişim giderleri düşük olacak

*Parsel bölme/birleştirmede vergi muafiyeti

*İnşaat ve işletmede, yerel yönetimlerin vergi muafiyeti,

*Katı atık vergi muafiyeti

*Atık su vergisinden muaf,

*Bazı makine teslimatlarında KDV muafiyeti,

*Çevre temizlik vergisinden muaf,

*Yapı denetim şirketlerine ödenecek bedellerde % 75 indirim,

*Ziraat bankasından % 100 subvansiyonlu, 2 yıl ödemesiz 7 yıl vadeli kredi,

*Gümrük vergisinden muaf,

*Çeşitli vergi indirimleri,

*Sigorta ödemelerinde destek.

 

 

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İZMİR'DE ACI MANZARA! Ceylana otomobil çarptı...
Güncel
30 Kasım 2020 Pazartesi 13:02

İZMİR'DE ACI MANZARA! Ceylana otomobil çarptı...

İzmir'de maden arama faaliyetleri, enerji yatırımları ve inşaat tutkusu yüzünden her geçen gün yaşam alanları daraltılan yaban hayvanları zor günler geçiriyor. Seferihisar Bademler Kavşağı'nda aniden yola çıkan ceylana bir otomobil çarptı. Yaralanan ve veterinere götürüleceği iddiasıyla başka bir otomobile konulan ceylan, kayıplara karıştı. Ceylanın bulunması için çalışma başlatıldı. 
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Alınan bilgiye göre Bademler Kavşağı yakınlarında kara yoluna çıkan ceylan, bir otomobilin çarpması sonucu yaralandı. Ceylana çarpan araç ile o sırada yoldan geçen bazı otomobiller de yardım için yol kenarında durdu. Bu sırada olayı görerek duran otomobilden inen iki kişi, ceylanı veterinere götüreceklerini belirterek araçlarına aldı. Diğer vatandaşlarla veterinerde buluşmak üzere sözleşerek olay yerinde ayrılan araçtaki iki kişiye bir daha ulaşılamadı.

Jandarma ve Doğa Koruma ve Milli Parklar İzmir Şube Müdürlüğüne bildirilen olayla ilgili çalışma başlatıldı.

- "Veterinerlere götürülen bir ceylan tespit edilemedi"

Ceylana müdahale edenler arasında bulunan Nusret Doğan Albayrak, gazetecilere ceylana çarpan otomobilin arkasında seyrettiğini, kaza üzerine aracını yol kenarında durdurduğunu anlattı.

Ceylana çarpan araçtakilerin hayvana yardım etmek için çabaladığını, bu sırada başka bir otomobilden inen iki kişinin ceylanı veterinere götürmek için araçlarına bindirdiğini ifade eden Albayrak, "Olaydan sonra Doğa Koruma ve Milli Parklar Seferihisar Şefliğini aradım. Durumu anlattım. Onlar da bölgedeki veterinerleri araştırdı. Veterinerlere götürülen bir ceylan tespit edilemedi." dedi.

Albayrak, olay sırasında çektiği fotoğrafları yetkililere teslim ettiğini, MOBESE kayıtlarının da incelendiğini söyledi.

Öte yandan bölgenin ceylanların doğal yaşam ortamı olmadığı, yakın konumda bulunan özel bir çiftlikten kaçmış olabileceği, bulunması halinde tedavisinin ardından İzmir Doğal Yaşam Parkı'na teslim edileceği öğrenildi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Bir tuhaf dava! Kaçak elektrik kullandım dedi, karanlıkta kaldı...
Güncel
30 Kasım 2020 Pazartesi 12:28

Bir tuhaf dava! Kaçak elektrik kullandım dedi, karanlıkta kaldı...

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bir vatandaşın düşük gelen faturadan şüphelenerek çağrı merkezini araması ve ardından dağıtım firmasının "kaçak kullanım" gerekçesiyle elektriğini kesmesi sonrası açılan davada yerel mahkemenin verdiği beraat kararını onadı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir'de elektrik ustası İbrahim Çetin, Konak'ta oturduğu evinin elektrik kullanım bedelinin düşük gelmesi üzerine 16 Ocak 2015'te dağıtım şirketinin çağrı merkezini arayarak görevlilerin sayacı kontrol etmesini istedi. Evde yapılan teknik incelemenin ardından "kaçak elektrik kullandığı" gerekçesiyle hakkında rapor tutulan Çetin'e 4 bin 287 lira ceza kesildi. İlgili dağıtım firması, karara itiraz eden Çetin'in cezasını bin 839 liraya düşürdü.Çetin hakkında dağıtım şirketi tarafından İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesi'nde "karşılıksız yararlanma" suçlamasıyla yaklaşık 5 yıl önce dava açıldı. 

Mahkeme, sanığın bu usulsüzlüğü yaptığının ispatlanmasının mümkün olmaması ve olayın kurum görevlilerinin tespitiyle değil, sanığın ihbarı sonrası ortaya çıktığını göz önüne alarak Çetin'in beraatine hükmetti. 

Kararda sanığın elektrik sayacındaki tüketimin azlığını fark ederek ihbarda bulunduğu, ses kayıtlarının görevlilerce de teyit edildiği belirtilerek, Çetin'in bu suçu işlemekte herhangi bir kastının olmadığı bildirildi.

Elektrik firması ise asliye ceza mahkemesinin kararını temyiz etti. 

Başvuruyu değerlendiren Yargıtay 2. Ceza Dairesi, "Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi onanmasına" şeklinde karar verdi. 

- "Kabloyu değiştirirken arızayı buldum"

İbrahim Çetin, yaklaşık 5 yıl süren davanın sona erdiğini, bu süreçte 2 yıl elektriksiz kaldığını söyledi.

Çetin, ihbarı sonrası evde yapılan incelemenin ardından görevlilerin arızayı bulamadığını, kendisine tesisat kablosunu değiştirmesini, yeni saat takılacağını söylediklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Kabloları yenilerken bir kablonun yanmış olduğunu gördüm. Yanınca kablolar birbirine temas etmiş. Elektrik sayacını kısmen devre dışı bırakmış. Kabloyu değiştirirken arızayı buldum. Düşük fatura geldiğini söyleyen ben, arızayı bulan ben, cezayı yiyen ben. Bu süreçte ev iki seneye yakın elektriksiz kaldı. Evimiz iki katlı, üst katın elektriği kesilince ben alt kata taşınmak zorunda kaldım. İlk katın elektrik saati ayrıydı. Sonra tekrar üst kata taşındım.

Yargıtayda karar benim lehime çıktı. Maddi ve manevi tazminat davası açacağım. Çevredeki insanlara rencide oldum."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Çeşme Belediyesi’nden yerel üretime destek!
Yerel Yönetimler
30 Kasım 2020 Pazartesi 12:17

Çeşme Belediyesi’nden yerel üretime destek!

Sakız ve Kaçeli Koyunu, Karakılçık buğdayı, Sakız Enginarının ardından Çeşme’deki balık kooperatiflerinden haftalık 200 kg deniz ürününü alarak belediyeye ait tesislerde satışa sunulmasını sağlayan Başkan Ekrem Oran, yerel üreticiyi desteklemeye devam ediyor.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Çeşme için tarımın en önemli sektörlerden biri olduğu bilinciyle hareket eden Çeşme Belediyesi tüm imkanlarını seferber ederek üreticinin yanında yer alıyor. Yerelden kalkınma hedefiyle üreticilerin sorunlarına eğilen ve çözüm odaklı belediyecilik anlayışı ile üreticiye yeni alanlar açan Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran üretimi ve üreticiyi her alanda desteklemeye devam ediyor.

Balık Kooperatiflerine belediye desteği

Başkan Oran, Çeşme, Alaçatı, Ilıca, Dalyan, Çiftlikköy, Ildır başta olmak üzere birçok Balık Kooperatifi’nden haftalık yaklaşık 200 kilogram civarında deniz ürünü alıp, belediyeye ait tesislerde değerlendirerek bir yandan üreticiye destek olurken bir yandan da vatandaşlara sağlıklı gıdanın ulaşmasını sağlıyor.

Kadınların yaptığı içli köfteler belediye tesislerinde satılıyor

Sakız ve Kaçeli Koyunu, Karakılçık Buğdayı, Sakız Enginarı gibi nesli tükenmekte olan yerel değerlerin yaşaması için projeleri hayata geçiren Başkan Oran, bunların yanı sıra ÇEŞKA (Çeşme Kadın Kooperatifi)’dan içli köfte, sarma gibi kadınların yaptığı el emeği ürünleri de belediyelerin kafelerinde satışa sundu. Vatandaşlardan bu davranışlarıyla büyük takdir toplayan Başkan Oran, bu projelerin artarak devam edeceğini söyledi.

“Yerel değerlerimize sahip çıkıyoruz”

Tarım ve hayvancılık alanında üreticiyi desteklemek adına sosyal belediyecilik anlayışıyla projeler üreten Başkan Oran, “Sürdürülebilir tarım, sağlıklı gıda üretimi, yerel değerlerin korunması ve tüm bu zenginliklerimizin gelecek nesillere aktarılması için gereken ne ise onu yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Menemen'de aday netleşiyor! Yeni başkan ateşten gömlek giyecek...
Yerel Yönetimler
30 Kasım 2020 Pazartesi 12:04

Menemen'de aday netleşiyor! Yeni başkan ateşten gömlek giyecek...

Menemen Belediye eski Başkanı Serdar Aksoy'un 'zimmet ve irtikap' suçlamasıyla görevden uzaklaştırılmasın ardından belediye meclisi, yeni başkanı yarın seçecek. Avukat Deniz Karakurt, Hasan Ünal, Ali Yılmaz, Çağlar Gülez ve İhsan Perçin isimleri kulislerde dolaşırken, yeni başkan göreve gelir gelmez sorunlarla baş başa kalacak. Personelin 4 aydır maaş almamasının yanı sıra gecikmiş ödemeler ile belediye kadrosundaki 700'e yakın olduğu öne sürülen fazladan işçi ilk etapta baş ağrıtacak sorunlar..
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SONKALEİZMİR- İçişleri Bakanlığı'nın Serdar Aksoy'u görevden uzaklaştırmasının ardından yeni başkan yarın belediye meclisi tarafından saat 14.00'te yapalacak seçimle belirlenecek. Serdar Aksoy'un partiden ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilmesinden bu yana süreci yakından takip eden CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel'in yanı sıra CHP Genel Sektereri Selin Sayek Böke, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkanı Yardımcısı Seyit Torun, CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ile birlikte Menemen'e giderecek görüşmelerde bulunacak. CHP Menemen İlçe Başkanı Turan Erdoğan ve meclis üyeleriyle görüşecek CHP heyeti, başkan adayını belirleyecek.

ADAYLIK İÇİN DİKKAT ÇEKEN DETAY

Başkanlık için Avukat Deniz Karakurt'un yanı sıra Çağlar Gülez, İhsan Perçin, Hasan Ünal ve Ali Yılmaz'ın isimlerinin geçtiği öğrenildi. İsmi geçen adaylar arasında daha önce Menemen Belediye Meclisi'nde faaliyet raporunu onaylamayan ve birçok uygulamaya doğru olmadığı gerekçesiyle karşı çıkan Deniz Karakurt'un bir adım önde olduğu iddia ediliyor.

Öte yandan yeni seçilecek başkan göreve gelir gelmez ciddi sorunlarla baş başa kalacak. Serdar Aksoy'un, sık sık dert yandığı belediyedeki 700'e yakın fazladan personel konusu da henüz çözüme kavuşturulmuş değil.
Belediye personelinin maaşlarının 4 aydır ödenmemesi ve geciken fatura ödemeleri de yeni başkanı oldukça terletecek.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Krizden kaçıp krize düştüler! Yunan yatırımcı havuzdan çıkamadı...
Ekonomi
30 Kasım 2020 Pazartesi 09:27

Krizden kaçıp krize düştüler! Yunan yatırımcı havuzdan çıkamadı...

Yunanistan'daki büyük ekonomik krizden kaçıp 2010 yılında yatırımlarının bir kısmını İzmir'e kaydıran havuz ekipmanları firması, bu kez Türkiye'de duvara tosladı. Kriz nedeniyle işleri kötü giden Yunan firması Aqua Line Havuz Ekipmanları, batmaktan kurtulamadı. İflas açıklayan firmanın alacaklılarına çağrı yapıldı. 10 yıl önce Yunanistan'daki krizden kaçıp yatırımlarını İzmir'e taşıyan birçok firmanın da benzer şekilde iflas ettiği öğrenildi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SONKALEİZMİR (ÖZEL)- Pandemi ve dövizdeki tırmanışla birlikte etkisini iyice hissettiren ekonomik kriz, İzmir'deki Yunan yatırımcıyı da fena vurdu. 2010 yılında ülkelerindeki büyük ekonomik krizden kaçıp Türkiye'nin tanıdığı cazip ekonomik avantajları da değerlendirerek yatırımlarının bir kısmını İzmir'e kaydıran Aqua Line Havuz Ekipmanları, aradığını bulamadı. Yunan vatandaşı Ioannis Argyns ve Türk vatandaşı Lefter Tiryandafilidis tarafından 30 bin lira sermayeyle kurulan şirket, Yunanistan'daki krizden kaçarken Türkiye'deki ekonomik krizin içine düştü. İlk zamanlar işleri iyi giden ve yatırımlarını büyüten Yunan şirketi, son yıllarda ekonomik krizin pençesinden kurtulamadı. Havuz ekipmanları ve kimyasalları alanında faaliyet gösteren şirket, girdiği darboğazdan çıkamayıp iflas açıkladı. İzmir İflas Müdürlüğü önceki gün firmanın alacaklılarına çağrı yaptı. "Basit tasfiye" şeklinde yürütülecek iflas sürecinde, alacaklıların 30 gün içinde bildirimde bulunması istendi.

KİMİ BATTI, KİMİ ÜLKESİNE DÖNDÜ...

Diğer yandan, 10 yıl önce Yunanistan'daki krizden kaçıp yatırımlarını İzmir'e taşıyan birçok firmanın da benzer şekilde iflas ettiği öğrenildi. Ticaret odası yetkilileri, bazı Yunan firmalarının ise ülkelerindeki ekonomik koşulların kısmen düzelmesi nedeniyle Türkiye'yi terk ettiğini anlattı.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir Büyükşehir'den depremzedeye 112 konut!
Yerel Yönetimler
30 Kasım 2020 Pazartesi 11:42

İzmir Büyükşehir'den depremzedeye 112 konut!

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Uzundere’de depremzedeler için bir yıllığına tahsis ettiği 224 konuttan 112’sinde yaşam başladı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Uzundere'de bir yıllık kullanım için depremzedelere açtığı dört bloktaki 224 konuttan 112’si teslim edildi. Beyaz eşyadan koltuk takımına kadar her türlü ihtiyacın giderildiği dairelerde kalan depremzedeler konutlardan ayrılırken mobilyaları ve beyaz eşyaları da yanlarında götürebilecek. Dairelerin elektrik, su, yakıt faturaları ve ortak giderler de bir yıl boyunca İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenecek. Uzundere’ye operatörler tarafından kurulan iki baz istasyonu sayesinde depremzedeler interneti de ücretsiz olarak kullanabilecek. İki bloktaki tüm dairelerin teslim edildiği bölgede diğer iki blokta bulunan dairelerin de temizlik işlemleri tamamlanmak üzere.


Büyükşehir, Uzundere Çocuk ve Gençlik Merkezi’nde (ÇOGEM) deprem mağduru aileler için psiko-sosyal destek vermeyi de planlıyor. Pandemi koşullarının izin verdiği ölçüde Merkez’de okul öncesi ve okul dönemi çocuklarıyla kadınlara özel atölyeler düzenlenecek, EBA ve branş öğretmenlerinden ders desteği başta olmak üzere pek çok başlık altında eğitici faaliyetler yürütülecek.



Beş yıldızlı otel binasına toplam 83 kişi yerleşti
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 380 odası depremzedelere açılan, geçmişte Hilton oteller zincirinin işlettiği ve sözleşmesi bitince boşalttığı 5 yıldızlı otel binasına da depremzede aileler yerleşmeye devam ediyor. Binada toplam 83 kişi kalıyor. Otelde ücretsiz olarak üç öğün yemek servisi de yapılıyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmirliler'e ceza yağdı... Bir günde 2 milyon 872 bin TL
Güncel
30 Kasım 2020 Pazartesi 11:09

İzmirliler'e ceza yağdı... Bir günde 2 milyon 872 bin TL

İzmir'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 810 kişiye toplam 2 milyon 369 bin 872 lira ceza kesildi. 
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, İçişleri Bakanlığınca valiliklere gönderilen genelge kapsamında hafta sonu belirlenen saatlerde kent genelinde sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik denetimlerini sürdürdü.

Ekipler, dün saat 20.00'de başlayan ve bugün saat 05.00'de sona eren sokağa çıkma kısıtlamasına uymayan 810 kişiye toplamda 2 milyon 369 bin 872 lira idari para cezası verildi.

Ayrıca 1 kişi hakkında da adli işlem yapıldı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Konak’ta dört koldan tedbir
Yerel Yönetimler
30 Kasım 2020 Pazartesi 11:00

Konak’ta dört koldan tedbir

Konak Belediyesi, artan Covid-19 vakalarına karşı salgın önlemlerini artırdı. Sokaklar, parklar ve halkın ortak kullanım alanları başta olmak üzere sıkı bir şekilde sürdürülen temizlik ve dezenfeksiyon çalışmalarına ek olarak, Covid-19 vakası görülen apartmanlarda dezenfeksiyon çalışması yapılıyor.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Bir süredir artışa geçen Covid-19 vakalarına karşı Konak Belediyesi’nin dezenfeksiyon ekipleri de çalışmalarını yoğunlaştırdı. Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü mart ayından itibaren başta hastaneler, aile sağlık merkezleri gibi sağlık kuruluşları olmak üzere olmak üzere, eczaneler, tıbbi malzeme satan yerler, belediye hizmet binaları, kamu kurumları, çeşitli kurum ve kuruluşlar, Pazaryerleri, muhtarlık binaları, ibadethaneler, minibüs, taksi durakları ve araçları ile talep gelen her yerde dezenfeksiyon işlemlerini yürüten Konak Belediyesi, salgının yeninden pik yapması ile alarma geçti. Dört koldan yürütülen çalışmalara, muhtarlıklardan, apartman yönetimlerinden ve vatndaştan gelen başvuruların da dikkate alınmasıyla, Covid-19 pozitif vaka bulunan apartmanlarda dezenfeksiyon çalışmalarına ağırlık verildi.

Komşu sokaklara da dezenfeksiyon

Çalışmalar kapsamında her gün yaklaşık 30 apartmanda dezenfeksiyon yapılırken, binaların iç ve dış dezenfeksiyonunun yanı sıra bulunduğu sokak ve çevre sokaklar da dezenfekte ediliyor. Ekipler her gün iki ayrı noktada dezenfeksiyon işlemlerine başlayarak belirlenen apartmanları dezenfekte ediyor. Sokak dezenfeksiyonu ile başlayan çalışmalarda, apartman girişi, sık kullanılan kapı zili, kapı kolu gibi ortak kullanım alanları, posta kutuları, tırabzanlar, asansörler ile binanın tüm iç yüzeyleri dezenfekte ediliyor. Binanın içi tamamen dezenfekte edildikten sonra, Covid-19 vakasının tespit edildiği kat başta olmak üzere apartmanın dış cephesi, balkonlar ve pencerelerin dış yüzeyleri de özel araç ile dezenfekte ediliyor. Ayrıca apartmana komşu sokaklar ile varsa yakınlarda bulunan parklarda da temizlik ve dezenfeksiyon çalışması gerçekleştiriliyor.

Öncelik halk sağlığı

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, mart ayından bu yana temizlik ve dezenfeksiyon çalışmalarını aksatmadan sürdürdüklerini, salgının artışa geçmesiyle bu çalışmaları detaylandırarak daha kapsamlı hale getirdiklerini söyledi. Birinci önceliklerinin Konak halkının sağlığı olduğunu dile getiren Başkan Batur, şöyle konuştu:

“Vakalar artıyor ve salgında çember o kadar daraldı ki insanlar ‘acaba sıradaki ben miyim’ şüphesi ile yaşar oldu. Tüm dünyanın çaresiz kaldığı, aşı çalışmalarını ve tıbbi gelişmeleri dikkatle takip ettiği bu salgın döneminde maske kullanımı, mesafe ile temizlik ve hijyen kurallarının hastalıktan korunmada şimdilik en etkili yöntemler olduğunu biliyoruz. Apartmanlarında Covid-19 vakası belirlenen binalarda oturan hemşehrilerimiz, ister istemez tedirginlik yaşıyor. Onların hem sağlıklarını korumak, hem kaygılarını bir nebze olsun giderebilmek; karantinada olan apartman sakinlerinin de içlerini rahat hissettirebilmek adına talep gelen binalar ve yakın çevre dezenfeksiyonu için ekiplerimizi görevlendirdik. Her gün yaklaşık 30 bina ve çevresi dezenfekte ediliyor. Bu binalarda karantinada olan, evde ya da hastanede tedavileri süren hemşehrilerimizin sağlıklarına bir an önce kavuşmalarını diliyoruz.”

 

--
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Bornova'ya çok yakıştı
Yerel Yönetimler
30 Kasım 2020 Pazartesi 09:55

Bornova'ya çok yakıştı

Bornova Belediyesi sanata ve kent kültürüne verdiği değeri, bu yıl içerisinde Bornova Cumhuriyet Meydanı’na yerleştirilen “Atatürk Anıtı” ve “Meçhul Kadın Anıtı” isimli eserler ile gösterdi. Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ’un talebiyle kısa süre içerisinde iki esere imza atan Azeri sanatçı Senan Eynullayev Başkan İduğ’un göreve geldiği ilk günden itibaren sanata verdiği değerle takdir topladığını dile getirdi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

10 Kasım’da Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda yer alan kaideye yerleştirilen Atatürk Anıtı ve katledilen kadınların anısına hazırlanan Meçhul Kadın Anıtı’nın yapımına imza atan dünyaca ünlü Azeri heykeltıraş ve ressam Senan Eynullayev, daha önce pek çok kez ziyaret ettiği Bornova’ya katkı sunma fırsatı yakaladığı için mutluluk duyduğunu söyledi. Meçhul Kadın Anıtı’nın ardından Başkan İduğ’dan Atatürk Heykeli yapılması yönünde talep geldiğinde seve seve kabul ettiğini ifade eden Eynullayev, “Büyük Atatürk’ümüzün heykelini yapmaktan kıvanç duydum. O bütün Türklerin atası” diye konuştu.

9 kişilik ekip, 4 ay çalıştı

4 metrelik dev Atatürk Heykeli’nin 9 kişilik ekibin 4 aylık çalışmasının ürünü olduğunu belirten Eynullayev, “Bütün Türk dünyasının en büyük ismi olan Atatürk’ün heykelini yapmak benim için gurur kaynağı. Dana önce de defalarca yapmıştım fakat bu sefer Bornova’ya böyle bir eserle katkı sunmak benim için ayrıca önemliydi” dedi. 

Başkan İduğ’un heykelin yapım sürecinde sık sık atölyeyi ziyaret ettiğini ifade eden Eynullayev, Bornova Belediyesi’nin sanata ve sanatçıya verdiği değerin paha biçilemez olduğunu söyledi. Desteklerinden ötürü Başkan İduğ’a teşekkür eden Eynullayev, “Mustafa Başkan’a çok teşekkür ediyorum. Gerçek bir sanatsever. Çok güzel işlere vesile oluyor” diye konuştu.

Başkan İduğ: “Atamızın anısını yaşatacağız”

Eynullayev’in kısa sürede ürettiği 2 eserle kent kültürüne katkı sunduğunun altını çizen Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ ise, “Türk milletinin kalbinde yaşayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anısını böylesine büyük bir eserle yaşatmak istedik. Değerli sanatçımız Senan Eynullayev’e Bornova halkı adına teşekkür ediyorum” dedi. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Arap yerinde su taşkını önlemi... Başkan Kayalar harekete geçti
Yerel Yönetimler
30 Kasım 2020 Pazartesi 09:37

Arap yerinde su taşkını önlemi... Başkan Kayalar harekete geçti

Gümüldür’de yıllardır su taşkınlarının yaşandığı alanda vatandaşların talebi üzerine çalışma başlatıldı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Gümüldür’de Arap yeri olarak bilinen alanda ikamet eden vatandaşlar, çektikleri video ile yaşadıkları sorunu Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar’a aktardı. Videoyu izleyen Başkan Kayalar, hızlıca alanda çalışmanın başlaması için ekiplerine talimat verdi.

10 sokakta çalışma

Başkan Kayalar’ın talimatıyla çalışmalara başlayan fen işleri müdürlüğü ekipleri 10 sokakta yağmur suyu kanalı ve rögar yapımı gerçekleştiriliyor. Gerçekleşen çalışmaların tamamlanmasıyla yıllardır yaşanan su taşkını sorunu ortadan kalkacak.

Vatandaşlarımızın emrindeyiz

Gerçekleşen çalışmayla ilgili konuşan Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar, “ Hemşehrilerimizin bana attığı video üzerine, Gümüldür’de yıllardır sorun teşkil eden ve Arap yeri olarak bilinen alanda incelemede bulundum. Saha sorumlularımız ile yaptığımız inceleme sonunda ekiplerimize hızlı bir şekilde mazgal ve kanal çalışmalarının başlaması talimatını verdim. Bölgedeki tüm sokaklarda çalışmalarımızı yaparak su taşkınlarının önüne geçeceğiz. Vatandaşlarımızın sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

2/B araziler TBMM gündeminde...
Politika
30 Kasım 2020 Pazartesi 09:23

2/B araziler TBMM gündeminde... "ADİL FİYATLANDIRMA OLMALI"

Çevre Komisyonu CHP Sözcüsü İzmir Milletvekili Murat Bakan, 2/B arazileri için belirlenen fahiş rayiç bedellerini meclis gündemine taşıdı. Bakan, “Ekonomik gücü yetmeyen, atasından dedesinden kalma köy yerlerindeki arazilerde üretim yapmaya çalışan vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için, ülkenin ve vatandaşın ekonomik şartlarına uygun, adil bir şekilde 2/B arazilerin rayiç bedelleri yeniden belirlenmeli” dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

TBMM Çevre Komisyonu CHP Sözcüsü İzmir Milletvekili Murat Bakan, orman özelliği kalmamış, hazine adına orman alanları dışına çıkarılmış olan 2/B arazileri için belirlenen fahiş rayiç bedellerini meclis gündemine taşıdı.

CHP’li Bakan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

İzmir’in Buca ilçesine bağlı Belenbaşı köyünden örnek vererek, köydeki 5 bin 300 metrekarelik arazi için 476 bin TL bedel istendiğini belirten CHP’li Bakan, kıymet takdiri yapılırken ziraat, ticaret ve sanayi odaları, tarım müdürlükleri, belediyeler, köy veya mahalle muhtarlıkları, mahalli bilir kişiler ve emlakçıların görüşlerinin alınması gerektiğini, ayrıca emsal satışlar, imar planı, toprağın verimliliği gibi birçok kriterin de hep birlikte değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Ekonomiye uygun ve adil fiyatlandırma yapılmalı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a seslenen CHP’li Bakan, “Cumhuriyetle beraber kurulmuş köylerde, atasından dedesinden kalan bu kadim toprakları 70-80 yıldır eken, biçen, işleten vatandaşlarımız arazileriyle ilgili ekonomik çıkmazda. Belenbaşı köyünde yaşayan vatandaşlarımız, belirlenen 2/B arazilerin rayiç bedellerinin taktir komisyonu kurulmadan Milli Emlak Müdürlüğü tarafından masa başında belirlendiğini söylüyorlar. Bir vatandaşımızdan, Belenbaşı köyündeki 5 bin 300 metrekarelik arazisi için 476 bin TL bedel istenmiş. Bunlar köylülerin ödeyeceği fiyatlar değil. Bakanlık verilerine göre, 2019 yılı sonu itibariyle toplamda 11.9 milyar TL’lik 2/B satışı gerçekleştirilmiş. Bakanlık verilerinde de görüyoruz ki, ekonomik durumu yerinde olanlar ödemelerini yapmış, tapularını almış. Ekonomik gücü yetmeyen, atasından dedesinden kalma köy yerlerindeki arazilerde üretim yapmaya çalışan vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için sayın Murat Kurum’a çağrı yapıyorum. Ülkenin ve vatandaşın ekonomik şartlarına uygun, adil bir şekilde 2/B arazilerin rayiç bedellerinin yeniden belirlenmesi için gerekli adımların atılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

CHP’li Bakan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum’a sordu:

“Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar, Koronavirüs salgınından kaynaklanan ekonomik sorunlar ve bölge halkının ekonomisini aşan fahiş fiyatlarla yapılan kıymet takdiri göz önünde bulundurularak; halkın talep ve beklentileri kapsamında, 2/B arazilerinin kıymet takdirinin, ekonomik şartlara uygun ve adil bir şekilde yeniden yapılması konusunda Bakanlığınız hangi somut adımları atacaktır?”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

MHP'li başkandan meclis üyesine dayak!
Güncel
29 Kasım 2020 Pazar 17:24

MHP'li başkandan meclis üyesine dayak!

İzmir'de Aliağa Belediyesi’nin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, MHP’li Belediye Meclisi Üyesi Fatih Kürşat Kaplan’ı darp etmekle suçlandı. Kaplan, başkan Acar’dan şikayetçi olurken, inceleme başlatan polis belediyenin güvenlik kamerası kayıtlarına el koydu.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Sözcü Gazetesi'nden Gökmen Ulu'nun haberine göre, Aliağa Belediyesi'nin MHP'li Meclis Üyesi Fatih Kürşat Kaplan, MHP'li Belediye Başkanı Serkan Acar'ın kendisine şiddet uyguladığını iddia etti. Dün akşam Aliağa Belediye Başkanlığı makamında Serkan Acar'la görüşmeye gittiğini belirten Kaplan, Acar'ın kendisine hakarette bulunarak darp ettiğini öne sürdü. Kaplan olayı şöyle anlattı:

İSTİFA ETMEYE ZORLADI

– Belediye Başkanı Serkan Acar, aile dostumuz Serkan Tuğ aracılığıyla beni çağırarak görüşmek istediğini belirtti. Dün akşam saat 18.00 sıralarında görüşmeye gittim. Üçümüz makamında oturduk, konuşmaya başladık. “Geçen meclis toplantısına katılmadın, önceden de bana söylemedin. Bir sıkıntı mı var, neden gelmedin” dedi. Ben de sıkıntımın olmadığını, rahatsızlığım dolayısıyla katılmadığımı belirttim. Hiçbir problem olmadığını, görevimin başında olduğumu ifade ettim. Bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da ne gerekiyorsa yapacağımı söyledim.

(Fotoğrafta Fatih Kürşat Kaplan)

– Benim bir derdimin olduğu konusunda üsteleyince “Bir şey yok. İstersen bir de kendini sorgula” dedim. Bunun üzerine başkan benim istifamı istediğini söyledi. “Pazartesi günü gel, istifanı yaz, imzanı at, bırak” dedi. Ben de pazartesi günü haber vereceğimi söyledim. “Sen kimsin ki haber veriyorsun? Ben sana yapacaksın diyorsam yapacaksın” dedikten sonra oradakilere kağıt kalem getirmelerini söyleyerek istifamı yazıp imzalatmaya zorladı.

ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ İLE ÇAYCI DÖVDÜ

– Bu sırada sinir krizine girdi ve masaları, duvarları yumruklamaya başladı. Ben onu sakinleştirmeye çalışırken bir yumruk attı, boynuma denk geldi. Ben yine sakin olmasını söyleyerek kolunu tuttum. “Sen kimsin de böyle yapıyorsun? Şerefsiz! Adam olduğunu mu zannediyorsun? İmzanı atacaksın, atmadan buradan çıkmayacaksın” diyerek beni zorladı. Adamlarının getirdiği kağıdın ortasına bir çarpı attım, “Al sana imza” dedim. Bu hareketimin ardından orada bulunan özel kalem müdürü beni tuttu, çaycıyla birlikte dövmeye giriştiler. Birisi arkamdan tuttu, çaycı ile Serkan Acar beni darp etti. Serkan Tuğ da oradaydı, ayırmaya çalıştı ama başaramadı.

POLİS GÜVENLİK KAMERASI KAYITLARINI ALDI

Olayın ardından Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giderek şikayetçi olan Fatih Kürşat Kaplan, adli işlem kapsamında devlet hastanesinden darp raporu aldı. Dün gece polis ekiplerinin inceleme doğrultusunda Aliağa Belediyesi'ne girerek güvenlik kamerası kayıtlarına el koyduğu öğrenildi. Bazı sosyal medya mecralarında ifadesini geri çektiği yönünde iddialarda bulunulduğunu belirten Kaplan, “İfademi geri çekmedim, sözlerimin arkasındayım” dedi.

(Fotoğrafta Serkan Acar)

Serkan Acar'la geçmişte aile dostu olduklarını, aralarında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını söyledi. Belediye başkanının saldırısı hiç yakışık almadı, bir aile dostluğunu da böylece bitirmiş oldu” diye konuştu. 1992 yılından beri MHP'ye üye olduğunu vurgulayan Kaplan, “Aliağa Belediyesi yönetiminde Milliyetçi Hareket Partisi'nin en eski üyesi benim, diğer meclis üyesi arkadaşların hepsi dışarıdan toplama. Ben kendi partimde dururum da sonradan partili olanlardan kim gitmek isterse gider” ifadelerini kullandı. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin'in olayla ilgilendiği belirtildi. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ise hakkındaki iddialara ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.

İLK VUKUATI DEĞİL

Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar daha önce de birçok kez şiddet ve hakaret iddialarıyla gündeme gelmişti. Belediye yemekhanesinde “Üç aydır maaş alamıyoruz, ne zaman alacağız” diye soran belediye işçisi Yunus Narin'i herkesin ortasında tokatlamak, gazeteci Bülent Pınarbaşı'nı tehdit etmek iddialarıyla yargılanmasına devam edilen Acar, belediyenin borçlanmasına ret oyu veren CHP'li üyelerine, masa ve sandalyeleri devirerek hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada 11 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Acar'ın, Ertekin Gültekin'in evinin önünde iki şahıs tarafından tabanca ile kurşunlanarak yaralanmasına neden olayın azmettiricisi olduğu da iddia edilmişti. Bu olayla ilgili mahkeme süreci devam ediyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Son Kale İzmir