MENÜ
İzmir 22°
Son Kale İzmir
Ölüm durakta yakaladı!
Güncel
19 Ekim 2021 Salı 20:01

Ölüm durakta yakaladı!

İzmir'in Ödemiş ilçesinde durakta bir kişi ölü bulundu.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Alınan bilgiye göre, Nuri Bilgen (66) ilçeden Kızılcaavlu Mahallesi'ne gitmek için Cumhuriyet Mahallesi Atatürk Caddesi yolu üzerindeki durakta beklemeye başladı.

Bir süre sonra Bilgen'in hareketsiz durduğunu gören esnaf, durumu 112 Acil Sağlık ve polis ekiplerine haber verdi. Bölgeye gelen sağlık ekibi yaptığı incelemede Bilgen'in hayatını kaybettiğini belirledi.

Bilgen'in cenazesi ölüm nedenin belirlenmesi için İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir'de acı ölüm... Evine el konulan yurttaş intihar etti!
Güvenlik
19 Ekim 2021 Salı 18:25

İzmir'de acı ölüm... Evine el konulan yurttaş intihar etti!

İzmir'in Bergama ilçesinde Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Selinos Antik Kanalı Restorasyon ve Islah Projesi kapsamında 'Acele kamulaştırma' ile evine el konulan Hüseyin Güleç (42) canına kıydı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-Bergama Kozak yolu üzerindeki Osmanlı Camisi'nde tuvalet görevlisi olarak çalışan 42 yaşındaki Hüseyin Güleç evinde intihar etti. Güleç'in evine 3 Temmuz 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Selinos Antik Kanalı Restorasyon ve Islah Projesi kapsamında 100 bin TL karşılığında el konulduğu ve bu nedenle bunalıma girdiği iddia edildi.

Bergama'da yaşayan Burak Üstün adlı bir yurttaş sosyal medyada yaptığı paylaşımda Güleç'in iki ay boyunca ev aradığını ancak bulamadığını öne sürdü. Güleç paylaşımında şunları kaydetti:

"Bergama gündemde bu haberi okudum ve o kadar üzüldüm ki. 100.000 civarı para verilip evinden çıkarıldı bu vatandaş. Günlerce ev aradı, şahsen tanıyorum. Bir tane ev bulamadı, ne yapacağım diye belki 2 aydır kıvranıyordu. Esnafa, tanıdıklarına hep yalvardı ev bulun diye. Bulamadı, bulunamadı. (O ücrete zaten ev yok) Cami tuvaletinde bekçilik yaparak ne kadar para kazanılır ayrıca. Bazı değerleri o kadar hızlı yitiriyoruz ki. Fayda sağlamak uğruna birçok kişi mağdur oluyor. Birçok konuda. Bir iş yapılacaksa muhatap olacağınız insanların cansız değil, insan olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Allah gani gani rahmet eylesin"



Hüseyin Güleç'in Selinos Antik Kanalı Projesi için bilgilendirme yapılırken de "Evimi yıktırmam, asarım kendimi" dediği öne sürüldü. Selinos Antik Kanalı Restorasyon ve Islah Projesi kapsamında 134 parsel için çıkarılan acil kamulaştırma kararı sonrası bölge halkı protesto düzenlemiş ve evlerini terk etmeyeceklerini söylemişti.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir merkezli operasyonda son durum!
Güncel
19 Ekim 2021 Salı 17:46

İzmir merkezli operasyonda son durum!

İzmir merkezli 41 ilde Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik soruşturmada, haklarında gözaltı kararı verilen aralarında muvazzaf askerlerin de olduğu 158 şüpheliden 108'i yakalandı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde, FETÖ'nün TSK'deki gizli yapılanmasına yönelik operasyonlar devam ediyor.

Bu kapsamda; büfe/kontörlü sabit hat irtibatı tespit edilen, bir kısmı hakkında örgüt mensubu olduklarına dair itirafçı beyanı ve askeri okul mülakatlarında örgütsel kodlama tespiti bulunan 33'ü muvazzaf 48 asker ile 110'u darbe girişimi sonrası ilişikleri kesilen askeri okul öğrencisi toplam 158 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ekiplerin yaptıkları çalışma sonucu gözaltı sayısı 108'e yükseldi. Diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Öte yandan, bazı zanlıların yurt dışında olduğu öğrenildi.
 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

9 ayda 990 bin araç taşındı!
Yerel Yönetimler
19 Ekim 2021 Salı 16:18

9 ayda 990 bin araç taşındı!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in deniz ulaşımını güçlendirme hedefi doğrultusunda son iki yılda yolculuk sayıları yüzde 30 arttı. Körfez’de sefer yapan feribot sayısı 6’ya çıkarken bu yılın 9 aylık döneminde 990 bin 111 araç taşınarak son beş yılın rekoru kırıldı. Başkan Soyer yıl sonuna kadar bir feribotu daha hizmete alacaklarını duyurdu.   
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Başkanı Tunç Soyer’in Körfez’de deniz taşımacılığının payını arttırarak kentteki trafik yükünü azaltma hedefi doğrultusunda önemli atılımlar yaptı. Körfez’de sefer yapan feribot sayısı 6’ya çıkarılırken, sefer sayıları ve sıklıkları artırıldı. 2021 yılının geride kalan bölümünde koronavirüs tedbirleri ve sokağa çıkma kısıtlamalarına rağmen 990 bin 111 araç taşıdı. 2021 yılının 9 aylık döneminde ulaşılan araç taşıma sayısı, geride kalan tüm yılların aynı periyoduna oranla ulaşılan en yüksek sayı oldu. 2019 yılının ilk 9 ayında 760 bin 752 olan taşınan araç sayısı, 2021 yılında yüzde 30,15'lik artışla 990 bin 111'e çıktı.

“Veriler doğru yolda olduğumuzu gösteriyor”
İzmir Körfezi’nin kent için en büyük zenginliklerden biri olduğunu vurgulayan Başkan Soyer, “Göreve geldiğim günden bu yana deniz ulaşımını artırmak için çalışıyoruz. Kent içindeki karayolu trafiğini mümkün olduğu kadar denize aktarmak için filomuzu büyütüyoruz. Pandemi döneminde yaşanan yolcu düşüşlerine rağmen sefer sıklığını azaltmadık. Seferleri sıklaştırdıkça yurttaşlarımız deniz ulaşımını daha çok tercih etmeye başladı ve deniz ulaşımında ciddi artışlar yaşadık. Deniz ulaşımına ağırlık vererek denizdeki trafik hacmini büyüteceğiz. Veriler de doğru yolda olduğumuzu gösteriyor” dedi.

137 milyon liralık yatırım
Son iki buçuk yıllık dönemde Körfez’de deniz ulaşımını güçlendirmek için 137 milyon liralık yatırımla 322 yolcu ve 51 araç kapasiteli Fethi Sekin ve Uğur Mumcu feribotları hizmete alındı. Avrupa’nın en genç deniz toplu ulaşım filosuna sahip İZDENİZ’in filosuna katılan bu iki yeni feribotla birlikte feribot sayısı 5’e çıktı. Eylül ayında kiralan bir feribot filoya katıldı.

Günlük sefer sayısı arttı, son sefer saati uzadı
İzmirlilerin arabalı vapurlara gösterdiği ilginin her geçen gün artışıyla birlikte seferlerde yüzde 82 oranında doluluk oranı yakalandı. 2019 yılında günde 30 olan sefer sayısı, 2020 yılında 48’e, 2021 yılında ise 56’ya çıkarıldı. İZDENİZ Genel Müdürlüğü artan ilgiye karşılık 4 Ekim 2021'de yaptığı düzenlemeyle günlük sefer sayısını 61'e yükseltirken feribotların son sefer hareket saatini ise 23.00'dan 23.20'ye uzattı.

Feribot sayısı 7’e çıkıyor
Yıl sonuna kadar bir feribot daha kiralanacak ve böylelikle Körfez’de araç taşıyan feribot sayısı 7’ye çıkacak. Böylelikle yoğun saatlerde iki geminin birden hareket etmesi sağlanarak bekleme sahalarında yaşanan araç yoğunluğu azaltılacak.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı, kendisini Bölüm Başkanlığı'na atadı!
Güncel
19 Ekim 2021 Salı 16:05

DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı, kendisini Bölüm Başkanlığı'na atadı!

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hacı Yakup Öztuna, görev süresi dolan Prof. Dr. Semih Çelenk’in yerine Sahne Sanatları Bölümü başkanlığına vekaleten kendini atadı. Atamanın Akademik Teşkilât Yönetmeliği'ne aykırı olduğunu belirten Çelenk, "İşlemin iptali için mahkemeye başvuracağım" dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Sayıştay denetçilerine bilgi vermemekle ve yüksek sayıda yabancı öğrenci kontenjanı açmakla gündeme gelen Nükhet Hotar rektörlüğündeki Dokuz Eylül Üniversitesi'nde (DEÜ) ilginç bir atama yapıldı. Üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hacı Yakup Öztuna, Sahne Sanatları Bölümü başkanlığına kendisini atadı. Bu atama rektörlük tarafından da onaylandı. 

"MAHKEMEYE BAŞVURACAĞIM"
Sahne Sanatları Bölümü başkanlığındaki 3 yıllık görev süresi dolan Prof. Dr. Semih Çelenk ise atamanın Akademik Teşkilât Yönetmeliğinin 14’üncü maddesine aykırı olduğunu söyledi. ANKA Haber Ajansı'na konuşan Çelenk, Sahne Sanatları Bölümü’nün 3 anasanat dalı başkanının da kendisinin bölüm başkanlığına devam etmesi yönünde görüş bildirdiğini belirterek şunları söyledi:

"Drama Yazarlığı ve Dramaturji, Oyunculuk ile Sahne Tasarımı anasanat dalı başkanları ortak bir şekilde göreve benim devam etmemi istedi. Akademik işleyişe göre de yasa ve yönetmeliklere göre de ters bir durumla karşı karşıyayım.  Dekan, bu sabah itibarıyla başkanlığa beni değil de kendisini vekaleten atamış. Rektörlük de bunu onaylamış. Daha önce de üç kez hukuksuz bir biçimde görevden alınmış ve üç kez de mahkeme kararıyla dönmüştüm. Bu işlemin iptali için de önceki hukuksuz kararlarda olduğu gibi mahkemeye başvuracağım. Bu kararı tarafıma karşı uzun süredir yürütülen psikolojik taciz ve mobbingin bir devamı olarak görüyorum. Yurttaş olarak üstünlerin hukukuna değil, hukukun üstünlüğüne inanmaktan başka çaremiz yok."

YÖNETMELİK NE DİYOR?
Cumhurbaşkanlığı Akademik Teşkilat Yönetmeliği'nin 14’üncü maddesine göre bölüm başkanının atamasının nasıl yapılacağı şöyle:

"Ataması birden fazla ana bilim dalı bulunan bölümlerde bölüm başkanı, o bölümün aylıklı profesörleri, bulunmadığı takdirde doçentleri, doçent de bulunmadığı takdirde yardımcı doçentleri arasından o bölümü oluşturan anabilim veya anasanat dalı başkanlarının 15 gün içinde verecekleri yazılı görüşleri dikkate alınarak bir hafta içinde belirlenir."


3 KEZ GÖREVDEN ALINMIŞTI
Dokuz Eylül Üniversitesi'nde öğrencilerle birlikte Güzel Sanatlar Fakültesi binasının taşınmasına direndiği için okul yönetiminin tepkisini çeken Prof. Dr. Semih Çelenk, Sahne Sanatları Bölümü başkanlığından daha önce "Görülen lüzum üzerine" gerekçesiyle üniversite yönetimi tarafından 3 kez görevden alınmıştı. Çelenk, açtığı davalar sonucu tekrar görevine dönmüştü.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Karşıyaka Belediyesi'nden şok iddia ile ilgili açıklama
Yerel Yönetimler
19 Ekim 2021 Salı 13:45

Karşıyaka Belediyesi'nden şok iddia ile ilgili açıklama

Karşıyaka Belediyesi, “Karşıyaka’nın Filizleri, Her Apartman Bir Öğrenci Okutuyor” projesinde sponsorlardan gelen 1 milyon 200 bin TL'nin öğrencilere ödenmediği iddiaları üzerine açıklama yaptı. Açıklamada, "Program sadece burs verenle alanı buluşturuyor. Belediyeye sponsorluk ödemesi adı altında hiçbir para girişi olmamıştır. Basın kuruluşlarına gönderilen açıklama asılsız, iftira niteliğindedir" denildi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR-Karşıyaka Belediyesi'nin söz konusu iddialar üzerine "Belediye hesaplarına para girişi yok", "Program sadece burs verenle alanı buluşturuyor" başlıklarıyla yayınladığı yazılı açıklama şöyle:

"Basın kuruluşlarına gönderilen “Öğrencilerin Parası CHP’li belediyede mi” başlıklı tümüyle asılsız, iftira niteliğindeki iddia üzerine bu açıklamanın yapılması gereği doğmuştur.
Karşıyaka’nın Filizleri Burs Programı, belediyemizin bir önceki yönetimi tarafından 2015 yılında başlatılmış halen devam etmektedir. Bu programda burs ücreti hiçbir şekilde belediye hesaplarına geçmemekte burs veren kişi tarafından burs alan öğrencinin hesabına yatırılmaktadır. Belediyenin burada üstlendiği rol burs veren kişiyle alan kişinin buluşmasını sağlamaktan ibarettir. Ayrıca burs programının bir kişi veya kurum tarafınca ücret karşılığı reklamının yapılması konusunda sponsorluk anlaşması da kesinlikle söz konusu değildir. İddia sahibi kişi iddia ettiği anlaşmayı geçmiş dönemde yaptığını söylüyor olsa da, belediyemizin kayıtlarına göre ücret karşılığı hiçbir anlaşma yapılmamış ve ödeme vaat edilmemiştir. Belediyeye sponsorluk ödemesi adı altında hiçbir para girişi olmamıştır. Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay göreve geldikten sonra burs programı devam ettirmiştir ve şu an halen yüzlerce öğrenci burs programından faydalanmaya devam etmektedir. Belediyenin tüm kayıtları şeffaf ve denetlenebilir durumdadır. Yazıda adı geçen kişinin belediyemizden alacağı olduğu yönündeki iddiaları kesinlikle doğru değildir. Alacağı olduğu yönünde açtığı dava da mahkeme tarafından reddedilmiştir. Konuyla ilgili devam eden bir hukuki süreç de kesinlikle yoktur.
Kamuoyunun dikkatine ve bilgisine saygıyla duyurulur."

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Karşıyaka Belediyesi ile ilgili şok iddia! 1.2 MİLYON TL KAYIP!
Yerel Yönetimler
19 Ekim 2021 Salı 12:15

Karşıyaka Belediyesi ile ilgili şok iddia! 1.2 MİLYON TL KAYIP!

“Karşıyaka’nın Filizleri, Her Apartman Bir Öğrenci Okutuyor” projesinde sponsorlardan gelen 1 milyon 200 bin TL'nin öğrencilere ödenmediği iddia edildi. Gazeteci Seher Yaşayacak, Cemil Tugay başkanlığındaki Karşıyaka Belediyesi'nin hesaplarına yattığını belirttiği ve öğrencilere ödenmesi gereken burs paralarıyla ilgili icraya başvurduklarını açıkladı. Yaşayacak, konuyla ilgili belgeleri CHP Genel Merkezi'ne de gönderdiklerini söyledi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Gazeteci Seher Yaşayacak’ın Karşıyaka’daki öğrenci bursları hakkında twitter üzerinden yaptığı paylaşımlarla şok bir iddia gündeme geldi. Yaşayacak, yaptığı paylaşımlarda “Karşıyaka’nın Filizleri Her Apartman Bir Öğrenci Okutuyor” projesini Karşıyaka Belediyesi için kendisinin başlattığını, sonuçlarından çok memnun olduğunu fakat sponsorların ödediği paraların öğrencilere ulaştırılmadığını yazdı.



KARŞIYAKA BELEDİYESİ İCRALIK

Karşıyaka Belediyesi hesaplarına yatan ve öğrencilere ödenmesi gereken burs paralarının bir türlü yatırılmaması sebebiyle icraya başvurduklarını da paylaşımlarında dile getiren Gazeteci Seher Yaşayacak, 1.2 milyon TL’yi bulan üniversiteli öğrenci bursları hakkında cevap istedi.  İcralık olan öğrenci burs paraları ile ilgili arabuluculuk işlemlerinin sürdüğünü de paylaşımlarında ifade eden Yaşayacak, Karşıyaka Belediyesi yetkililerinin “Biz Belediyeyiz arabuluculukla para ödeyemeyiz” diyerek masadan kalktığını öne sürdü.



"BANA KUMPAS KURMAK İSTİYORLAR"

Yaşayacak, paranın ödememesi için kendisine kumpas kurulmak istendiğini de yazdı. “Alacağın konusu arabuluculuk kapsamında. 5 dakikada hukuken ödenir. Dertleri 1 milyarlık rantta bana kumpas kurmak.”  diye paylaşım yapan Seher Yaşayacak, CHP’nin Karşıyaka Belediye Başkan Adayını “atamayla” belirlenmesi yöntemini de eleştirdi.



"KAÇ ÖĞRENCİ OKUTULUR?"

Sosyal medyada bir kullanıcının, “Bence uzunca yazın. Üniversite öğrencilerine sizin ömderliğinizde bağış toplanıyor, belgeleri CHP yönetimine iletiliyor, toplanan miktar 1,2 milyon TL ve Karşıyaka Belediyesi bu bağış altında toplanan parayı öğrencilere vermiyor doğru mu anlamışım?” sorusuna da Yaşayacak “Evet sponsorlardan gelen gelir aktarılmadı. 1,2 milyon TL’lik icra yaptık. Artı yasal faizlerle şu ekonomik krizde kaç öğrenci okutulur.” yanıtını verdi.



CHP GENEL MERKEZİ'NE İLETİLDİ

Gazeteci Seher Yaşayacak konuyla ilgili belgeleri soran takipçilerine de “Dün sinirle yazdım. Belgeler iletildi genel merkeze. Sözleşmeli, resmi icralı ve arabuluculuk tutanağı vardır. İsterseniz uzunca yazarım belgeleriyle olur mu?” cevabını verdi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

CHP'li Yücel'den TÜGVA tepkisi... '15 TEMMUZ'DAN DERS ALMAMIŞLAR'
Politika
19 Ekim 2021 Salı 09:18

CHP'li Yücel'den TÜGVA tepkisi... '15 TEMMUZ'DAN DERS ALMAMIŞLAR'

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Menemen'de uzun yıllar vergi dairesi olarak kullanılan binanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın kurduğu TÜGVA'ya tahsis edilmesine tepki gösterdi. Yücel, "Bu tahsiste kamu ve halk yararı yok. Sadece yandaş vakfın yararı var. Bu, devletin kurumlarında yandaşları yerleştirmek için kullandıkları bir vakıf. Hükümet 15 Temmuz'dan halen ders almamış" dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR (ÖZEL HABER)-İzmir'in Menemen ilçesinde geçen yıl boşaltılan, içerisinde lojmanların da bulunduğu vergi dairesi eski binasının Türkiye Gençlik Vakfı'na (TÜGVA) tahsis edilmesinin yankıları sürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın kurucusu olduğu TÜGVA'nın temsilcilik olarak kullandığı binada Gençlik ve Spor Bakanlığı'nca desteklenen 'Gençliğin Geleceği Ol' adlı projenin yürütüldüğü belirtildi. Eğitim- İş İzmir 3 No'lu Şube Başkanı Sevda Ketenci'nin tahsis protokolünün iptal edilerek öğrencilere yurt yapılmasını istediği bina ile ilgili bir tepki de CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel'den geldi.



"GİZLİ KAPAKLI İŞLER İÇİN KULLANIYORLAR"

SONKALE'ye konuşan Yücel, öğrencilerin yurt ve barınma sorunu yaşadığı bir dönemde yapılan tahsisin AK Parti iktidarının sorunları çözme konusundaki basiretsizliğini ortaya koyduğunu söyledi. Binanın iktidara yakın bir vakfa tahsisinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yücel şöyle konuştu:

"Vergi dairesi olarak kullanılan bir binayı öğrencilere tahsis etmek mümkünken bunu yapmıyorlar. Binayı iktidara yakın bir vakfa tahsis ediyorlar. Hadi yurt yapmadınız, pandemi nedeniyle bulaşının arttığı bir dönemde bu binayı Milli Eğitim'e ya da okullara da verebilirdiniz. Sınıfların daha seyrek bir hale gelmesi, öğrencilerin korunması için bunu yapabilirdiniz. Bu tahsiste nereden bakarsanız bakın bir kamu ve halk yararı yok. Yandaş bir vakfın yararı var. İstanbul Adalar İskelesi'nin belli bölümü yine bu yandaş vakfa tahsis edilmişti. Burada da aynı mantık var. Devletin kurumlarına kendi yandaşlarını yerleştirmek için kullandıkları bir vakıf. Hükümet 15 Temmuz'dan hala ders almamış. Belli kişilerin, grupların, vakıfların yararı değil. Toplumun ve kamunun yararının gözetilmesi gerekiyor. Bu yönetim anlayışı sürdürülebilir değil. Yandaşların ve AKP iktidarının artık bu düzeni sürdüremeyeceğini görüyoruz. Toplumun tüm kesimlerinden tepkiler yükseliyor. Kapalı kapılar ardındaki gizli kapaklı birtakım işler için bu vakıflar kullanılıyor."



"PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ"

Menemen İlçe Başkanlığı'nın Milli Emlak Müdürlüğü'nü tahsisi yapılan bina ile ilgili başvuru yaptığını belirten Yücel şöyle devam etti:

"Menemen İlçe Başkanlığımız ile birlikte İzmir İl Başkanlığı olarak bu süreci takip ediyoruz. Peşini bırakmıyoruz. Yazılı olarak Milli Emlak Müdürlüğü'ne hangi konularda ne şekilde bu tahsisin yapıldığını yazılı olarak sorduk. Kamuoyunda bedelsiz yapıldığı gündeme geldi. Yetkili mercilerden resmi bir şekilde yazılı olarak bu bilgileri almak istiyoruz. Bedelsizse durum daha vahim. Bedelli yapılmıştır, sembolik bir ücret alınmıştır. Bunların hepsi ihtimal dahilinde. Gerek hukuki gerekse siyasi olarak bu işin peşini bırakmayacağız. Kimse 'Bu vakıfta kurs veriliyor' demesin. Devlet bu kursları halk eğitim vasıtasıyla birçok yerde veriyor. Siz bu görevi devletin kurumlarından alıp da neye hizmet ettiği bilinmeyen, ki biliyoruz kime hizmet ettiklerini, bu tip vakıflara verdiğiniz zaman oradan her türlü musibeti yaşamanız ihtimal dahilinde. Geçmişte yaşandı, 15 Temmuz örneğini verdik. Devletin bu konuda belli kişilere ve gruplara ayrıcalık tanımaması gerekiyor. Siyasi iktidarlar değişir. Kaynakların eşit ve adaletli dağıtılması, eğitim öğretim gibi konularda devletin milli bir politikası olur. 15 Temmuz'ları tekrar yaşamak istemiyorsak bu konuda iktidarın derhal adım atması gerekir"

"CUMHURBAŞKANI'NIN OĞLUNUN TEPESİNDE OLDUĞU VAKFA KAPILAR AÇILIYOR"

İzmir'de daha önce tartışma yaratan Buca ve Bayraklı ilçelerinde TÜGVA tarafından 150 noktaya izinsiz şekilde giysi kumbaraları yerleştirildiği iddialarına da değinen Yücel sözlerini şöyle tamamladı:

"Cumhurbaşkanı'nın oğlunun ve çocuklarının görev aldığı, tepesinde olduğu bir vakfa Türkiye'deki mevcut düzende bütün kapılar açılıyor, bunu görüyoruz. Kendi gençlerimize sırt çevrilirken, sadece Cumhurbaşkanlığı ile yakınlığı nedeniyle yandaşları koruma, kollama ve belli imkanlar sağlama misyonu olanlara imkanlar sunuluyor. Devletin birçok kurumunda bu kapılar açılıyor. Bu düzen bitecek. Sonsuza dek böyle gitmeyecek. Toplumun tüm kesimleri bunları görüyor. Herkes bunlardan rahatsız. İnsanlar iş, aş bulamazken, hayatta kalma mücadelesi verirken şanslı bir azınlığa devletin tüm imkanları oluk oluk akıtılıyor. Bu haksız düzenin devam etmesi mümkün değil. Giysi kumbaraları ile ilgili yasal izin alınmadan ve protokol yapılmadan kaçamak bir şekilde bunu yapanlarla ilgili gerekli hukuki idari yaptırımların uygulanması için belediye başkanlarımızla görüştük. Bildiğimiz kadarıyla İzmir'de kalmadı. Takibini yapıyoruz. Tespit edilirse gerekli adımlar atılır."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Çiftçiyi Dolar vurdu... 'Tarlayı satıyorlar, ya da boş bırakıyorlar'
Ekonomi
19 Ekim 2021 Salı 09:32

Çiftçiyi Dolar vurdu... 'Tarlayı satıyorlar, ya da boş bırakıyorlar'

Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, 9.30 TL'yi aşan Dolar nedeniyle maliyetleri artan çiftçinin tarlasını ekip ekmeme konusunda kararsız kaldığını söyledi. Dövizdeki artışın dışarıdan temin edilen gübre, mazot ve tarım ilacı maliyetlerini yükselttiğini, devlet desteklerinin de yetersiz olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Çiftçinin kafası çok karışık. Çiftçi, 'Ürünü sattığımda karşılığını alabilecek miyim? Yüksek girdilerle rekabet edebilir miyim?' diye tarlasını kiralıyor ya da boş bırakıyor" dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

SONKALEİZMİR (ÖZEL HABER)-Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, 9.30 TL'yi aşan Dolar kuru nedeniyle girdi maliyetleri iyice artan çiftçinin tarlasını ekip ekmeme konusunda kararsız kaldığını söyledi. Dövizdeki artışın dışarıdan temin edilen gübre, mazot ve tarım ilacı maliyetlerini yükselttiğini, devlet desteklerinin de yetersiz olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Çiftçinin kafası çok karışık. Çiftçi, 'Ürünü sattığımda karşılığını alabilecek miyim? Yüksek girdi fiyatlarıyla rekabet edebilir miyim?' diye düşünüp ya tarlasını kiraya veriyor veya boş bırakıyor" dedi.

Dolardaki sert yükselişle birlikte girdi maliyetleri artan çiftçi de zor durumda kaldı. Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, Dolar'ın 9.30 TL'yi aşmasıyla birlikte büyük oranda ithal edilen gübre, mazot, tohum ve tarım ilacı maliyetlerinin de katlandığını söyledi.



SONKALE'ye çiftçilerin yaşadığı sıkıntıları anlatan Yıldırım, tarımda ekim sezonuna girilirken gelen zamların üreticiyi tarlasını ekip ekmeme konusunda kararsız bıraktığını öne sürdü.

"GÜBRENİN YÜZDE 95'İ İTHAL"

Dövizdeki artışın tarım sektörünü iki yönlü etkilediğini vurgulayan Yıldırım şöyle konuştu:

"Türkiye hammaddeler açısından dışa bağımlı. Yani gübre, mazot, tarım ilacı gibi birçok girdiyi dışarıdan temin ediyor. Bu nedenle dövizdeki her artış bu girdi fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. İkincisi ise birçok ürünü ithal ettiğimiz için yine dövizdeki artış bunların fiyatlarının artmasına neden oluyor. Örneğin buğday ithalatında son haziran ayından bu yana dört ihale yapıldı. 21 Ekim'de beşinci ihale yapılacak. Bakıldığı zaman buğday ton başına 310-320 dolara geldi. Dolardaki her artış, ithal ettiğimiz buğdayın fiyatını da artırıyor. Bu da un, ekmek gibi birçok şeyin de fiyatının artmasına neden oluyor. Üretici dolarla alıp satmadığı için sıkıntı yaşıyor. Zaten dünya genelinde gübre krizi var. Fiyatlar çok yükseliyor, destekler de yetersiz olunca hem çiftçi hem de tüketici bundan olumsuz etkileniyor. Çiftçinin en fazla kullandığı ve en çok da şikayet ettiği gübre. Gübrenin yüzde 95’ini ithal ediyoruz. Bunu da Türk lirasıyla değil Dolar'la ya da Euro ile yapıyoruz. Buradaki artış çiftçinin üretim maliyetini artırıyor. Bu da çiftçinin para kazanmasını daha zor hale getiriyor. Şu dönemde gübre almak da bulmak da zor hale geldi. Çiftçi sattığı ürünle yeterli gelir elde edemezse bu girdileri alamaz. Bu girdileri alamazsa gübre kullanımı azaldığı için bu sefer verim düşüyor. Verim düşünce de gelir düşüyor. Türkiye’de üretim azalınca daha çok ithalat yapıyoruz. Yani daha fazla dövizi yurtdışına ödemiş oluyoruz."

"ÇİFTÇİ İKİLEMDE KALDI"

Çiftçinin kafasının karışık olduğunu söyleyen Yıldırım şöyle devam etti:

"Çiftçi girdi fiyatlarına ve dövizdeki artışlara bakıyor. Diyor ki 'Ben bu gübreyi, ilacı, tohumu Dolar bazında alıyorum. Üretim yaptıktan sonra ürünü sattığımda acaba bunun karşılığını alabilecek miyim? Yerine yenisini koyabilecek miyim?' Bu yıl bir kuraklık oldu ve çiftçiler ciddi bir gelir kaybı yaşadı. Kuraklık desteği açıklandı ama ödenmedi. Desteklerde zamanında ödenmediği için çiftçi üretim yapayım mı, yapmayayım mı ikileminde kalıyor. Bir yandan da ithalat yapılıyor. Hemen hemen her ürünü ithal ediliyoruz. Çiftçi 'Ben bu kadar yüksek girdi fiyatlarıyla rekabet edebilir miyim' diye düşünüp ya tarlasını kiraya veriyor veya boş bırakıyor. Bununda sonucunda üretim azalıyor. Üretim azalınca da ithalat yapıyoruz. Hani gıda fiyatlarını bu kadar çok konuşuyoruz ya bunun temel nedeni bu.

"2021 DESTEKLERİ HENÜZ AÇIKLANMADI"

2021 ürün desteklerinin henüz açıklanmadığına dikkat çeken Ali Ekber Yıldırım şunları söyledi:

"2021 destekleri 2022 bütçesinden ödenecek ama çiftçi şu an hazırlık yapıyor. Buğday, arpa, nohut, mercimek gibi ürünlerin ekimini yapacak. Destekleri bilmiyor. Destekleri bilse ona göre ürün tercihinde bulanacak, belki ona göre ekim yapıp yapmayacağına kadar verecek. Ancak daha 2021 destekleri açıklanmadı. Halbuki bu ürünler ekildi, hasat edildi, satıldı ama henüz ortada açıklanmış bir destek yok. Yaklaşık bir yıldır mozotla ilgili çiftçilerden bir şikayet yoktu. Çünkü dünyada akaryakıtla ilgili fiyatlarda da ciddi bir artış olmadığı için hep gübre ön plandaydı. Çitçiye sorulduğunda hep 'Mazot pahalı' diye cümleye girerdi şimdi hep 'Gübre pahalı' deniyor. Çünkü gübredeki fiyat artışı yüzde 150, bazı kalemlerde yüzde 200’ü buldu. Mazotta daha sınırlı bir artış var vardı. Ancak iki günde 41 ve 20 kuruşluk çok yüksek zamlar yapıldı. Bu da çiftçiyi doğal olarak gübre konusunda da sıkıntıya sokacak. Çünkü tam da ekim zamanı. Traktörü, mazotu en çok kullanacağı dönemde zam yapıldı. Bu da çiftçinin yine maliyetlerini arttıracak. Bu da ürün fiyatlarına yansırsa tüketici de bunun zararını görecek. Buradan çıkış yolu tarım desteklerinin erken açıklanması ve şu dönemde hem gübre de hem de mazotta desteğin açıklanıp çiftçiye ödenmesidir. Çünkü çiftçinin paraya ihtiyacı var. Yani siz bunu şimdi açıklar 2022’nin Haziran’ında öderseniz çiftçiye çok fazla yararı olmayacak."

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Soyer: TARKEM Türkiye'ye model oldu!
Yerel Yönetimler
19 Ekim 2021 Salı 12:52

Soyer: TARKEM Türkiye'ye model oldu!

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde kamu, sivil toplum ve özel sektör işbirliğiyle kurulan TARKEM, 2020 yılı Olağan Genel Kurulu’nu yaptı. Genel kurulda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve TARKEM Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Soyer, tarihi Kemeraltı’nın gelişmesi için kurulan TARKEM'in Türkiye'ye model olduğunu söyledi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir'de kentin tarihi değerleriyle kültürel mirasını korumak ve geliştirmek için 2012’de kurulan Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş'nin (TARKEM) 2020 yılı Olağan Genel Kurulu yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve TARKEM Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Soyer Genel Kurul’un açılışında TARKEM’in Kemeraltı’nın geliştirilmesi ve kalkındırılması için kurulduğunu söyleyerek bu oluşumun da Türkiye'ye model olduğunu vurguladı.

Başkan Tunç Soyer, “Öncelikle İzmir için bir kaldıraç olacağını düşündüğümüz bu kadar önemli bir noktada böylesine anlamlı bir girişimin başlatılmış olması nedeniyle, tüm kuruculara, bunun zihni faaliyetini sürdürenlere ve bugün emek vermeye devam edenlere saygılarımı sunuyorum. Canla başla çalışan TARKEM ekibine teşekkür ediyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'ne, İzmir Valiliği ve İzmir Kalkınma Ajansı’na (İZKA) teşekkür ediyorum. Ayrıca Konak Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratlarına tüm Kemeraltı ve Çevresi için gerçekleştirmiş oldukları çalışmalar için şükranlarımı sunuyorum. İmece usulü yürüyen bir çalışma bu. İzmir'in kamusal menfaatlerini ön planda tutarak gönülden çalıştığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

“Ortak akıl ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz”
173 ortaklı TARKEM'in Genel Müdürü Sergenç İneler de sunumda son bir yılda yapılan faaliyetlere ilişkin gelişmeleri aktardı. Sergenç İneler, 2021’de İzmir Tarihi Liman Kenti Yönetim Planı ve UNESCO Dünya Mirası Listesi adaylık dosyası çalışmalarına TARKEM olarak hız kesmeden devam ettiklerini ve 2023’te İzmir Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Daimî Listesi'ne girmesi için dosyanın UNESCO’ya gönderilmesini hedeflediklerini belirtti. Bu konuda birlikte çalıştıkları paydaşlara teşekkürlerini ileten Sergenç İneler, “Ulusal ve uluslararası anlamda örnek teşkil edecek projelerle Kemeraltı ve Çevresini Türkiye'nin en çok tanınan ve ziyaret edilen bölgelerinden biri olması için ortak akılla çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.

TARKEM Kemeraltı için sermayesini iki katına çıkarıyor
TARKEM'in yürüttüğü çalışmaları anlatan Sergenç İneler, şunları söyledi: “2020’de 14 olan proje sayımızı 2021’de 17’ye çıkararak iki yapımızı işletmeye açmış bulunuyoruz. 2022 yılı sonunda proje sayısını 21’e yükseltmeyi hedefliyoruz. 2023 yılı sonu restorasyonları tamamlayarak toplam sekiz adet yapıyı işletmeye açıyor olacağız. TARKEM, 25 milyon liralık ödenmiş sermayesini kayıtlı sermaye tavanı ile 50 milyon liraya çıkaracak. Böylece güçlenmiş sermaye yapısı ile alanda kısa vadede daha çok restorasyon yapılarak daha nitelikli işletmeler açılacak. İşletmeye açılıp faaliyete geçecek yapıların Kemeraltı ve Çevresi için ticari yönden örnek pilot projeler olmasıyla bu alandaki diğer tüm projelere yol göstermeye devam edeceğiz. TARKEM'in yeni gayrimenkul yatırım fonlarıyla da alan için gerekli finansmanın sağlanması konusunda öncü rolünü pekiştirmek istiyoruz.”

TARKEM Genel Kurulu'nda Faaliyet raporu, Finansal tablolar okunarak müzakere edildi ve oy birliği ile kabul edildi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

O hala, psikiyatri servisinde tedavi görüyor!
Güncel
19 Ekim 2021 Salı 12:14

O hala, psikiyatri servisinde tedavi görüyor!

İzmir'de kullandığı cipin kapısına eli sıkışan 8 yaşındaki yeğeninin ölümüne neden olduğu iddiasıyla gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Zerrin Akça'nın Ege Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Psikiyatri Servisi'nde tedavi gördüğü belirtildi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Kaza, 1 Ağustos'ta Çınarlı Mahallesi Ozan Abay Caddesi'ndeki bir alışveriş merkezinin de içinde bulunduğu rezidansın otoparkında meydana geldi. İddiaya göre, Kutsal Hazar Eymen Kara halası Zerrin Akça'dan köpek almasını istedi. Rezidanstaki evine yeğeni ile para almaya giden Zerrin Akça'nın kullandığı cipten inmeye çalışan çocuk, bu sırada elini kapıya sıkıştırdı. Yeğenini fark etmeyen Zerrin Akça cipiyle hareket edince Eymen, aracın altında kalarak hayatını kaybetti.

 

OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINDA

Bu anlar otoparkın güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde Eymen'i ezdiğini fark eden Zerrin Akça'nın panikle araçtan indiği, yanına geldiği yeğenini kucağına alarak asansöre taşıdığı görülüyor. Zerrin Akça'nın yaklaşık 7 dakikayı panik halinde geçirdiği ve ağır yaralı yeğenini rezidansın lobisine çıkardığı görüntülerden tespit edildi. Lobide çocuğun durumunu gören bir doktorun Eymen'i yere yatırıp kalp masajı yaparak kurtarmaya çalıştığı da belirlendi.

HAPİS CEZASI İSTENDİ

Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Eymen'in 3 ay önce de annesinin vefat ettiği belirtildi. Yeğeninin ölümüne neden olan hala Zerrin Akça'nın polisteki ifadesinde, Eymen'in köpek istediğini, bunun üzerine evine para almaya geldiğini, otoparktaki kasisin üzerinden geçtikten sonra yeğenin araçta olmadığını fark ettiğini, arkasına baktığında ise yerde yattığını gördüğünü söylediği öğrenildi. Kaza sonrası gözaltına alınan Zerrin Akça ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Savcılık, kazayla ilgili soruşturmayı tamamlayıp iddianame hazırladı. Sanık Zerrin Akça için 'taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istendi.

Yeğeninin ölümüyle büyük üzüntü yaşayan Zerrin Akça'nın, Ege Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Psikiyatri Servisi'nde tedaviye gördüğü ve bir süre daha burada kalacağı belirtildi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir'de yıkıma neden olabilir!
Güncel
19 Ekim 2021 Salı 11:44

İzmir'de yıkıma neden olabilir!

Jeofizik Mühendisi Atakan Yüklü, Akdeniz'de meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. Yüklü, bu bölgede gerçekleşebilecek 7 şiddetindeki bir depremin İzmir'de de yıkıma neden olabileceği uyarısında bulundu. 
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Kandilli Rasathanesi verilerine göre; Akdeniz'de bugün sabah saatlerinde 6,1 şiddetinde bir deprem meydana geldi. AFAD ise depremin büyüklüğünü 6,0 olarak duyurdu.  

Jeofizik Mühendisi Atakan Yüklü, yabancı kaynaklarda 6.4 büyüklüğünde tespit edildiğini, birkaç saat sonra depremin büyüklüğüyle ilgili yeniden verilerin düzeltilebileceğini söyledi. Yüklü, “Depremin büyüklüğü zamanla değişebiliyor. Her kurum birbirinden veri alıyor. Herkesin istasyon sayısı ve kalitesi aynı özellikte değil. Çünkü hesaplamalar odak merkezi ve derinliğine göre değişebiliyor" dedi.

7 VE ÜZERİ DEPREMDE AFRİKA VE ANADOLU LEVHALARI KIRILACAK

Birçok kez Akdeniz'deki o bölgede deprem olacağına işaret ettiklerini hatırlatan Yüklü, “Afrika ve Anadolu levhaları arasındaki sınırdır. Orada geçmişte 6.4, 6 büyüklüklerinde depremler oldu, enerji boşalımı sağlandı, bundan sonra '30-40 yıl rahat ederiz korkulacak bir şey yok' deme şansımız olmayan tek bölgedir. Afrika Levhası bugün deprem olan bölgede, Anadolu'nun altına dalıyor. İki levha arasında bir kapı olduğunu düşünün. Afrika Levhası daha güçlü. 'Kapıyı kıracağım' diye ittiriyor. Anadolu Levhası da çok güçlü olmadığı için kırılımda hep öteleme olduğundan bize doğru gerçekleşmiştir. Kırılımın gerçekleştiği zaman meydana gelecek depremin büyüklüğü 7'nin üzeridir. Hatta 7.4 büyüklüğünde bir deprem görebiliriz. 6 ile 7 büyüklüğündeki depremlerde belki ondalık olarak küçük bir fark gibi görünse de aslında şiddet artışı olarak 30 kat fark vardır" diye konuştu.

ACİLEN RİSKLİ BİNALAR TESPİT EDİLMELİ

7 büyüklüğündeki bir depremin Antalya, Burdur, Isparta, Muğla, Denizli, İzmir ve sahil tarafında bulunan bütün yerleşim yerlerinde çok ciddi tahribata neden olabileceğini vurgulayan Atakan Yüklü, “Sahilde yerleşen binalar, 25 yılını doldurmuş 2000 yılı öncesi binalar, bu zamana kadar deniz suyuna maruz kalmış binalar tahrip olur, yıkılır. Bunun önüne geçmek için riskli binaların yerel yönetimler tarafından hemen tespit edilmesi gerekiyor. Hemen kentsel dönüşüme girilmeli. Yanlış yerlere imar açılan binaların çok hızlı bir şekilde planlama yapılıp oralar terk edilmeli. Belediyelerde yer bilimleriyle uğraşan meslek grupları yok. Belediyelerin jeofizik ve jeoloji mühendislerini istihdam etmesi alan araştırmaları yapmaları gerekiyor. Yerel yönetimlerde bu tip araştırma yapacak yetkililer yok" dedi.

2-3 SAAT SONRA DENİZ SEVİYESİ YÜKSELEBİLİR

Atakan Yüklü, şu an tsunami riski olmadığını belirterek, "Belki deniz seviyesi yükselmiş olabilir. 2- 3 saat sonra belli olur. Ama 7 büyüklüğünde oluşabilecek bir depremde çok ciddi tsunami göreceğiz. Antik Türk kaynaklarına baktığımızda bu tip olaylar yaşanmış. Patara, Demre, Kekova gibi antik kentlerde tsunami izlerini görebilirsiniz. Bunun için tsunami izleme istasyonlarının kurulması gerekmektedir" diye konuştu.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmirli Milli sporcudan şok karar!
Spor
19 Ekim 2021 Salı 10:37

İzmirli Milli sporcudan şok karar!

Milli paralimpik sporcu Büşra Ün, tenisi bıraktığını duyurdu. Kadınlar tekerlekli sandalye tenisinde 2016 Rio Paralimpik Oyunları'na katılarak bu alanda bir ilki başaran Büşra Ün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Tokyo'da düzenlenen 16. Yaz Paralimpik Oyunları öncesinde ve sonrasında karşılaştığı olumsuzluklardan dolayı tenisi bıraktığını belirtti.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

"Bu pes etmek değil; sadece artık en sevdiğim işi yaparken mutlu hissetmiyorum." ifadesini kullanan 27 yaşındaki Büşra Ün, şunları kaydetti:

"Bir bebek gibi büyümesi için uğraştığım bu branşta bayrağı benden daha ileri taşıyacak sporcuların gurur verici haberlerini alabilmek için sabırsızlanıyor olacağım. Bu yola baş koyan tüm sporculara ve antrenörlerine başarılar diliyorum. Üzerimde emeği olan çok kişi var. Umarım gösterdiğiniz destek için 'İyi ki' dedirtebilmişimdir. Her şey için teşekkürler."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Dirençli kent İzmir için uluslararası işbirliği!
Yerel Yönetimler
19 Ekim 2021 Salı 10:59

Dirençli kent İzmir için uluslararası işbirliği!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in afetlere karşı dirençli kent inşa etme vizyonu doğrulusunda çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sünger Şehir” yaklaşımıyla yağmur sularını doğru yönetmek, su taşkınlarının sıklığını ve şiddetini azaltmak için uluslararası işbirliği yaptı. Hollanda'dan konuk edilen entegre su kaynakları yönetimi alanındaki uzmanlar ile görüş alışverişinde bulunuldu, birlikte saha çalışmaları yapıldı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in İzmir'in doğayla uyumlu yaşamın örnek şehirlerinden biri olması vizyonu doğrultusunda iki buçuk yılda önemli çalışmalara imza atan İzmir Büyükşehir Belediyesi, küresel iklim krizinin etkilerini azaltmak ve dirençli bir kent inşa etmek için uluslararası çalışmalara da ağırlık verdi. Yeşil Şehir Eylem Planı (YŞEP) ve Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) doğrultusunda İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile “Sünger Şehir Yaklaşımıyla Taşkınların Önlenmesi ve Doğa ile Uyumlu Bir Şekilde Çözüm Üretilmesine Dair İşbirliği Protokolü” yapıldı. Protokol kapsamında Hollanda'dan uluslararası alanda iyi uygulamalara imza atmış entegre su kaynakları yönetimi alanındaki uzmanlar İzmir'e davet edildi.

Toplantılar ve saha çalışmaları yapıldı
Hollandalı heyete İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Çevre Koruma Kontrol Dairesi Başkanlığı, İZSU Genel Müdürlüğü ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü uzmanları eşlik etti. Akademisyenler, mühendisler, şehir plancıları, teknikerler ve uzmanlardan oluşan 45 katılımcı Sasalı İklim Duyarlı Tarım Eğitim ve Araştırma Enstitüsü'nde bir araya gelerek teknik toplantı yaptı. Toplantının ardından saha çalışmalarına başlayan heyet, İzmir genelinde su taşkınlarına ortam sağlayabilecek noktaları teker teker inceledi. Heyet, olası bir su taşkınının doğaya zarar vermeden, bilimsel şekilde önlenmesi için veri topladı. Proje kapsamında çalışmalar yıl sonuna kadar devam edecek. Elde edilecek veriler doğrultusunda İzmir genelinde uygulama projeleri hazırlanacak.

İzmir'de doğayla uyumlu bir yaşam kuruluyor
Türkiye’de yeşil altyapıyı, bir altyapı meselesi olarak kabul eden ilk ve tek belediye olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu doğrultuda İzmir Yeşil Şehir Eylem Planı (İzmir YŞEP) ve Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (İzmir SECAP) başlıklı iki önemli çalışmayı hayata geçirdi. Tüm bu çalışmaları kapsayan İzmir’in Doğayla Uyumlu Yaşam Stratejisi’ni de yayınladı. İzmir’in Doğayla Uyumlu Yaşam Stratejisi doğal afetlere dirençli, refahı yüksek ve aynı zamanda biyolojik çeşitliliğini koruyan bir şehir inşa etme hedefinde 2030 yılına kadar İzmir’in yol haritasını çiziyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir'de 8 bin yıllık keşif!
Güncel
19 Ekim 2021 Salı 11:31

İzmir'de 8 bin yıllık keşif!

İzmir'de, Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerinde sürdürülen bu yılki kazılarda, 8 bin yıl öncesine tarihlenen, 15 santim boyunda kemikten ve balık figürü şeklinde yapılmış, balık pulu temizliğinde kullanılan alet bulundu. Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, balık figürü şeklindeki buluntunun bugüne kadar benzerine daha rastlanılmadığını söyledi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bornova Belediyesi ve Ege Üniversitesi'nin desteğiyle Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerindeki kazı çalışmaları sürdürülüyor. Kazılarda kent, 8 bin 500 yıl öncesine tarihlenirken, üst üste kurulan 9 köy gün yüzüne çıkarıldı.

Ayrıca kazılarda binlerce yıl öncesine ait çipura, denizkestanesi, istiridye ve midye gibi birçok kalıntıya da ulaşıldı. İlk İzmirlilerin de bugünün kent sakinleri gibi başta midye olmak üzere deniz ürünlerini tükettiği, yine bu kazılardan anlaşıldı. Bu yılki kazılarda, dikkat çeken bir buluntu daha ortaya çıkarıldı. 8 bin yıllık buluntunun 15 santim boyundaki kemikten ve balık figürü şeklinde yapıldığı, aletin balık pulu temizliğinde kullanıldığı belirtildi. Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, "Balığı temsil eden kemikten bir alet. Üzerinde yoğun kullanımdan dolayı çizikler var. Balığın pullarına ve kuyruğuna kadar çeşitli detayların işlendiği ilginç bir alet. Batı Anadolu'da, Ege Bölgesi'nde buna benzer bir örneği görmedik. 8 bin yıl öncesindeki ilk Egelilere ve İzmirlilere ait günlük bir alet" dedi.

Buluntu hakkında bilgi veren Doç. Dr. Derin, "İlk Egeliler, denize yönelik yaşamış bir kültür. Balık ve midye gibi deniz canlılarıyla ilişkililer. Buluntumuz da denizle suyla ve balıkla ilgili. O dönemin insanları balık temizlemek için çeşitli aletler kullanmıştı. Biz de o döneme ait böyle bir alet bulduk. Balık temizlemek için kullanılan, kemikten yapılmış ve balık şeklinde bir spatula bu. Üzerinde balık pullarını temizlerken oluşan izleri görebiliyoruz. İlk İzmirlilerin basit bir aleti bile yaşamlarına uygun bir şekilde sanatsal bir hale dönüştürdüklerini görüyoruz. 15 santimetre uzunluğundaki bu aletin yapımında büyük ya da küçükbaş hayvan kemiğinin kullanıldığını görüyoruz" diye konuştu.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Son Kale İzmir